Gıdalarda Kimyasal Madde Kalıntı Sorunları

Gıdalarda görülmesi muhtemel kimyasal kirleticiler olarak; antibiyotik kalıntıları, hormonlar, pestisit ilaç kalıntıları, ağır metaller sıralanabilmektedir. Bu maddelerden antibiyotik ve hormonlar canlı hayvanlara tedavi amacıyla ilaçların kontrolsüz bir şekilde uygulanmasından kaynaklanırken, pestisit ve ağır metaller gibi kirleticiler ise genel olarak üretim süreci içerisinde ürünlere bulaşmaktadır.

Pestisit Kalıntıları

Tarım ürünlerinde zararlı böcekler ve yabancı otlardan korunmak ve tarımsal verimliliği arttırmak için kimyasal ilaçlar ile mücadele yapılmaktadır. Tarımsal alanlarda kullanılan kimyasal maddelerin bilinçsiz ve aşırı kullanımları ürünlerde kalıntıya neden olmaktadır. Tarımsal alanlarda kullanılan sinek, akar, fare, mantar gibi zararlılara karşı kullanılan maddelere “pestisit” adı verilmektedir. Pestisitler etki gösterdikleri etkene göre sınıflandırılmaktadır. Böceklere (insektisit), kemiricilere (rodentisit), mantarlara (fungisit), nematodlara (nematisit), akarlara (akarisit), otlara (herbisit) karşı kullanılanları vardır. Pestisitlerden en çok kullanılanı organik klorlu bileşiklerdir. Gıdalarla alınan pestisit miktarına göre insanlarda akut veya kronik tablo görülebilir. Pestisitlerin hatalı kullanılmaları hem ekonomi hem de sağlık açısından olumsuz etkilere yol açmaktadır. Pestisitlerin gıdalara karışması veya hatalı kullanımı sonrasında özellikle tarım alanında çalışanlarda akut zehirlenmelere yol açmaktadır. Kronik zehirlenmeler ise daha çok pestisit kalıntısı içeren gıdaları tüketen insanlarda görülmektedir.

Pestisitlerin insan vücuduna alınması sonucunda;

• Karsinojenik etki: lösemi, testis kanserine neden olabilir.
• Mutajenik etki: DNA’da değişiklik,
• Tetatojenik etki: iskelet bozukluğu, göz küçüklüğü, yarık damak gibi olumsuz durumlar gelişebilmektedir.

Pestisitlerin etkilerinden korunmak için, üretici ve tüketicilere yönelik bilgilendirici eğitimlerin verilmesi, tarım alanında yüksek dozda kullanımının engellenmesi, zirai alanda uygun ilaç seçimi yapılması ve ilaç atıklarının çevreye rastgele atılmasının engellenmesi gerekmektedir.

Hormon Kalıntıları

Bu amaçla canlı hayvanlarda östrojen, androjen, ve steroidler gibi hormonlar kullanılmaktadır. Bu hormonların bilinçsiz ve aşırı kullanılmaları, yasal bekleme sürelerine uyulmadan hayvansal ürünlerin tüketime sunulması, ürünlerde kalıntı sorunlarına ve halk sağlığı açısından çeşitli problemlere neden olmaktadır. Kullanılan bu hormonlar sığır ve kanatlı eti, süt, yumurta ve balık gibi çoğu hayvansal üründe bulunabilmektedir. Ayrıca bitkilerde de benzer şekilde hormon kalıntıları da görülebilmektedir. Gıdalar ile bu hormonların aşırı ve sürekli bir şekilde alınmasına bağlı olarak karsinojenik etki, hormonal dengede düzensizlik, iktidarsızlık, kısırlık ve alerji gibi olumsuz etkiler ortaya çıkabilmektedir.

Gıda kaynaklı hormon kalıntılarından korunmak için, bilinçsiz ve aşırı bir şekilde hormon kullanımı engellenmelidir. Tedavi amaçlı uygulamalarda yasal arınma sürelerine uyularak ürünler tüketime sunulmalıdır. Etkili ve düzenli olacak şekilde denetimler yapılarak ve caydırıcı yaptırımlar uygulanmalıdır.

Antibiyotik Kalıntıları

Antibiyotikler veteriner hekimlikte tedavi amaçlı olarak hayvanlarda kullanılmaktadır. Bazı antibiyotikler gelişmeyi arttırmak ve daha fazla verim elde etmek amacıyla kullanılabilmektedir. Antibiyotiklerin özellikle hayvan yemlerine ilave edilmesi yasaklanmıştır. Tedavi amaçlı uygulanan antibiyotiklerin kontrolsüz bir şekilde uygulanması, özellikle et, süt ve yumurtada gerekli yasal arınma sürelerine uyulmadan tüketime sunulması tüketiciler açısından önemli riskler taşımaktadır. Özellikle çocuklarda ve gençlerde ciddi sorunlara neden olabilmektedir. Gıda ürünlerinde bulunan antibiyotik kalıntıları hem halk sağlını etkilemekte hemde teknolojik olarak ekonomik zararlara neden olmaktadır. Gıdalar ile alınan antibiyotik kalıntılarının bakterilerde oluşturacakları direnç mekanizmaları ile insanlarda meydana gelen hastalıkların tedavileri güçleşmekte, aynı zamanda alerjik etkilerde ortaya çıkartabilmektedir. Teknolojik olarak starter kültür kullanılarak üretilen ürünlerin üretimini ciddi sıkıntılara sokmaktadır Korunma için antibiyotikler rastgele kullanılmamalı, hayvanlarda büyüme destekleyici olarak kullanılmamalı, tedavi amaçlı kullanımlarda ürünlerde yasal arınma sürelerine uyulmalı, üretici ve tüketici bilinçlendirilmelidir.

Ağır Metal Kalıntıları

Gıdalarda bulunması muhtemel diğer bir kalıntı riski ise ağır metallerdir. Yoğunluğu 4.5-5.0 kg/dm3’ten yüksek olan canlı organizma için zehirli olabilen maddeler ağır metal olarak tanımlanabilir. Endüstrileşmeyle birlikte ağır metal kirliliği de hızla artmakta ve dolayısıyla gıda maddelerinde de ağır metal kirliliği riskli seviyelere ulaşabilmektedir. Ağır metallerin bulundukları ortama göre bulaşma kaynakları toprak, bitkiler, sular, tarım ilaçları ve üretim aşamasında kullanılan ekipman olabilmektedir. Özellikle gıdalarda kullanılan bazı ambalaj malzemeleri de metal kontaminasyonlarına neden olabilmektedir. Sağlık yönünden önemli olan ağır metaller arasında başta cıva, arsenik, kadminyum ve kurşun gelmektedir. Bunlar gibi vücutta bulunmaması gereken ağır metaller belirli limitlerin üzerinde vücutta ve gıda maddelerinde bulunması hâlinde zehirleyici etki gösterebilmektedir.

Cıva: Yeryüzünde yaygın olarak bulunan bir element olup endüstride başlıca kâğıt ve pil üretiminde kullanılmaktadır. Cıva özellikle su ürünlerinde ve bitkilerde birikmektedir. Bu gıdaların insan veya hayvanlar tarafından tüketilmesi sonucu organizmada birikme göstermektedir. Bağırsak ve böbrek rahatsızlıkları, sinir sistemi bozuklukları ile bağışıklık sistemini baskılama gibi olumsuz etkileri görülebilmektedir.

Arsenik: Zehirlenmede başlıca kontaminasyon kaynağı tarım ilaçları, deniz ürünleri ve kaynak suları gelmektedir. Arsenik zehirlenmelerinde semptomlar doza bağlı olarak değişmektedir. Kusma, karın ağrısı, aşrı tükürük salgısı gibi semptomlardan, merkezî sinir sistemi, böbrek ve kanı etkileyen semptomlara kadar değişebilmektedir.

Kadmiyum: En çok fungusitlerin yapısında bulunmakla birlikte pil yapımında, plastik yapımında, boyalarda ve cila yapımında kullanılmaktadır. Gıdalar ve sular aracılığı ile alınmaktadır. Akut zehirlenmelerde kusma ve ishal gözlenirken; kronik durumlarda böbrek üzerine olumsuz etkiler göstermektedir.

Kurşun: Gıda ve sularda kurşun bulunması hem doğal bir süreç hem de insan kaynaklı olmaktadır. En önemli kaynağı ise insanların yaptığı çalışmalardır. Akü, pil, boya, kaplama malzemeleri, insektisitlerin üretiminde kullanılmaktadır. Kurşunun başta sinir sistemi olmak üzere, kan, sindirim sistemi ve böbrekler üzerine olumsuz etkileri görülmektedir. Gıda ve sularda ağır metal kontaminasyonun engellenmesi veya en aza indirilmesi amacıyla endüstri atıklarının çevreyi kirletmesi engellenmeli, rutin denetim ve kontrollerin yapılması gerekmektedir.

Bir Cevap Yazın