İşyeri Ortamlarında Kimyasal Etkenler ve Kontrol Altına Alınması

Kimyasal etkenleri 5 grupta inceleyebiliriz:

  1. Metaller
  2. Solventler
  3. Gazlar
  4. Asit ve alkaliler
  5. Pestisitler

Metaller

Sanayide en yaygın olarak kullanılan ham madde demir olmakla birlikte, toksikolojik bakımdan kurşun, cıva, krom, nikel, kadmiyum gibi ağır metaller daha önemlidir. Bu maddeler vücutta değişik organlarda birikerek akut veya kronik toksikasyon (zehirlenme) tablolarına yol açabilirler. Krom, nikel, kadmiyum gibi bazı maddeler ise kansere neden olabilirler. Bu tür maddelere kanserojen maddeler denir.

Çözücüler (Solventler)

Çözünebilen bir maddeyi çözerek çözelti oluşturan sıvılardır. Çözücü amaçla en çok kullanılan madde sudur. İş yaşamında ve özellikle endüstride yaygın olarak kullanılan diğer çözücüler karbon içeren maddeler, yani petrol ürünleri olan organik kimyasallardır. Bunlara organik çözücüler (solvent) denir. Çözücülerin kaynama noktaları düşüktür ve kolaylıkla buharlaşırlar.

Eski yıllarda en yaygın kullanılan örnekleri benzen ve türevleri olan toluen ve ksilendir. Günümüzde benzenin kanserojen etkisi ortaya konduktan sonra eter, formaldehit, alkoller, triklor etilen, hekzan gibi yeni çözücüler kullanıma girmiştir Solventler en çok boya endüstrisinde, ayakkabı, terlik yapımında, yapıştırıcı imalinde ve kullanımında, çeşitli temizlik maddelerinin yapımında ve kullanımında karşımıza çıkarlar. Bu maddelerin çoğu merkezi ve periferik (beyin ve omurilik dışındaki sinir sistemi) sinir sistemi üzerine etkilidir. Ayrıca triklor etilen, toluen gibi maddelerin bağımlılık yapıcı etkisi vardır.

Gazlar

Gazlar hem sanayide en çok kullanılan maddeler arasında yer alır, hem de çeşitli işlemler sırasında ortaya çıkabilirler. Bazı gazlar vücuda doğrudan doğruya zarar vermez. Ancak ortamda çok miktarda olduklarında havanın bileşimindeki oksijen miktarının azalmasına yol açarlar. Karbondioksit, metan gibi gazların bulunduğu bu gazlara basit boğucu gazlar denir. Buna karşılık karbonmonoksit, siyanür, hidrojen sülfür gibi gazlar vücutta bazı kimyasal reaksiyonlara girerek toksik etki gösterirler. Çok az miktarları bile öldürücü etki yapar ve bunlara kimyasal boğucu gazlar denir. Basit veya kimyasal boğucu gazlar dışında bazı gazlar ise (azotoksitleri, kükürtdioksit vb.) su ile karşılaştıklarında asit oluştururlar.

Asit ve Alkaliler

Hidroklorik asit, nitrik asit ve sülfirik asit, asitlere; sodyum hidroksit, amonyak vb. kimyasal maddeler de alkali maddelere örnektir. Sıvı hâldeki her iki grubun başlıca riskleri yanıcı etkilerinin olması nedeniyle tahriş ve yanıklara neden olmasıdır. Kaza sonucu içilirse ağız, yutak, yemek borusu ve midede ciddi tahriş ve yanıklara neden olarak yaşamsal tehlike oluşturabilirler. Buharlaşmaları hâlinde mukozalar üzerinde irritan etki yaparlar.

Pestisitler

İstenmeyen canlıları yok etmek ya da onları kontrol altına almak üzere tüm dünyada yaygın biçimde kullanılan, insan, hayvan ve bitkilere zarar verdiği kabul edilen toksik kimyasal maddelerdir. Daha önceleri pestisit (haşerekıran) olarak adlandırılan bu kimyasal maddelere, günümüzde biyosidal ürün de denilmektedir. Biyosidal ürünler ve pestisitler şunlardır:

  1. İnsektisit: Sinek ve böcekleri öldürmek amacıyla kullanılanlar,
  2. Herbisit: Otlarla mücadele amacıyla kullanılanlar,
  3. Rodentisit: Fare, sıçan gibi hayvanlara karşı kullanılanlar,
  4. Fungusit: Mantarlara karşı kullanılanlar olarak gruplandırılırlar.

Bu gruplar arasında en çok kullanılanlar insektisitlerdir. Dünyada kullanılan pestisitlerin en çok bilineni organik fosforlu bileşiklerdir. Vücuda girişi başlıca solunum ve deri yolu olup, kaza sonucu veya intihar amaçlı olarak içilmesi sonucu sindirim sisteminden de giriş olabilir. Vücutta asetil kolin esteraz enziminin etkisini ortadan kaldırarak ciddi zehirlenme tablolarına yol açarlar.

Bir Cevap Yazın