Allel Olmayan Gen Etkileşimleri Temel Veteriner Genetik

Allel Olmayan Gen Etkileşimleri Temel Veteriner Genetik: Allel Olmayan Gen Etkileşimleri

Bazı karakterin oluşumunda birden fazla gen etkilidir. Bu gibi durumlarda farklı lokusta bulunan bir gen ya baskın olarak ya da çekinik homozigot olarak bir başka lokusta bulunan gen çiftinin etkisini maskeleyebilir ya da değiştirebilir. Kısaca allel olmadıkları halde bazı genler birbirleriyle etkileşim halinde olabilirler. Bu etkileşime epistazis adı verilmektedir. Epistasizde etkileyen gene epistatik gen, etki altında kalan gene ise hipostatik gen adı verilmektedir. Epistatik genler etkilerine göre baskın ya da çekinik olabilirler. Tavuklarda ibik şeklinin belirlenmesi ile ilgili olarak, gül ibikli olmasını belirleyen “R” geni ve bezelye ibikli olmasını belirleyen “P” geni vardır. Bu genler farklı lokuslarda bulunurlar. Yani birbirlerinin allelleri değildirler. Bir gül ibikli ile bir bezelye ibikli tavuk çiftleştirildiğinde bunlardan farklı olarak F1’de ceviz ibikli tavuk fenotipleri olmaktadır. Ceviz ibikliler kendi aralarında birleştirildiği zaman ise F2 de orantısal olarak 9 Ceviz, 3 Gül, 3 Bezelye, 1 Balta İbikli Fenotipe sahip tavuklar olmaktadır. Balta ibik daha önce ata soyunda olmadığı halde F2 soyunda görülmektedir. Bu olayda “R” ve “P” genleri F1’de birlikte oldukları zaman allel olmadıkları halde birbirleriyle etkileşim kurarak ceviz ibikli döl oluşturmaktadırlar. Bu genlerin çekinik allelleri homozigot olarak birlikte bulundukları “rrpp” genotipik durumunda da balta ibiklilik şekillenmektedir (Şekil 5.5).

Farelerde agouti (gri) renkliliği belirleyen bir “A” geni vardır. Bu genin çekinik alleli “a” genidir ve homozigot birleşimde “aa” siyah renkliliği sağlamaktadır. “A-” (“AA” ya da “Aa” anlamında) birleşiminde gri renklilik, “aa” birleşiminde ise siyah renklilik olmaktadır. Başka bir lokusta çekinik bir “b” geni pigmentasyon işlevini engellemekte ve albinoluğa neden olmaktadır. Bu genin baskın “B” alleli ise pigmentasyon işlevini sağlamaktadır. Farklı lokuslarda bulunan bu genlerin farklı birleşimlerinde “b” geni homozigot birleşimde (yani “bb”) diğer lokusta bulunan “A” ve “a” genlerini etkileyerek farelerin albino olmasına neden olacaktır. Bu çekinik bir genin homozigot birleşimde allel olmadığı halde bir başka lokusta bulunan allel gen birleşimlerini etkilemesine bir örnektir. Bu etkileşime resesif epistazis (çekinik epistazis) denmektedir (Şekil 5.6).

Köpeklerde bir lokusta bulunan “B” geni siyah renkliliği belirlemektedir. Bu genin çekinik alleli olan “b” ise kahve renkliliği belirlemektedir. Bir başka lokusta bulunan “I” geni pigmentasyon oluşumunu engellemekte ve hayvanlar albino olmaktadır. Bu genin çekinik allelinin homozigot birleşiminde ise pigmentasyon işlevi sağlanmaktadır. “I” geni diğer lokustaki “B” ve “b” genleri ile birlikte olduğu zamanlar bu genler üzerine epistatik etki göstererek etkilerini engellerler. Bu olay dominant epistazis (baskın epistazis) olarak tanımlanmaktadır (Şekil 5.7).

Tavşanlarda rex tüylü olmak, kürk hayvanı yetiştiricileri için arzu edilen özelliklerden biridir. Bu özelliklere sahip olan tavşanların derisi yumuşak, tüyleri kısa, parlak, kadife gibidir. Bu özellik çekinik bir gen “r1” tarafından belirlenir. Gene aynı özelliği belirleyen fakat başka bir lokusta olan “r3” geni vardır. Bu genler çekinik olduklarından rex tüylüğü belirleme özelliklerini homozigot oldukları zaman gösterirler. Bu genlerin heterozigot birleşimlerinde normal tüylülük görülmektedir. Farklı lokustadaki bu çekinik genlerin tüm genotipik birleşimlerindeki bu özellikler çifte çekinik epistazis olarak adlanmaktadır. Bu genler için heterozigot bireylerin çaprazlanmaları sonunda 7 rex tüylü 9 normal tüylü fenotipik birleşim oluşmaktadır (Şekil 5.8).

Hereford sığırlarında yüz açık (yüzün beyaz olması) renklidir. Bu durum bir baskın gen “H” tarafından belirlenir. Benzer olarak aynı durum Simental ırkı için de geçerlidir. Bu ırkta da yüzün beyaz olması bir başka lokusta bulunan bir baskın gen tarafından “S” tarafından belirlenmektedir. Bu iki ırkın melezlenmesi sonucunda ortaya çıkan F1 lerin kendi aralarında çaprazlamaları sonucu ortaya çıkan F2 birleşimlerinde biri dışında tüm döllerde yüz açık renklidir. Tüm genotipik birleşimlerde lokuslardan birinde “H” ya da “S” geninin bulunması yüzün açık renkli olmasına neden olacaktır. Kapalı yüz yani yüzün tümünün renkli görülmesi sadece “hhss”genotipinde olacaktır. Anlatılan örnekte farklı lokuslarda bulunan iki baskın gen söz konusudur. Bu olay çifte baskın epistazis olarak tanımlanmaktadır (Şekil 5.9). Şekil 5.8 Tavşanlarda çifte çekinik epistazis’e örnek (çizim: Nüket Bilgen

Leghorn tavuk ırkında bulunan baskın bir gen “I” tüylerin renksiz olmasını belirlemektedir. Başka bir tavuk ırkı olan İpek tavuk ırkında farklı bir lokusta bulunan çekinik bir gen “c” geni aynı özelliği belirlemektedir. Bu iki ırk melezlendiği zaman “CcIı” genotipindeki F1 yavrular “I” geninin etkisi ile beyaz tüylü bir fenotipe sahip olmaktadır. F1 lerin kendi aralarında melezlemeleri ile oluşan 16 genotipik birleşimde çekinik “c” geninin homozigot yani “cc” birleşiminde ve I geninin de “I-” (“II” ve “Iı”) birleşimlerinde tavuklar fenotipik olarak beyaz tüylü olmaktadırlar. Diğer birleşimlerde ise renkli tüylülük olmaktadır. Anlatılan örnekte epistatik olarak “I” geninin baskın, “c” geninin ise çekinik epistatik etkisi vardır. Bu duruma hem baskın hem de çekinik epistazis denir (Şekil 5.10).

Yirminci yüzyılın ilk başlarında tavukların tüy renkliliği ile ilgili farklı lokuslarda bulunan gen etkileşimleri olduğu belirlenmiştir. Farklı ırklarda beyaz kanat tüylerine sahip iki saf tavuk ırkı melezlendiği zaman renkli tüylü tavuklar olmaktadır. Pigmentasyon olayını belirleyen “C” ve “O” genleridir. Bu tavuk ırklarından biri “ccOO” diğeri ise “CCoo” genotipindedir. Bu gen birleşimlerinden birinde “cc” allelleri diğerinde ise “oo” allelleri beyaz tüylülüğe neden olmaktadır. Bununla birlikte tavuklardaki tüy renkliliği ile ilgili başka lokuslarda bulunan allel genler de etkili olmaktadır. Bu lokuslardan birinde bulunan “B” geni homozigot olarak bulunduğunda “BB” siyah tüylülük, diğer alleli olan “b” ile birlikte heterozigot olarak bulunduğunda ise yani “Bb” birleşiminde mavi renklilik oluşurken, “bb” genotipinde siyah benekli bir tüy renkliliği olmaktadır. Renklilik ile ilgili bu genlerin etkin olabilmesi genotipik birleşimlerinde “cc” ve “oo” gen birleşimlerinin olmamasına bağlıdır (Şekil 5.11).

Organizmada metobolizma etkinlikleri bir biyokimyasal zincir içinde gerçekleşmektedir. Bu kimyasal zincir uygun miktarda enzimler var olduğunda sonlanabilmektedir. Her hangi bir şekilde bu enzimlerin üretimi olmazsa zincir durur ve son ürün şekillenmez. Bu son ürün herhangi bir özellikle ilgili olabilir. Eğer genler inaktif ise enzim şekillenmez ve halkanın diğer basamakları oluşmaz. Anlatılan örnekte genotipte “C” geni yoksa C enzimi olmayacak dolayısıyla diğer basamaklar oluşmayacak ve pigmentasyon gerçekleşmediği için beyaz tüylülük olacaktır. “O” geninin olmayıp homozigot “oo” genotipi olmasına bağlı olarak gene O enzimi olmayacak aynı şekilde beyaz tüylülük gerçekleşecektir. “I” geni buradaki örnekte baskın etki yaparak, gene i enzimi yokluğuna bağlı olarak birincil pigmentin oluşumunu engelleyecektir. Dolayısıyla gene beyaz tüylülük ortaya çıkacaktır (Şekil 5.12).

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s