Lojistik Trendler

Lojistik Trendler

Ülkelerin uzun dönemli rekabetçi üstünlüğü gerçekleştirebilmesinin ardında “müşteri tatmini” ile birlikte “düşük maliyetleri” de hedefleyen lojistik stratejilerinin geliştirilmesinin büyük bir önemi bulunmaktadır. Dünya ticaretinin küreselleşmesi ve buna bağlı olarak ticaret hacminin artışı, müşterilerin ürün kalitesi yanında lojistik hizmet düzeyi çerçevesinde de sürekli gelişen beklentileri, ürün yaşam dönemlerinin kısalması ve sıfır stokla çalışan sistemlerinin gelişimi, bilişim teknolojisinde yaşanan hızlı gelişmeler, dağıtım kanalları içerisinde yer alan birimlerin lojistik faaliyetler çerçevesinde uzun dönemli işbirliğine girerek “tedarik zincirlerini” oluşturması ve dışkaynak kullanımının artması gibi çeşitli gelişmeler “lojistik stratejilerin” oluşturulmasında önemli bir yer tutmaktadırlar. Aşağıda Şekil 7.4’de belirtildiği gibi lojistiğin gümümüzdeki şekline dönüşmesi, lojistik trendlere bağlanmaktadır.

Şekil 7.3.’de belirtilen trendler, lojistiğin yükselen sektörler arasında yer almasına neden olmuştur. Ancak şekildeki terimlerden bazıları size yabancı gelebilir, o nedenle kavramları birkez daha kısaca açıklamak gerekmektedir. 3PL (3. Parti Lojistik) işletmeleri, fiziksel tedarik aşamasını yurtiçi ve yurtdışı giriş lojistiği olarak algılamakta ve kara, hava, deniz ve demiryolu taşımacılık faaliyetleri şeklinde planlamaktadır. Bu safhada gümrükleme ve sigortalama gibi temel lojistik hizmetleri de bu işletmeler tarafından yürütülmektedir 3.parti lojistik tanımı içerisinde yer alan “üçüncü” kavramının daha iyi anlaşılması

• Birinci parti; üretici, toptancı, perakendeci veya gönderici,
• İkinci parti; birinci partinin doğrudan müşterisi (tedarikçisi) konumundaki işletme,
• Üçüncü parti ise lojistik aracılar; freight forwarder, hizmet sağlayıcı, taşıyıcı, antrepo işletmecisi vb.

Dış kaynak kullanımı (Outsourcing) ise, gerek üretim merkezi, gerek tedarikçiler, gerekse kendini müşteri olarak gören her bileşen, Şekil 7.3’deki lojistik faaliyetlerin tamamını kendi bünyesinde gerçekleştirmek zorunda değildir, bunun yerine dış kaynak kullanarak, lojistik hizmet satın alma yoluyla, bileşenlerin kendi uzmanlık alanına odaklanmaları mümkün olmaktadır.

Dış kaynak kullanımı lojistik sektörünü besleyen en önemli güçtür. Dış kaynak kullanımında hizmet veren üçüncü parti lojistik (3PL) tedarik işletmeleri, ileri seviyede lojistik hizmet taleplerinin ortaya çıkması ve yaygınlaşması sonucunda gelişmektedir. Küreselleşme, tedarik sürelerinin sürekli daha da azalması yönündeki baskılar, müşteri odaklılık ve dış kaynak kullanımı gibi değişimler rekabette avantaj sağlamaya çalışan işletmeler arasında lojistiğe ilgiyi artıran önemli unsurlardır. Tedarik zincirinin entegrasyonu da endüstride rekabet avantajı kazanmak için önemli bir yoldur. Sonuçta, lojistik hizmet sağlayan işletmelerin rolü kapsam ve karmaşıklık bakımından her geçen gün daha çok önem kazanmaktadır. Çünkü bilindiği üzere, lojistik faaliyetlerin bütün içersinde etkileşimli ve eş zamanlı hareketleri, tedarik zincirini oluşturmaktadır. Günümüzde rekabetin özellikle tedarik zincirleri arasında yaşanıldığı düşünüldüğünde, öncelik bileşenlerin her ne şekilde olursa olsun lojistik başarı elde etmesiyle sağlanmaktadır.

E-Lojistik kavramı, geleneksel ticaretten, e-ticarete geçilmesiyle yaygın hale gelmiştir. E-ticaret; işletmeleri, tedarikçileri, müşterileri ve teknolojiyi yakından etkilemektedir. İşletmelerin örgüt yapılarını, bilgi teknolojilerinin kullanımını, ticaret yapı ve gerçekleşme ortamını, tedarik sürelerini, müşterilerin tutum ve isteklerini şekillendirmektedir. Günümüzde sadece ürünlerin akışı değil, bilgi akışı da çok önemli hale gelmiştir. Bir yönetici, “Lojistik gittikçe daha çok bilgiye bağımlı hale geliyor; hatta lojistik bilgidir” demiştir. Bu yargı, lojistik performansı için bilgi sistemlerinin oynadığı anahtar rolü gös-termektedir. E-lojistik; daha fazla bilgi ve hizmetin sunulduğu, geleneksel lojistiğin gelişmiş şeklidir. Daha açık bir anlatımla; geleneksel lojistik süreçlerinde (satınalma, depolama, müşteri hizmetleri vb.) internet teknolojilerinin temel alındığı sistemdir. Elektronik ticaretin gelişimi ile geleneksel lojistik kökten değişmiş; çevik ve yüksek hızlı bir lojistik yaklaşımı gerekli hale gelmiştir. Geleneksel lojistik ile e-lojistik karşılaştırıldığında, en temel farkın lojistik görüşünün değişiminde yaşandığı görülmektedir. Artık müşteriler “satın alma düğmesi”ne bastıkları andan malları teslim alma zamanına kadar-bazı durumlarda malların dönüş anları- kendilerine özgü, esnek ve yüksek hızlı, hizmet devamlılığı olan teslimatlar talep etmektedirler.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s