I. Dünya Savaşı Öncesi Türkiye’nin İttifak Arayışları

Türkiye İmparatorluğu I. Dünya Savaşı öncesinde ilk olarak ilişkilerinde inişli çıkışlı bir seyir takip ettiği İngiltere’ye ittifak teklifinde bulunmuştur. Ancak İngiltere, Yakın Doğu’daki çıkarları için Rusya ile ortak hareket etmeye başlamıştır. Gerek Reval Görüşmeleri’nde alınan kararlar gerekse Rusya’nın uygulamak istediği politikaların Türk topraklarından geçmesi, İngiltere’nin Türkiye ile ittifakını zora sokmuştur. Türkiye, İngiltere ile ittifak kurmak…

Read More

Osmanlı Boğazlar Sorunu

Osmanlı Devleti, 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’yla Rusya’ya ve diğer Avrupalı devletlere Boğazlardan ticari geçiş hakkı vermek zorunda kalmıştır. Böylece Rusya, ilk defa Karadeniz’e çıkma ve serbestçe ticaret yapma hakkı elde etmişti. Rusya’ya verilen bu haklar nedeniyle Karadeniz “Türk Gölü” olma özelliğini kaybetmiş ve Boğazlar artık devletlerarası hukukun konusu olmaya başlamıştır. Bununla beraber Boğazlardan yabancı savaş…

Read More

Avrupa Tarihi: Osmanlı Rus Savaşı ve Berlin Kongresi

Avrupalı güçlerin baskısı sonucunda Ayastefanos Antlaşması’nın yeniden düzenlenmesi için Berlin’de bir konferans toplanmıştır. Bu kongre öncesinde geçici ve şartlı olarak Kıbrıs’ın idaresini İngiltere’ye bırakan Osmanlı Devleti, Rusya’yı yola getirmek için İngiltere’ye güvenmiştir. Osmanlı Devleti, Rusya, İngiltere, Almanya, Fransa, Avusturya-Macaristan ve İtalya’nın katılımıyla toplanan konferans sonunda Berlin Antlaşması imzalanmıştır. 13 Temmuz 1878 Berlin Antlaşması’nın önemli maddeleri…

Read More

Kırım Savaşı (1853-1856) ve Paris Konferansı (1856)

Rusya’nın güneye inme politikasının bir sonucu olarak Osmanlı Devleti ile Rusya arasında Kırım Savaşı (Görsel 3.10) yaşanmıştır. Ancak Rusya’nın Boğazlara açılma isteği ve Osmanlı Devleti’nin topraklarına göz dikmesi, İngiltere ve Fransa’nın çıkarlarına dokunmuştur. Bu nedenle Avrupalı güçler, Osmanlı Devleti’nin yanında yer alarak Rusya’ya karşı bir Avrupa bloğu oluşturmuştur. Rusya’nın Kutsal Yerler Sorunu’nu bahane ederek başlattığı…

Read More

Viyana Kongresi ve Uluslararası Sorunlar

Fransız İhtilali sonucunda ortaya çıkan özgürlük ve milliyetçilik akımları Napoleon tarafından Avrupa kıtasına yayılmaya çalışılmıştır Fransa’nın bu politikasına karşı Avrupalı diğer güçler birleşerek Fransa’yla savaşmıştır. Bu savaşlardan sonra Avrupa’nın siyasi haritası alt üst olmuş ve güçler dengesi değişmiştir. Avrupa’nın yeni siyasi şeklini düzenlemek üzere Fransa’yla savaşan Avrupalı devletler, Viyana’da bir kongre toplamıştır. 1814’te toplanan Viyana…

Read More

XIX. Yüzyılda Osmanlı Devleti ve Büyük Güçler

XIX. yüzyıla girerken Osmanlı Devleti, toprak bakımından dünyanın en büyük devletlerinden biridir. Bugünkü Anadolu, Trakya, Bulgaristan, Sırbistan, Romanya, Arnavutluk, Karadağ, Yunanistan, Kafkasya, Irak, Suriye, Filistin, Hicaz, Mısır, Trablusgarp, Tunus, Cezayir isimleri altında tanınan yerlerden başka Akdeniz’in doğusundaki Girit ve Kıbrıs ile Ege Denizi’nin bütün adaları devletin sınırları içindedir. Karadeniz, Marmara, Ege Denizi, Kızıldeniz birer Türk…

Read More

Osmanlı Devleti’ni Paylaşma Projesi

Avrupalı güçlerin, 1699 Karlofça Antlaşması’ndan sonra Osmanlı Devleti’ne söz geçirmesi ancak 1774 Küçük Kaynarca Antlaşması’yla olmuştur. Küçük Kaynarca Antlaşması ile eski gücünü kaybeden Osmanlı Devleti’nin yerini Avrupa’da Rusya ve Avusturya almıştır. Daha sonra bu iki devlet, Osmanlı Devleti’ne karşı siyasi faaliyetlere girişmiştir. Fransız İhtilali ve Napoleon Savaşları’ndan sonra ise İngiltere ve Fransa da Osmanlıların siyasetine…

Read More

XIX. Yüzyılda Osmanlı Devleti ve Büyük Güçler

Osmanlı Devleti XIX. yüzyılda, birçok baskıya karşı zayıf bir durumdaydı. Batı’da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu’nun sınırlarından kuzeyde ve doğuda Rus Çarlığı ve İran’a; güneyde Arabistan Yarımadası, Mısır ve Kuzey Afrika’ya kadar uzanan geniş bir coğrafyaya yayılan Osmanlı Devleti, birçok halkı ve bölgeyi kapsıyordu. Yüzyılın başında kendi sınırları içindeki milliyetçi bağımsızlık hareketlerine ve Avrupa’nın emperyal hırsına karşı mücadele…

Read More

Osmanlı’da Yenileşme Çabaları

Avrupa’ya gönderilen ilk elçi Yirmisekiz Çelebi Mehmed Efendi’dir. 1720-1721 tarihleri arasında Paris’e gönderilen Çelebi Mehmed Efendi’nin hazırladığı rapor, Osmanlı Devleti’nin aydınlanmasında en etkili rapor olmuştur. Bundan böyle Osmanlılar kendilerini Avrupa’dan soyutlamamış ve Batı’daki gelişmelerden haberdar olarak Doğu-Batı arasında bütünleşmenin ilk adımlarını da atmaya başlamıştır. Hem Avrupa’da hem de Osmanlı’da eski devirlerde birbirlerine karşı oluşan ön…

Read More

Lise Tarih 4: Lâle Devri Yenilikleri

Osmanlı tarihinde 1718 Pasarofça Antlaşması’yla başlayan 1730 Patrona Halil İsyanı’yla biten dönem Lâle Devri olarak adlandırılmıştır. Bu dönem, Osmanlı Devleti’nde her ne kadar barış, eğlence, sefa dönemi olarak bilinse de sosyal ve kültürel hayatta bir reform döneminin de başlangıcı olmuştur. Nevşehirli Damat İbrahim Paşa’nın uzun sadaret yıllarını içine alan bu dönemde Batı ile siyasi, ekonomik…

Read More

Osmanlı Tarihi: Âyanların Yönetime Karşı Yükselişi

Osmanlı Devleti kuruluştan itibaren merkeziyetçi bir siyaset takip etmiş ve mutlak otoritenin padişaha ait olduğu bir sistem kurmuştur. Osmanlı’nın merkeziyetçi ve mutlakiyetçi devlet yapısı, birbirini dengeleyen ve denetleyen grupların ittifakına dayanmıştır. Bölgelerindeki nüfuz sahibi aileler, uç beylerinin soyundan gelen kimseler, sipahiler ve yeniçeriler gibi gruplar bu ittifakı sağlamıştır. Osmanlı Devleti, bu grupların güçlenerek Avrupa’da olduğu…

Read More

Osmanlı Devleti’nde Ekonomik Tedbirler

Osmanlı Devleti, Klasik Dönem’de toprağa dayalı bir ekonomik sistem uygulamıştır. Klasik Dönem’de fethedilen araziler mirî arazi şekline getirilmiş ve tahriri yapıldıktan sonra kanunnamelerle koyulacak vergiler tespit edilmiştir. Osmanlı vergi sistemi, temelde örfî ve şeri olmak üzere iki kısma ayrılmıştır. Öşür, haraç ve cizye gibi şeri vergiler; ayni veya nakdî olarak tahsil edilmiştir. Örfî vergiler ise…

Read More

Kapitülasyonlar ve Osmanlı Hukuku

Kapitülasyonlar, Osmanlı topraklarında suç işleyen Avrupalıların, Osmanlı mahkemelerinde yargılanmasını engelliyordu. Yabancılar, işyerlerinde kanunsuz faaliyetlerde bulunsa da Osmanlı güvenlik güçleri, kapitülasyonlar yüzünden buralara müdahâle edemiyordu. İstanbul’da elçiliklerin çevresinde her milletten insanın bir arada yaşadığı kozmopolit mahalleler oluşmuştu. Osmanlı tebaası olan gayrimüslimler de Avrupalı devletlerin elçilerinden tercümanlık beratı gibi belgeler elde ederek imtiyaz sahibi oluyordu. Erhan Afyoncu,…

Read More

Osmanlı’da Kapitülasyonların Sürekli Hâle Getirilmesi

Osmanlı Devleti, XIV. yüzyıldan itibaren yabancı ülkelere ayrıcalıklar tanımış ve Fransızlara ilk kez gerçek kapitülasyon 1569 yılında verilmiştir. Fransızlara verilen bu kapitülasyonlar, III. Murad, III. Mehmed, I. Ahmed ve IV. Mehmed dönemlerinde yenilenmiştir. İngiliz, İspanyol, Portekizli, Katalan ve Sicilyalı tüccarlar da Osmanlı topraklarında Fransız bayrağı altında ticaret yapmıştır. Kapitülasyon, genellikle Müslüman ülkelerde Hristiyanların haklarını belirleyen…

Read More

Tımar Sisteminin Bozulmasının Nedenleri?

• Tımarların, sipahiler dışında kimselere verilmesi,• Tımarların saray görevlilerinin eline geçerek özel mülk veya vakfa dönüştürülmesi ve rüşvet karşılığı verilmesi,• Dirliklerin parayla alınıp satılır hâle gelmesi,• Sipahilerin gösterişli yaşama arzusu ve çok para kazanma hırsı,• Nüfusun hızlı artması,• Enflasyon artışı ve paranın değer kaybetmesi,• Geleneksel silahlarla savaşan sipahilerin, ateşli silah eğitimine ayak uyduramaması,• Uzun süren…

Read More

Yeniçeri Sayısı Ne Kadardı?

Yeniçerilerin Sayısındaki Artış Yeniçeri ordusu, Avrupa’da ilk daimî ordu özelliğindedir. Yeniçeriler (Görsel 2.19); Osmanlıların savaş meydanlarında ve kale kuşatmalarında üstünlük kurmasını sağlamıştır. 1593-1606 Avusturya savaşlarında yeniçeriler, düşmanın tüfekli piyade askeri karşısında başarısız olmuştur. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, yeniçerilerin sayısını önce 30.000’e daha sonrada 50.000’e çıkarmıştır. Bu dönemde devşirme sistemi, Yeniçeri Ocağı’nın asker ihtiyacını karşılamada yetersiz…

Read More

Türk Akçesinin Değer Kaybetmesi ve Enflasyon

Akçenin değer kaybı; ulufeli askerlerin, özellikle kapıkullarının, memnuniyetsizliğine ve sık sık ayaklanmalarına neden olmuştur. Akçenin sürekli değer kaybetmesiyle enflasyon girdabına giren Osmanlı Devleti, akçenin ayarları üzerinde oynayarak bu girdaptan kurtulmaya çalışmış ancak fiyatlardaki büyük değişmeler devleti ekonomik krize sokmuştur. Akçedeki ayarlamalardan sonra standart Osmanlı akçesiyle aynı miktarda malın satın alınamaması sadece ulufeli askerlerin değil şehir…

Read More

Avrupa Tarihi: Avrupa’da Değişim Çağı

Batı, üç esas üzerinde temellerini oluşturarak bugününü inşa etmeye başlamıştır. Bunlar; Hristiyanlık, Feodalite ve Rönesans’tır. Marc Bloch (Mark Bloh) XVI. yüzyılın başlarına kadar Avrupa’da siyasi, sosyal ve ekonomik alanda en yetkili kurum Roma Katolik Kilisesi ve bu kiliseyi temsil eden Papalık’tır. Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra otorite boşluğundaki Avrupalılar, Hristiyanlığı temsil eden kiliseye sıkı sıkı…

Read More

Köprülü Mehmed Paşa Kısa Bilgi

Köprülü Mehmed Paşa (Görsel 1.40), 1656’da sadrazam olurken görevi kabul etmek için bazı şartlar ileri sürmüş ve pazarlık yapmıştı. Bu, Osmanlı tarihinde daha önce benzeri görülmemiş bir durumdu. Köprülü, daha önceki sadrazamların, askerin ve sarayın müdahalesinden dolayı iş yapamadığını biliyordu. Seleflerinden daha geniş yetkilere sahip olmadan devlette devam eden düzensizliği ortadan kaldıramaz ve Çanakkale Boğazı’nı…

Read More

IV. Murad ve Tebdil-i Kıyafet

IV. Murad, Osmanlı padişahları arasında farklı karakterde bir şahsiyettir. İrade ve hafızası kuvvetli, gözü hiçbir şeyden yılmayan bu hükümdar; vesayet altında yaşadığı yıllarda devlet işleriyle ilgilenmiş, tebdil-i kıyafet gezerek her şeyi yakından görmüş, anlamaya çalışmış, memleketin iç ve dış durumunu düzeltmiştir. Sert tutumunu daha çok kötülüklerine inandığı kimseler hakkında göstermiştir. Bazı Batı kaynaklarında, onun her…

Read More