Avrupa’da ve Osmanlı’da Ulaşım ve Haberleşmenin Gelişimi

Sanayi Devrimi ile birlikte Avrupalı devletler yüksek kapasiteli, ucuz maliyetli ve güvenli bir taşıma sistemine ihtiyaç duymuştur. Bu nedenle XVIII. yüzyılın ortalarından itibaren Avrupa’da yol ve kanal inşası gelişmiştir. Yapılan bu yollar ve kanallar sayesinde hem insanlar hem de ürünler daha süratli ve daha ucuza taşınmıştır. XIX. yüzyılda kapitalist devletler, ham madde ve pazarlara kolay…

Read More

Ahmet Cevdet Paşa’ya Göre Osmanlı Ordusunda Ortak Payda İslamdı

Ahmet Cevdet Paşa’ya Göre Osmanlı Ordusunda Ortak Payda İslam dini idi. Çünkü Osmanlı toplumunda Avrupa’daki gibi “Vatan” kavramı yoktu. Türk ve Müslüman olmayan azınlıkları Osmanlıyı kendi vatanı olarak görmüyordu. Bu yüzden gayri müslimleri orduya almak Osmanlı’ya katkı sağlamayacaktı. Her zaman olduğu gibi Müslüman Türkler savaşacak, Müslüman Türkler ölecekti. Araplar da kavmi-necip olduğu için askere alınmayacaktı….

Read More

Osmanlı Tarihi: Yunan İsyanı

Yunanistan’da Osmanlı Devleti’nden ayrılarak bağımsız bir devlet kurma düşüncesi, Rusya ve Fransa tarafından yayılmıştır. Bu devletler, Osmanlı toprakları üzerindeki çıkarlarını sağlamak için azınlıkların bağımsızlık hareketlerini desteklemiş ve Osmanlı’nın yıkılmasını hızlandırmak istemiştir. 1815 Viyana Kongresi’nden güçlenerek çıkan Rusya, Yunanistan’daki milliyetçilik duygularını alabildiğine kışkırtmış ve 1821’de Mora’da çıkan ayaklanmada (Görsel 4.9) başrol oynamıştır. İngitere’nin Yunanistan Politikası İngiltere,…

Read More

I. Dünya Savaşı Öncesi Türkiye’nin İttifak Arayışları

Türkiye İmparatorluğu I. Dünya Savaşı öncesinde ilk olarak ilişkilerinde inişli çıkışlı bir seyir takip ettiği İngiltere’ye ittifak teklifinde bulunmuştur. Ancak İngiltere, Yakın Doğu’daki çıkarları için Rusya ile ortak hareket etmeye başlamıştır. Gerek Reval Görüşmeleri’nde alınan kararlar gerekse Rusya’nın uygulamak istediği politikaların Türk topraklarından geçmesi, İngiltere’nin Türkiye ile ittifakını zora sokmuştur. Türkiye, İngiltere ile ittifak kurmak…

Read More

Osmanlı Boğazlar Sorunu

Osmanlı Devleti, 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’yla Rusya’ya ve diğer Avrupalı devletlere Boğazlardan ticari geçiş hakkı vermek zorunda kalmıştır. Böylece Rusya, ilk defa Karadeniz’e çıkma ve serbestçe ticaret yapma hakkı elde etmişti. Rusya’ya verilen bu haklar nedeniyle Karadeniz “Türk Gölü” olma özelliğini kaybetmiş ve Boğazlar artık devletlerarası hukukun konusu olmaya başlamıştır. Bununla beraber Boğazlardan yabancı savaş…

Read More

Mısır Valisi Mehmet Ali Paşa’nın Güç Kazanması

Fransa, İngiltere ile giriştiği rekabette 1798’de İngiliz güçlerini Hindistan’da yok etmeyi amaçlamış ve bunun için önce Mısır’ın işgal planını yürürlüğe koymuştur. Mısır’ı alarak Süveyş Kanalı üzerinden Hindistan’a ticaret yapmayı hedefleyen Fransa, Yedi Yıl Savaşlarıyla kaybettiği sömürgeleri de Mısır’ı işgal ederek telafi etmek istemiştir. Bu hedefler doğrultusunda Napoleon komutasında harekete geçen Fransız ordusu, İskenderiye ve Kahire’yi…

Read More

XIX. Yüzyılda Osmanlı Devleti ve Büyük Güçler

XIX. yüzyıla girerken Osmanlı Devleti, toprak bakımından dünyanın en büyük devletlerinden biridir. Bugünkü Anadolu, Trakya, Bulgaristan, Sırbistan, Romanya, Arnavutluk, Karadağ, Yunanistan, Kafkasya, Irak, Suriye, Filistin, Hicaz, Mısır, Trablusgarp, Tunus, Cezayir isimleri altında tanınan yerlerden başka Akdeniz’in doğusundaki Girit ve Kıbrıs ile Ege Denizi’nin bütün adaları devletin sınırları içindedir. Karadeniz, Marmara, Ege Denizi, Kızıldeniz birer Türk…

Read More

Şark Meselesi (Doğu Sorunu)

Avrupa tarihi içinde önemli bir yer tutan ve Türklerin Avrupa’dan atılması şeklinde tanımlanan Şark Meselesi, Osmanlı Devleti’nin ortadan kaldırılması ve topraklarının paylaşılması kavgasıdır. Şark Meselesi tabiri ilk defa 1815’te Viyana Kongresi’nde Rus Çarı Alexander (Aleksandır) tarafından kullanılmıştır. Bu mesele I. Dünya Savaşı’na kadar Osmanlı Devleti’nin topraklarına sahip olmak isteyen emperyalist güçlerin politikası olmuş ve bu…

Read More

Osmanlı Devleti’ni Paylaşma Projesi

Avrupalı güçlerin, 1699 Karlofça Antlaşması’ndan sonra Osmanlı Devleti’ne söz geçirmesi ancak 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’yla olmuştur. Küçük Kaynarca Antlaşması ile eski gücünü kaybeden Osmanlı Devleti’nin yerini Avrupa’da Rusya ve Avusturya almıştır. Daha sonra bu iki devlet, Osmanlı Devleti’ne karşı siyasi faaliyetlere girişmiştir. Fransız İhtilali ve Napoleon Savaşları’ndan sonra ise İngiltere ve Fransa da Osmanlıların siyasetine…

Read More

XIX. Yüzyılda Osmanlı Devleti ve Büyük Güçler

Osmanlı Devleti XIX. yüzyılda, birçok baskıya karşı zayıf bir durumdaydı. Batı’da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun sınırlarından kuzeyde ve doğuda Rus Çarlığı ve İran’a; güneyde Arabistan Yarımadası, Mısır ve Kuzey Afrika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyaya yayılan Osmanlı Devleti, birçok halkı ve bölgeyi kapsıyordu. Yüzyılın başında kendi sınırları içindeki milliyetçi bağımsızlık hareketlerine ve Avrupa’nın emperyal hırsına karşı mücadele…

Read More

Osmanlı’da Yenileşme Çabaları

Avrupa’ya gönderilen ilk elçi Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi’dir. 1720-1721 tarihleri arasında Paris’e gönderilen Çelebi Mehmed Efendi’nin hazırladığı rapor, Osmanlı Devleti’nin aydınlanmasında en etkili rapor olmuştur. Bundan böyle Osmanlılar kendilerini Avrupa’dan soyutlamamış ve Batı’daki gelişmelerden haberdar olarak Doğu-Batı arasında bütünleşmenin ilk adımlarını da atmaya başlamıştır. Hem Avrupa’da hem de Osmanlı’da eski devirlerde birbirlerine karşı oluşan ön…

Read More

Ekber ve Erşed Sistemi Nedir?

Osmanlı Devleti’nde, hanedan üyelerinden hangisinin tahta geçeceğini belirleyen kesin bir kuralın olmayışı, taht mücadelelerine sebep olmuştur. Bu taht mücadelelerini kendi çıkarları için kullanmaya çalışan rakip devletler, Osmanlı için her zaman tehlike oluşturmuştur. Fetret Devri’nde Yıldırım Bayezid’in oğulları arasında yaşanan taht kavgaları ve sonrasında meydana gelen Şehzade Mustafa Vakası, Osmanlı Devleti’nin uzun süre siyasi sıkıntılar yaşamasına…

Read More

Osmanlı Devleti’nde Ekonomik Tedbirler

Osmanlı Devleti, Klasik Dönem’de toprağa dayalı bir ekonomik sistem uygulamıştır. Klasik Dönem’de fethedilen araziler mirî arazi şekline getirilmiş ve tahriri yapıldıktan sonra kanunnamelerle koyulacak vergiler tespit edilmiştir. Osmanlı vergi sistemi, temelde örfî ve şeri olmak üzere iki kısma ayrılmıştır. Öşür, haraç ve cizye gibi şeri vergiler; ayni veya nakdî olarak tahsil edilmiştir. Örfî vergiler ise…

Read More

Türk Akçesinin Değer Kaybetmesi ve Enflasyon

Akçenin değer kaybı; ulufeli askerlerin, özellikle kapıkullarının, memnuniyetsizliğine ve sık sık ayaklanmalarına neden olmuştur. Akçenin sürekli değer kaybetmesiyle enflasyon girdabına giren Osmanlı Devleti, akçenin ayarları üzerinde oynayarak bu girdaptan kurtulmaya çalışmış ancak fiyatlardaki büyük değişmeler devleti ekonomik krize sokmuştur. Akçedeki ayarlamalardan sonra standart Osmanlı akçesiyle aynı miktarda malın satın alınamaması sadece ulufeli askerlerin değil şehir…

Read More

IV. Murad ve Tebdil-i Kıyafet

IV. Murad, Osmanlı padişahları arasında farklı karakterde bir şahsiyettir. İrade ve hafızası kuvvetli, gözü hiçbir şeyden yılmayan bu hükümdar; vesayet altında yaşadığı yıllarda devlet işleriyle ilgilenmiş, tebdil-i kıyafet gezerek her şeyi yakından görmüş, anlamaya çalışmış, memleketin iç ve dış durumunu düzeltmiştir. Sert tutumunu daha çok kötülüklerine inandığı kimseler hakkında göstermiştir. Bazı Batı kaynaklarında, onun her…

Read More

Türk Tarihinde Kara Bir Leke: Küçük Kaynarca Antlaşması (1774)

1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin imzaladığı en ağır antlaşmalardan biri olmuştur. 28 maddeden oluşan antlaşma, öncelikli olarak Kırım’ın Osmanlı Devleti’yle olan bağlılığına son vermiş, Kırım’ı müstakil bir hanlık hâline getirmiş ve böylece Kırım, Osmanlı Devleti’nin himayesinden çıkmıştır. Osmanlı Devleti ise Yeniçeri Ocağının yozlaştığı dönemde askerî boşluğu dolduran Kırım’ın askerî kuvvetlerinden mahrum kalmıştır. Bununla…

Read More

Türklerin Denizlerdeki Egemenliği Zayıflaması

XVI. yüzyılda Akdeniz’e hâkim olan Osmanlı deniz gücü, Fas’a kadar nüfuz sahasını genişletmiştir. Osmanlı, sınırları Atlas Okyanusu’na dayanmasına rağmen etkili bir okyanus siyaseti izlememiştir. 1645 Girit Seferi’ne kadar büyük çapta bir sefer için Akdeniz’e çıkmayan Osmanlılar, sadece sahilleri korumak amacıyla denizlere açılmıştır. Osmanlı Devleti’nin denizlerdeki hâkimiyetini kadırga güçleriyle sürdüremeyeceği XVI. yüzyıl sonlarından itibaren ortaya çıkmıştır….

Read More

Karlofça Antlaşması Sonrası Dış Siyaset

Osmanlı Devleti, Karlofça Antlaşması’ndan sonra Avrupalılar için tehlike olmaktan çıkmaya başlamıştır. Bu antlaşmadan sonra Osmanlı Devleti daha önceki dönemlerde önem vermediği İngiltere, Hollanda ve Fransa gibi Avrupalı devletlerin siyasetlerinin etkisinde kalmaya başlamış ve denge siyaseti izlemek zorunda kalmıştır. XVII. yüzyıldan sonra Protestanlar arasında da Haçlı zihniyeti zayıflamış ve İngiltere, İsveç, Hollanda gibi devletler; Osmanlılarla iyi…

Read More

XVII. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nin Dış Politikası

Osmanlı Devleti XVI. yüzyılın sonlarından itibaren ülkede ekonomik ve sosyal sıkıntılar yaşamış, devlet idaresinde zafiyetler ortaya çıkmıştır. Ancak Avrupa’da 1618-1648 yılları arasında devam eden Otuz Yıl Savaşları nedeniyle Avusturya, Osmanlı Devleti’nin bu zafiyetinden yararlanamamıştır. Avrupa’da yaşanan bu karışıklıklar, Osmanlı Devleti’nin Batı’da gücünü korumasını sağlamıştı. XVII. yüzyılın ilk yarısında Avusturya ile büyük bir sorun yaşamayan Osmanlı…

Read More

Osmanlı Dönemi Kıyafetlerdeki Çeşitlilik

Klasik Çağ’da Osmanlı şehir ve mahallelerinde çok kültürlü sosyal bir yapı vardır. Müslümanlarla gayrimüslimler arasındaki kıyafet konusunda çeşitlilik bulunmaktadır. Erkek ve kadınların kıyafetleri arasında da çeşitlilik vardır. Kadınların giysileri ferace, yaşmak ve her zaman olmamak koşuluyla peçeden oluşmaktadır (Görsel 3.5). Ferace sokağa çıkarken giyilen dış giyim çeşididir. Yaşmak kadınların sokakta giydikleri feracenin üstünden sarkıtılarak kullanılan…

Read More