Osmanlı Padişahı Fatih Sultan Mehmet ve II. Bayezid’in Türkistanlı katibi (bahşı) Şeyhzade Abdürrezzak Bahşı’nın canı at eti çekmiş, sultanın ahırındaki sakat atı kesip pastırma yapmak için sultana Çağatay Türkçesiyle gazel yazmış. Semerkand ilinin at eti sevdiğini, bu illerde havyarın makbul olduğunu söylüyor:
“Bigim hazretde Bahşı’nıŋ sözi bar
Hüdā bolsun her işte bigime yār
Bu kulnıŋ hātırı at iti ister
Ki bārgīr tablasında bir sakat bar
Sakat at yigen arpa zāyi olur
Anıŋ ucından atlarnıŋ yiri tar
Anı bismil kılıp basturma kılay
Kışıŋ savuglugıdan çün eser bar
Semerkand ili siver at itini
Bu illerde besī makbûl havyār
Uşol dem ki ilimke bal alur min
Kazanım içre at iti ki kaynar
Kulaglar kararıp cūş eyleye bal
Vakārı bozulup çoh kişi oynar
Murād atı ki bardur köŋlüŋüzde
Ki maksûduna yitküre Bir ü Bār
Hepi düşmenlerüŋ kelsün kademge
Saŋa yarıçıdur Hallāk u Cabbār”
kaynak: @caliskantarihci

At eti, hem besinsel değerleri hem de Türk kültürü üzerindeki tarihsel derinliğiyle oldukça önemli bir gıdadır. Özellikle hayvancılık ve geleneksel gıdalar üzerine yapılan çalışmalar, bu etin modern diyetlerdeki yerini ve Türk toplumu için taşıdığı anlamı vurgulamaktadır.
At Etinin Besinsel Faydaları
At eti, sağlık açısından pek çok avantaj sunan “temiz” bir protein kaynağı olarak bilinir:
- Yüksek Protein ve Düşük Yağ: Diğer kırmızı et türlerine kıyasla protein oranı oldukça yüksektir ve yağ oranı ise belirgin şekilde düşüktür. Bu özelliğiyle sporcular ve sağlıklı beslenmek isteyenler için idealdir.
- Demir Deposu: At etindeki demir miktarı, sığır etinden daha fazladır. Özellikle anemi (kansızlık) sorunu yaşayanlar için doğal bir takviye niteliğindedir.
- Glikojen ve Tat: İçerdiği yüksek glikojen sayesinde hafif tatlımsı bir aromaya sahiptir ve bu madde vücuda hızlı enerji sağlar.
- Omega-3 Yağ Asitleri: Şaşırtıcı bir şekilde, otla beslenen atların etinde kalp sağlığına faydalı omega-3 yağ asitleri bulunur.
Türkler İçin Neden Gerekli Bir Gıdadır?
Türklerin tarihsel yolculuğuna baktığımızda, atın sadece bir binek hayvanı değil, aynı zamanda hayati bir besin kaynağı olduğunu görüyoruz. Bugün bile bu gıdanın önemi şu nedenlerle devam etmektedir:
Tarihsel ve Kültürel Miras
Eski Türk topluluklarında at, bozkır hayatının temel taşıydı. Türkler, atın sütünden (kımız) ve etinden faydalanarak zorlu doğa koşullarında hayatta kalmışlardır. At eti, Türk savaşçılarının dayanıklılığının ve gücünün sembollerinden biri olmuştur.
Fiziksel Güç ve Dayanıklılık
Türk kültüründe atla olan bağ, fiziksel güçle özdeşleştirilir. At eti, yüksek enerji veren yapısıyla özellikle ağır işlerde çalışanlar veya aktif bir yaşam süren Türk gençliği için vücut direncini artıran, zihni açan bir besindir.
Stratejik Bir Gıda Kaynağı
Orta Asya’daki Türk akrabalarımız (Kazaklar, Kırgızlar vb.) bugün hala at etini en kıymetli ikram ve temel gıda olarak görmektedir. Türkiye’deki Türkler için de bu mirası korumak, hem genetik kökenlere uygun beslenmek hem de kırmızı et çeşitliliğini artırarak gıda güvenliğini sağlamak açısından stratejik bir öneme sahiptir.