İlaç Kalıntılarının Etkileri

Temel Veteriner Farmakoloji ve Toksikoloji: İlaç Kalıntılarının Etkileri

İlaç kalıntılarının ekonomik ve sağlık (güvenlik) olmak üzere iki yönlü olumsuz etkileri vardır. Ekonomik zararlar, en yaygın olarak penisilin ve benzeri antibiyotiklerden ileri gelir. Süt ürünlerindeki bu tip antibiyotik kalıntıları yararlı bakterilerin/mayaların ölümüne neden olduğundan starter kültürlerin, yoğurdun, peynirin, tereyağın, kremanın yapımında bozulmaya ve kötü ürünün tüketime sunulamamasıyla ciddi ekonomik kayıplara neden olur. İlaç kalıntılarının güvenlik yönünden etkileri ise doğrudan-kısa sürede ve dolaylı yoldan-uzun sürede olmak üzere iki şekilde değerlendirilir. İlk grup etkiler hayvan sağaltımında kullanılan ilaçların dokularda oluşturduğu kalıntıların ürünlerle alınması neticesinde insanlarda görülen aşırı duyarlılık reaksiyonları ve toksik etkileri ifade eder. İkinci gruptaki etkiler ise kalıntılara bağlı tüketicilerde görülebilecek kanserojen, teratojen, mutajen, üreme ile ilgi sorunlar ve bakterilerde direnç gelişimini karşılar. Dolayısıyla kalıntılar tüketicilerde hafif bir alerjiden, kanserojen, teratojen, mutajen ve üreme ya da doğrudan ölüme kadar varan çeşitli zararlı etkilere neden olabilir. Hormon kalıntılarına uzun süreli maruziyet cinsiyet karekterlerinde değişikliğe, antibiyotik ve antelmentik kalıntılı ürünlerin uzun süre tüketilmesi ise bakteri ve parazitlerde direnç gelişimi ile kontrol edilemeyen hastalık salgınlarına yol açar.

Antibiyotikler genel anlamda, yağlı karaciğer dejenerasonuna, myestenia graves’li hastalarda kas zayıflığının daha da kötüleşmesine, anafilaktik şok, astım ve direnç gelişmesine, fototoksik dermatite, deride kaşıntı, pigmentasyon vb etkilere neden olur. Penisilinler normalde insanlar için güvenli antibiyotiklerdir. Ancak, et, süt gibi gıda maddelerinde çok düşük düzeylerde bulunan kalıntıları duyarlı bireylerde ciddi alerjik etkilere neden olabilir. Tetrasiklinler hayvansal deneylere göre mutajenik, karsinojenik veya teratojenik etkili olmayan maddeler olarak bilinmektedir. Ancak, 8 yaşından küçük çocuklarda diş renginde bozulma, dişlerde çürüme, periferik kan tablosunda değişiklikler, psödomembranöz kolit ve süperenfeksiyonlar ile dirence neden olur. Kloramfenikol, kemik iliği baskılanmasına ve kanda ölüme kadar varan bozukluklara neden olabilir. Bu nedenle, kloramfenikolün Türkiye dahil pek çok ülkede hayvanlarda kullanımı yasaklanmıştır. Nitrofuran ve nitroimidazollerin de kanserojen etkilerinden dolayı gıda elde edilen hayvanlarda kullanımı yasaklanmıştır.

Arsenik bileşikleri kanatlı ve domuzlarda büyüme ilerleticisi ve bakteriyel enteritisi önlemek için kullanılmaktadır. İnorganik arsenik bileşikleri kanserojen, dolaşım ve sinir sitemi üzerindeki istenmeyen etkileriyle bilinmektedir. Ancak organik arsenik bileşikleri daha az zararlı/zararsız olarak bilinir. Bununla birlikte yapılan hayvan deneylerinde canlı ağırlıkta azalmaya neden oldukları kaydedilmiştir.

Bir Cevap Yazın