Genel Vergi Hukuku Sözlüğü

Genel Vergi Hukuku Sözlüğü

Atıf: Yöneltme; ilişkili bulma; gönderme.

Bağlı Yetki: İdarenin belli bir kurala göre hareket etmek zorunda olması, hukukun belli bir davranışı onun iradesine bırakmaksızın emretmesi

Cebir: Bir kimseyi zorlama; isteği ve iradesi dışında bir işi yapmaya zorlama; zor kullanma.

Cebri İcra: Borcunu ödemeyen kimsenin bu borcu ödemesi için zorlanması, el konulan malının icra yoluyla satılması ve elde edilen parayla borcun ödenmesi.

Def’i: Taraflardan birinin, özellikle davalının kendisine karşı açılan davada edadan kurtulmak için başvurduğu her türlü vasıta.

Fiil Ehliyeti: Bir kişinin bizzat kendi fiil ve işlemleriyle kendi lehine haklar, aleyhine borçlar yaratabilme iktidarı.

GG aybubet: Bulunmayış, yokluk.

Gayrı Sahih: Nesep ve çocuk söz konusu olduğunda, evlilik dışı doğan gayri meşru çocuk.

Genel Af: Suçun kovuşturulmasını ve verilmiş olan cezayı bütün sonuçlarıyla ortadan kaldıran af.

Görevli Mahkeme: Davanın konusu itibariyle bir davaya bakmaya yetkili mahkeme.

Hak Ehliyeti: Hak sahibi olabilme yeteneği.

Harcamalara Katılma Payı: Belediye gelirleri yasasının 3. kısmında Harcamalara katılma payları başlığı altında; yol, kanalizasyon ve su tesisleri harcamalarına katılma payı olarak düzenlenen kamu geliri türü.

Hısımlık: Hısım olma durumu, Evlilik yoluyla birbirine bağlı olan kimseler.

Islah: Düzeltme; davada tarafça yapılan işlemler üzerinde düzeltme yapılması.

İçtima: Birden fazla suçun tek failde toplanması durumu.

İfşa: Herhangi gizli bir şeyi, açığa çıkarma, yayma.

İhtirazı Kayıt: Bir kısım hakların kullanılması için konulan kayıt; ön şart, çekince kaydı.

İkametgâh: Bir kimsenin yerleşmek niyetiyle oturduğu yer.

İktisap: Kazanma, edinme, edinim.

İlk Derece Mahkemesi: Davaların ilk görüldüğü ve çözümlendiği mahkemeler; olay yeri mahkemesi.

İntikal: Miras olarak babadan çocuğuna kalma.

İrade Serbestisi: Hukuk düzeni içinde bireylerin istedikleri biçimde hukuki ilişkiler kurmak, değiştirmek ve ortadan kaldırmak hak ve özgürlüğü.

İrat: Sürekli gelir.

İvedi: Acele

Kanun Yolu: Bir davanın taraflarının, dava sonucunda verilen ve yanlış olduğunu düşündükleri kararın değiştirilmesi veya düzeltilmesi için, bir üst mahkemeye başvurmalarıdır.

Karine: İpucu; bilinmeyenden bilinene doğru götüren.

Mahsup: Hesap edilmiş; hesaba dahil edilmiş.

Mansup Mirasçı: Atanmış mirasçı; ölüme bağlı bir tasarruf ile mirasçı olarak atanan kişi.

Matrah: Bir verginin miktarını belirtmek için esas alınan değer.

Muaccel: Ödenmesi gereken hale gelmiş, talep edilebilir.

Mükerrer: Tekrarlanmış.

Mülkiyeti Muhafaza Kaydı: Başkasına devrettiği bir taşınır malın mülkiyetinin, satış bedeli tamamn ödeninceye kadar mülkiyeti devreden kişinin üzerinde kalmaya devam etmesini sağlamak amacıyla yapılan sözleşme, sözleşmeye konulan hüküm.

Nesep: Ana baba ile çocuklar arasındaki hukuki bağ.

Nesebi Sahih: Kanuna uygun bir evlenme sonunda doğan çocuk.

Normlar Hiyerarşisi: Hukuk normlarının derece ve kuvvetini belirleyen ve bir hukuk düzeninde var olan normların çokluğunu ifade eden düzen.

Özelge: Vergi Usul Kanunu gereğince mükelleflerin vergi durumları ve vergi uygulaması bakımından karmaşık ve tereddüde yol açan hususlarda başvurarak Maliye Bakanlığından ya da bakanlığın bu konuda yetkili kıldığı makamlardan aldıkları yazılı yanıtlar; mukteza.

Özerk: Bir üst organa bağlı olmakla beraber ayrı bir yasayla kendini yönetme yetkisi olan.

Rücu Etmek: Geri dönme; bir verginin sorumlusu tarafından ödenmesinden sonra, asıl mükellefinden istenmesi.

Rüşt: Ergin; rüşt yaşını doldurmuş.

Tabiiyet: Uyrukluk.

Teferruğ Etme: Tapulu bir taşınmazın tapu kaydının biri üzerinden bir başkası üzerine geçirilmesi, tapu ferağı verme.

Tekemmül Etmek: Tamamlanma, olgunlaşmak, yetkinleşmek.

Tekerrür: Bir kimsenin bir suçu işleyip hakkında hüküm verdikten sonra yeni bir suç işlemesi durumu; tekrarlama, tekrar etme.

Tereke: Miras bırakanın mirasçılarına kalan malvarlığı.

Terettüp: Gerekme, icap etme; ait olma. Tevkil: Vekil etme; vekil olma; vekalet.

Uzlaşma: Vergi uyuşmazlıklarının yargı yoluna gidilmesine gerek kalmaksızın, vergi yönetimi ile mükellef arasında müzakere edilerek çözümlenmesine olanak sağlayan, ödenecek vergi ve ceza miktarında anlaşmaya varılması halinde her iki taraf açısından bağlayıcı olan idari bir yol.

Vade: Belirlenen süre, borcun ödeme zamanı, ifa zamanı.

Vergi Tevkifatı: Vergi Konusunun hak sahibine intikalinden önce verginin hesaplanarak kaynağında kesilmesi, stopaj.

Yetkili Mahkeme: Ülke çapında birden fazla kurulmuş mahkemelerden coğrafi açıdan bir davaya bakmaya yetkili mahkeme.

Zayi Etmek: Yitirmek, kaybetmek.

Zımni: Kapalı olarak yapılan veya söylenen; dolayısıyla anlatılan; kapalı; gizli.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s