Piridin Alkaloitler ve Tropan Alkaloitler

Piridin Alkaloitler

Bu grupta nikotin, anabasin, anatabin, arekolin, risinin, termalin gibi alkaloitler bulunur.

Nikotin

Nikotin, Patlıcangiller ailesinden tütün bitkisinin yapraklarında bulunan bir alkaloittir. Renksiz-soluk sarı renkte, kuvvetli nem çekici, yakıcı lezzetli ve kuvvetli alkali tepkimeli, uçucu-yağımsı-sıvı bir maddedir ve suda az, eter ve alkolde iyi çözünür. Birçok tuzu hazırlanmıştır; fakat genellikle nikotin sülfat halinde bulunur ve bu şekilde kullanılır. Nikotinin antelmintik ve dış parazit ilacı olarak kullanılması, hayvanların tütün tarlalarında otlaması veya tütün bitkisini ya da sigara artıklarını yemeleri sonucu zehirlenmeler oluşur. Nikotin son derece zehirli bir maddedir. Zehirlenme belirtileri 15-45 dakika içinde ortaya çıkar; belirtiler hafif olaylarda 1-2 saat, şiddetli durumlarda 24 saate kadar uzar. Nikotin merkezi sinir sistemi için son derece zehirli bir maddedir; önce geçici olarak merkezi sinir sistemini uyarır, daha sonra ciddi biçimde baskı altına alır. Nikotin merkezi ve çevresel etkileriyle bulantı ve kusmaya da sebep olur. İlerleyen olgularda gerek medulladaki solunum merkezinin, gerekse de diyafragma ve göğüs duvarındaki çizgili kasların felci sonucu solunum yetmezliğinden ölüm şekillenir.

Purin Alkaloitleri (Ksantin Türevleri)

Kafein, teofilin, teobromin gibi maddeler purin alkaloitleri diye bilinirler. Çay, kahve, kola kokoa gibi bitki ve diğer maddelerde bulunurlar. Bu maddelerle zehirlenmelerde uyarı hali, huzursuzluk, tremorlar, önce aralıklı ve sürekli çırpınmalar, sonra genel güçsüzlük ve tükenme, kalpte hızlanma, sık idrar yapma gibi belirtiler dikkati çeker.

Tropan Alkaloitler

Bu grupta atropin, skopolamin, hiyosiyamin ve kokain gibi alkaloitler bulunur.

Atropin ve Skopolamin (Belladon Alkaloitleri)

Atropin ve skopolamin (hiyosin), Patlıcangiller ailesinden birçok bitkide bulunurlar. Bunlardan en önemlileri Güzelavratotu, Banotu, Tatula ve Adamotu bitkileridir. Sağaltım amacıyla kullanılan atropin veya hiyosinle doz aşımı hallerinde, amfizemli hastalarda hileli alım-satım amacıyla bu maddelerin fazla miktarda kullanılması durumunda ve bu maddeleri içeren bitkilerin aşırı miktarlarda hayvanlar tarafından yenilmesi sonucunda zehirlenme vakaları oluşur. Atropin ve benzeri maddelerin zehirliliği; hayvanın türüne, uygulama yoluna ve izomer şekline göre önemli ölçüde değişir. Otobur hayvanlar atropine etoburlardan daha dayanıklıdırlar. Hayvan türleri arasında bu maddelere tavşan, kedi, köpek ve kanatlılar özellikle duyarlıdırlar. Belladon alkaloitleri gevişenlerin rumeninde önemli ölçüde yıkımlandıkları için, bu hayvanlar ağızdan verilen atropin gibi maddeleri içeren bitkilere oldukça dayanıklıdırlar. Özellikle atropinle olmak üzere, belladon alkaloitlerine bağlı oluşan zehirlenme olaylarında, klinik belirtiler hızlı başlar ve belirtiler saatler, hatta günlerce devam edebilir. Ciddi zehirlenme olaylarında ise ilk 24 saat içerisinde ölüm oluşur. Atropinle zehirlenmenin belirtileri tüm hayvan türlerinde birbirine benzer. Ağızda kuruma, susama, pupillerde genişleme, nabız ve solunum sayısında artma, kabızlık, huzursuzluk, sinirlilik, heyecan ve kas titremeleri görülen belli başlı belirtilerdir. Belladon alkaloitleri, gözde irisin büzgeç ve lensin siliyer kasını kontrol eden kolinerjik liflerde uyarı geçişini engellediklerinden, pupillerde genişleme ve uyumda bozulmaya yol açarlar. Pupillerin fazla genişlemesi ışığa bakamamaya yol açarken, siliyer kasın gevşemesi lensin kenarlarından çekilmesine ve böylece bombeliği ile kırıcılığının azalmasına sebep olur. Buna bağlı olarak da yakın görüş bozulur ve bulanık görme şekillenir. Bu durum uyum felci diye bilinir.

Bir Cevap Yazın