Botanikçi Darwin

Charles Darwin’in Türlerin Kökeni Üzerine adlı ufuk açıcı yapının yayımlanmasından sonraki yirmi yıl boyunca, günümüzdeki bitki araştırmalarını etkilemeye hali devam eden bir dizi deney gerçekleştirdiği pek bilinmez. Işığın bitkilerin büyümesi üzerindeki etkileri Darwin’i heyecanlandıran bir konuydu, oğlu Francis de onun gibi bu konuya ilgi duyuyordu. Son kitabı The Power of Movement in Plants’te (Bitkilerde Hareket Gücü) Darwin şöyle yazar: “Bir kısmı yatay ışığa doğru eğilmeyen … [bitki] son derece azdır.”2 Lafı dolandırmadan söyleyecek olursak: Bitkilerin hemen hepsi ışığa doğru eğilir. Bunu pencereden gelen güneş ışınlarına doğru eğilip dönen ev bitkilerinde her zaman görürüz. Bu davranışa fototropizm adı verilir. Darwin’in çağdaşlarından Julius von Sachs, 1864’te mavi ışığın bitkilerde fototropizmi harekete geçiren temel renk olduğunu, bitkilerin genelde diğer renklere karşı kör olduğunu, bu renklerin bitkilerin ışığa doğru eğilmelerinde çok az etkili olduğunu keşfetti. Ne var ki o dönemlerde belli bir yönden gelen ışığı bitkinin nasıl gördüğünü kimse bilmiyordu. Darwin ve oğlu, hazırladıktan çok basit bir deneyle bu eğilmenin, bitkilerin enerji elde etmek için gerçekleştirdikleri bir işlem olan fotosentezden kaynaklanmadığını, bitkilerin doğasında var olan, ışığa doğru hareket etme duyarlığından kaynaklandığını kanıtladı. Deneyleri için baba oğul Darwinler, saksıda yetiştirdikleri bir kanarya otunu günlerce karanlık bir odada beklettiler. Sonra bitkinin üç buçuk metre uzağına yerleştirdikleri bir gaz lambasını yaktılar. Gaz lambasını çok kısık bir ayarda çalıştırmış, “çimlenmiş otu göremeyecekleri, kağıt üzerindeki yazıları bile okuyamayacakları” loş bir ortam oluşturmuşlardı. Ama yalnızca üç saat sonra bitki bu loş ışığa doğru eğilmişti. Bu eğilme hareketi her zaman genç bitkinin aynı yerinde meydana gelmekteydi, yani tepe kısmının birkaç santim aşağısında.

Bu durum karşısında baba oğul Darwinler bitkinin hangi kısmının ışığı gördüğünü sorgulamaya başladılar ve botanikte klasikleşen bir deney gerçekleştirdiler. Deneyi bitkinin “gözleri”nin, fidenin eğilen kısmında değil tepe kısmında olduğu varsayımından hareketle gerçekleştirdiler. Aşağıdaki şekilde tasvir edildiği gibi, beş farklı fidede fototropizm olayını incelediler:

a) İlk fideye hiçbir şey uygulamadılar, bu fide deney koşullarının fototropizme uygun olduğunu göstermekteydi.

b) İkinci fidenin tepe kısmını kestiler.

c) Üçüncünün tepe kısmını ışık geçirmez bir başlıkla örttüler.

d) Dördüncünün tepe kısmını şeffaf bir cam başlıkla örttüler.

e) Beşincinin orta kısmını ışık geçirmez bir tüple kapattılar.

Deneyi ilk deneylerinin koşullarında gerçekleştirdiler ve hiçbir uygulamada bulunmadıkları fide, bekleneceği üzere eğildi. Keza, orta kısmı ışık geçirmez bir tüple kaplı olan fide de ışığa doğru eğildi. Fidenin tepe kısmını kestiklerinde veya bu kısmı ışık geçirmez bir başlıkla örttüklerindeyse fide körleşti ve ışığa doğru eğilemedi.3 Sonra dördüncü senaryodaki bitkinin (d) davranışına tanık oldular: Bu fide, tepesinde başlık olmasına rağmen ışığa doğru eğilmişti. Buradaki fark, başlığın şeffaf olmasıydı. Baba oğul Darwinler bu loş ortamda bile camın ışığın bitkinin tepe kısmına ulaşmasına engel olmadığını fark ettiler. 1 880’de yayımlanan tek bir basit deneyle Darwinler, fototropizmin ışığın bitkinin sürgününe ulaşmasının bir sonucu olduğunu, sürgünün ışığı gördüğünü ve bu bilgiyi bitkinin orta kısmına göndererek bu kısmın ışığın geldiği yöne doğru eğilmesini sağladığını kanıtladılar. Böylece bitkilerdeki ilkel görme olayını başarılı biçimde gösterdiler.

Kaynak: Bitkilerin Bildikleri

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s