Hayvansal Üretim Faaliyetinin Bazı Özellikleri

Hayvansal Üretim Faaliyetinin Bazı Özellikleri Hayvancılık Ekonimisi

Bir ulusal ekonomiyi oluşturan sektörler, birbirlerinden bağımsız olarak üretimde bulunmalarının yanı sıra aralarında devamlı olarak etkileşim sağlayabilecek şekilde de bir irtibat halinde olmalıdır. Sektörler arasındaki bu etkileşime intersektörel etkileşim denilmektedir. Gelişmiş ülkelerde “Rural Economics” adı altında ifade edilen Kırsal Ekonomi sözcüğü ne yazık ki Türkçemize tam karşılığı olan anlamıyla aktarılamamış ve Tarım Ekonomisi şeklinde ifade edilmiştir. Kırsal Ekonomi terimiyle anlatılmak istenen tarım, hayvancılık, ormancılık sektörleridir. Aksi halde sadece tarım sektörü anlatılmak istenildiğinde “Agriculture” terimi kullanılmaktadır. Tarım ve hayvancılık sektörleri; kırsal ekonomiyi oluşturan, ancak farklı yapılardaki iki önemli sektördür. Bu yeni tanımlama ve yaklaşım; çağdaş gelişme, ihtisaslaşma ve iş bölümünün de bir gereği olarak ortaya çıkmaktadır. Çünkü 21. yüzyıl ihtisaslaşma ve iş bölümünün giderek arttığı, yığın halinde üretimi ve ölçeğin artan veriminden yararlanmayı zorunlu kılmaktadır. Batı ekonomilerinde üretim sürecinin devamlılığı nedeniyle bir endüstri olarak tanımlanan hayvancılık sektörü, kırsal kesimde kalkınmanın lokomotifi ve sanayinin bizzat kendisi olmuştur. Hayvancılık sektörü, kırsal ekonomik yapının ayrılmaz bir parçası olmasına rağmen, kendine özgü üretim ve işletme yapısına sahiptir. Hayvansal üretim faaliyetinin bazı özelliklerini aşağıdaki gibi özetlemek mümkündür;

• Hayvansal üretim devamlılık arz eder. Bu bakımdan hayvancılık, sanayi sektörüne daha çok benzemektedir.

• Hayvansal üretimde hayvan, hem ürün hem de sabit sermaye niteliğinde iken, tarımsal üretimde ürün, hiçbir zaman sabit sermaye olmamıştır.

• Hayvansal üretimde hayvan, reforme (sürüden çıkarılıp) edilip satıldığı zaman sermaye özelliğini kaybedip ürün olurken, tarımsal üretimde toprağı reforme etmeye imkan olmadığı gibi, satıldığı taktirde işletme ortadan kalkmaktadır.

• Hayvan, sermaye ve ürün olabilmenin yanında ayrı bir işletme ünitesi veya üretim dairesidir. Yediğine karşılık olarak işletmeye süt, işgücü, yavru(yeni sermaye), gübre gibi ürünler verebilmektedir.

• Hayvancılık işletmelerinde hayvan; sermaye, ürün ve stok malı vasıflarına dönüşebilir. Örneğin yılda yüzde 40 kasaplık ürün veren koyunculuk işletmesinde ana sürüyü oluşturan 100 başlık hayvanlar sermayedir. Ancak sermaye olan bu ana sürü çok iyi bir fiyat bulduğu zamanlarda hemen stok malı vasfını alır.

• Hayvancılık sektöründen sanayi sektörüne kasaplık hayvan, süt, yumurta, deri, yapağı ve gübre gibi malların akışına karşılık, tarımdan da hayvancılık sektörüne yem akışı vardır.

• Hayvancılık sektörü, tarımsal işletmeyi pazara yakınlaştırır ve onun malının daha iyi değerlendirilmesini sağlar.

• Tarımsal üretim, hayvansal üretimden farklı olarak iklimsel değişikliklerden çok daha çabuk etkilenebilmektedir.

• Tarımsal üretimde genellikle arz, yılın kısa bir dönemine sıkışmaktadır. Bu durum sektörün doğal yapısından kaynaklanmaktadır.

• Hayvancılıkta ise üretim, yılın belli kısa dönemine sıkışık değil, aksine uzun devreye yaygındır. Ayrıca tıpkı sanayici gibi arzı azaltmak, uygun fiyatı beklemek ve daha uzun döneme yaymak için malını stoklayabilme yeteneğine sahiptir.

• Pazarlarda görülen fiyat çökmeleri karşısında tarımsal üreticiler ertesi yıl farklı bir ürün üretimine yönelebilirken, hayvansal üretimde bu durum sanayide olduğu gibi oldukça uzun bir zamanı ve hazırlığı gerektirmektedir. Örneğin üretici başka bir üretim kolundan sığırcılığa yönelecekse yeni sürüde, gebelik, doğum, yavrunun üreme yaşına gelmesi gibi sebepler bile en az 3-4 yıllık bir süreyi gerektirir.

• Arzın talepten az olması durumunda yine hayvansal üretimin bazı avantajları bulunmaktadır. Talebin fazla olduğu zamanlarda üreticiler pazarlanmaya uygun olanlar tükendiğinde önce pazarlanmaya yakın halde olanları, ardından stok malı karakteri taşıyanları da piyasaya sürebilirler; hatta sonrasında ana sürü içinden damızlık veya doğurganlık özelliği az olanlar dahi pazara sunulabilir.

• Hayvansal üretimde sermaye yenilemesi bizzat eldeki sürü vasıtasıyla sağlanabilirken (yeni doğumlar), tarımsal üretimin temel sermayesi olan toprağın verimi her geçen gün daha da azalmaktadır.

• Hayvansal üretimde ihtisaslaşma daha kolaydır (süt sığırcılığı, besi sığırcılığı, koyunculuk, kuzuculuk, yumurta tavukçuluğu, broiler yetiştiriciliği vs.). Çünkü tarım, iklim değişikliklerinden ve arazilerin miras nedeniyle parçalanabilmesi gibi nedenlerle ihtisaslaşma imkanlarına en az sahip bir sektördür.

Görüldüğü üzere hayvancılık sektörü, tarımdan ayrı bir şekilde değerlendirilmesi gereken bir sektördür. Günümüze kadar uygulanan politikalarda ve yaklaşımlarda bu farklılıklar yeterince göz önünde bulundurulmamıştır. Dolayısıyla hayvancılık sektörünün karşılaştığı sorunların çözümleri yanlış yerlerde aranmış ve istenilen sonuçlar elde edilememiştir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s