Mülteci Sorunu ve Avrupa’nın Çöpçülüğünü Yapmak

Mülteci Sorununa Gerçekçi bir Bakış. Avrupa’nın Çöpçülüğünü Yapmak

Bu paylaşımı her yerde yaymak tüm Türk milletinin görevidir. Lütfen paylaş butonuna basın. Bu paylaşımı yaymak vatan hizmetidir.

Avrupa’nın mülteci politikası belli. Mültecileri kendi vatanlarında istemiyorlar ve Türkiye’yi de tampon bölge olarak kullanıyorlar. Türkiye mültecileri elinde tutsun ve sınır kapılarını açmasın diye AKP hükümetine para saçıyorlar. Bu ise ekonomik ve siyasal çöküş yaşayan AKP’nin, uluslararası alanda ekonomik ve siyasal destek almasına dönüşüyor. Açık bir şekilde, Avrupa kendisine layık görmediği insanları Türkiye’ye layık görüyor. Ancak okumuş, iş güç sahibi olanları, eğitimli olanları da içlerinden seçerek kendisine alıyor. Avrupalılar ve batılıların, kendi yaşam kalitesinden ödün vermemek için yapamayacağı şey yok. Bunun için siyasal İslama bile destek verirler ki on yıllarca bunu yaptılar.

Türkiye’nin yaşam kalitesi Avrupalıların umurunda değil Avrupa Türkiye’yi hem yolladığı çöplerle, hem mevcut iktidara verdiği destekle ve hem de Ortadoğu’dan gelen gericilerle bir cehenneme çeviriyor. Avrupa, Türkiye’de bulunan ve daha da geleceği söylenen milyonlarca mülteciye asla kapılarını açmayacak Bu kapılar verdikleri para ile hep kapalı kalacak. Avrupa’ya gitmek isteyen Suriyelilerin ve Afganların tamamı Türkiye’de kalacak. Avrupa bir yandan mülteci sorunundan kurtulurken diğer yandan Türkiye’nin demografik yapısını bozarak Türkiye’yi parçalamaya çalışıyor. Türkiye’nin Türksüzleşmesi Avrupa’nın her zaman işine gelir. Avrupa asla Türkiye’nin büyümesini istemez. Türkiye’nin hep sorunlarla uğraşmasını ister.

Mültecilerle ilgili sorunlar hem yandaş hem de fondaş medya tarafından görmezden geliniyor. Türk milletinin sinirleri de iyice gerilmeye başladı. Türk milleti artık mülteci meselesinde tamamen patlayacak duruma geldi.

Suriyeli Araplar, Afganlar ve Pakistanlı Mülteciler insanlara rahatsızlık veriyor, kadınların izinsiz fotoğraflarını ve videolarını çekiyor, sözlü tacizlerde bulunuyor, genç kızlara tecavüz ediyorlar, erkeklerimizi öldürüyorlar. Avrupa’dan fonlanan fondaş medya ve iktidar yalakası yandaş medya da bu olayları olabildiğince gizlemeye çalışıyor lakin sosyal medya bir haber yayıldığı zaman ne kadar gizlemeye çalışsalar da Türk milleti bu haberlerden haberdar oluyor.

Mülteciler tarafından denizde taciz edilen Türk kadını ve taciz etmekten gurur duyan Suriyeliler

Avrupa’dan ve Amerikadan aldığı paralarla beslenen ve televizyonlardan demokrasi, barış ve insanlık sözlerini ağızlarına pelesenk edip mülteci övgüsü yapan fondaş yazarlar ve gazeteciler, bir kere bile mülteciler Avrupa’ya gitsin demiyor. Hatta Türkiye sürekli mülteci almalı diyen Nevşin Mengü, aynı mülteciler için “‘Avrupa almaz tabi mültecileri. Belli bir demografik yapısı var bozamazlar” dedi.

Nevşin Mengü’nin dediklerinin aynısını Türkiye için diyenler olduğunda ise aynı Nevşin Mengü gibi Fondaş yazarlar bu sefer de bunları diyenleri ırkçılıkla ve faşistlikle suçlamaktadır. Türkiye’de mülteci istememek faşistlik oluyor ama Avrupa’ya mülteci gelmesin denildiği zaman ilericilik oluyor. Yunanistan mülteci botlarını patlatıp denizde mültecilerin boğularak ölmesini sağlayınca ilericilik oluyor , İspanya mültecilere silahla ateş edince demokrasi oluyor lakin Türkiye’de bir mültecinin ayağına yanlışlıkla taş değse Türkiye mültecilere işkence yapıyor oluyor.

Avrupa mültecileri denize fırlatıyor, kurşunlıyor, dövüyor, parasını gaspediyor ama suçlu hep Türkiye oluyor. İnsanlık düşmanı olanlar yine Türkler oluyor.

Avrupalılar tarafından denize atılan mülteciler

Avrupalılar mülteciler Türkiye’de kalsın diye medya kuruluşlarına para dağıtıp propaganda yaptırıyor. Ayrıca hükümete de para gönderiyor. Avrupa’dan ve Amerika’dan beslenen Fondaş medya ve İktidar yalakalası AKP’li yandaş medya sürekli Suriyeli güzellemesi ve acındırması yaparken bir Türk Suriyeli tarafından öldürüldüğünde 3 maymunu oynuyorlar.

Suriyeliler tarafından Bıçaklanan Türk Genci

Ankara’da Suriyeli Araplar, tartıştığı iki kişiyi bıçakladı. Hastaneye kaldırılan yaralılardan 18 yaşındaki Emirhan Yalçın hayatını kaybetti. Valilikten yapılan açıklamada olayla ilgili soruşturmanın sürdüğü bildirildi. Suriye Arap Y.A, yanında bulunan bıçakla, Emirhan Yalçın (18) ve Ali Yasin Güler’i yaraladıktan sonra olay yerinden kaçtı. Çevredekilerin ihbarı üzerine olay yerine polis ve sağlık ekipleri sevk edildi. Göğsünden aldığı bıçak darbesiyle ağır yaralanan Emirhan Yalçın, olay yerinde yapılan ilk müdahalenin ardından ambulansla Dışkapı Yıldırım Beyazıt Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne, Ali Yasin Güler de Ankara Eğitim ve Araştırma Hastanesi’ne kaldırıldı. Yalçın, bugün yapılan tüm müdahaleye rağmen kurtarılamayarak şehit oldu. Hastanede tedaviye alınan Güler’in ise sağlık durumunun iyi olduğu belirtildi. Türkler ölüyor, öldürülüyor. Lakin Avrupanın, Fondaş Medyanın, Yandaş medyanın umurunda bile değil. Türkiye Türk ülkesi olmaktan çıkıyor.

Suriyeli Araplar tarafından Öldürülen Türk Gencinin Babası

Türk milleti her gün tehdit altında. Kimse artık güvenli bir şekilde sokağa çıkamıyor. Türk nüfusunu hızlı bir şekilde azalmaya devam ediyor.

Katiller, hırsızlar, tecavüzcüler Türkiye’de cirit atıyor. Avrupa’da fonlanan Fondaş medya ve İktidar Yalakası yandaş medya Türk milletini uyutmaya devam ediyor. İslamcılar ve Avrupa sevdalısı humanist demokratlar Türkiye’yi Türksüzleştiriyor.

Mültecilerin çoğu Türkleri ahlaksız olarak görüyor, mültecilere göre Türklerin kâfirlerden farkı yok. Özellikle Afganistan ve Pakistan’dan gelen mülteciler Türkleri dinsizlikle suçluyor. Türk kadınlarının porno videoları çektiğini söyleyen bazı mülteciler, yüzsüz gibi Türkiye’de yaşamaya devam ediyorlar. Taliban’dan kaçıp Türkiye’ye yerleşiyor ve Türklere, Türk kadınlarına hakaret ediyorlar. O zaman demezler mi neden geldiğiniz yerde yaşamıyorsunuz da kafirlikle ve dinsizlikle suçladığınız Türkiye’de yaşamaya devam ediyorsunuz?

Türklere hakaret eden, Türk kadınlarına orospu diyen Afganistanlı Sünnetullah Saadat

Türklere hakaret eden, Türkiye’yi dinsizlikle suçlayan Sünetullah Sadat isimli İslamcı Dinci Afgan’ın kendi Twitter hesabında da porno videoları beğendiği, travestilerle yazıştığı ortaya çıktı.

Mülteciler Türk kadınlarını rahatsız etmeye devam ediyor. İstanbul, İzmir, Antalya, Muğla, Aydın gibi yerlere yerleşen mülteciler, Türk kadınlarının gizlice videolarını çekerek sosyal medyada yayınlıyorlar. Bazı mülteciler ise kadınları elle taciz ediyor. Tecavüz edenler de var. Lakin Avrupa’dan beslenen demokrasi sevdalısı Fondaş medya ve İktidar yalakası yandaş medya bu olanları görmezden geliyor. Türk kadınları tehdit altında. İnsanlara bakkala ekmek almaya çıkamıyor.

Mülteciler tarafından taciz edilen Türk kadını

Yalan yok, Avrupa Birliği ülkeleri ile Kanada gibi ülkeler de arada bir mülteci alıyor. Aldıkları mülteciler bazen 10 kişi bazen 100 kişi. Ancak bunların hepsi seçme mülteciler. Genellikle mühendisleri, bilim adamlarını, doktorları ve meslek sahibi olanları alıyorlar. Geri kalanları da Türkiye’ye bırakıyorlar. Türkiye ise milyonlarca mülteciye bakıyor lakin 10 tane mülteci alan Avrupalılar insanlığa yardım etmiş sayılıyorklen milyonlarca mülteciye bakan Türkiye ise yine suçlu oluyor.

Yazının başlığında Türkiye Avrupa’nın çöpçülüğünü yapıyor sözü dikkatinizi çekmiştir. Türkiye’yi çöplüğe çevirdiler. Hem mülteci çöplüğüne döndük hem de gerçek manada çöplüğe döndük. Avrupa’da çöp kovalarına bırakılan çöpler, fabrika atıkları, pet şişelerin büyük bölümü Türkiye’ye gönderiliyor. Türkiye gönderilen bu çöplerin çoğu Adana’da. Bunlar ne için yapılıyor? Para için. Avrupa parayı veriyor ve Türkiye çöpleri alıyor. Kimsenin insan sağlığını düşündüğü yok. Herkes parayı düşünüyor. Hem yandaş hem de fondaş medya mensuplarının tek derdi paradır.

Adana’nın Karahan Mahallesi’nde, bazı firmaların yurt dışından ithal ettiği plastik çöpleri yol kenarına dökmesi ve yakması mahalle sakinleri tarafından tepkiyle karşılandı. Çöp ithalatının 2018 yılından itibaren ülkede artarak devam ettiğini kaydeden Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, “Çöp ithalatı acilen yasaklanmalı. Böyle giderse Avrupa’nın çöpü çevre ve insan sağlığına ciddi boyutta zarar verecek” dedi. 2018 yılından itibaren bazı Türk geri dönüşüm firmaları başta İngiltere, Almanya, İrlanda, İtalya olmak üzere birçok Avrupa ülkesinden plastik çöp ithal ediyor. İthal ettiği çöpün karşılığında maddi kazanç elde eden söz konusu firmaların bu çöpler üzerinde gerekli işlemleri yaptıktan sonra geri dönüştürmesi gerekirken bazı firmalar, maliyetten kaçmak için kentte yol kenarına dökerek yakıyor. Adana’nın merkez Çukurova ilçesine bağlı Karahan Mahallesi’nde 2 buçuk yıl önce durumu fark eden mahalle sakinleri, ilk etapta yakılan çöplerin ülkeye ait olduğunu düşündüklerini fakat çöplerin üzerindeki markaların Alman, İngiliz ve diğer Avrupa ülkelerine ait markalardan olduğunu görünce duruma daha da şaşırdıklarını dile getirdi. Çöp ithalatının 2018 yılından bu yana Türkiye’de artarak devam ettiğini belirten Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Su Ürünleri Temel Bilimleri Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Sedat Gündoğdu, çöp ithalatının yasaklanmaması durumunda insan ve çevre sağlığının ciddi zarar göreceği konusunda uyarılarda bulundu.

Türkiye yol geçen hanına döndü. Türkiye Avrupa’nın çöpçüsü oldu. Türkiye kaçakların, katillerin, teröristlerin sığınağı oldu. İpini koparan Türkiye’ye geliyor. Yakında Türkler Türkiye’de azınlık olacaklar.

Ne kadar tecavüzcü, sapık, katil, terörist varsa Türkiye’ye geliyor. Geldiklerinde de hemen olay çıkartıyorlar. Yazıklar olsun!

Suriyeli ve Afgan Mülteciler arasında da kavga çıkmaya başladı. Suriyeli Arap mülteciler Afgan ve Pakistanlı Mültecilerin Türkiye’ye gelmesini istemiyor. Çünkü Suriyeli Arap Mültecilere göre Afganlar ve Pakistanlılar işsizliği arttırıyor. İşletmelerde çalışan Suriyeli sayısı azalıyor.

Mülteciler kendi aralarında gruplaşıyor. Suriyeli mültecilere karşı Pakistanlı ve Afganistanlı mülteciler birlikte hareket etmeye. Suriyeliler Afganistanlı ve Pakistanlıları mahallelerinde istemiyor.

Roma İmparatorluğu’nun Sonunu Getiren Olay: Mülteci Akını (Adrianopolis Savaşı)

German ırkına ait olan ve Romalılar tarafından “barbar” olarak adlandırılan Gotler, Hun saldırılarına maruz kalınca evlerinden kaçmak zorunda bırakıldılar. Hunlar önüne gelen herşeyi yıkıp yakınca Gotlar da Doğu Avrupa’daki yerleşkelerini bırakıp güneye doğru akın etmeye başladılar. Hunlar büyük bir katliam yaşatıyordu bu nedenle de Gotların kaçışı çok hızlı oldu. Hızlı bir şekilde kaçan Gotlar Tuna kıyılarına yerleşmeyi doğru buldular hem Tuna nehri Hunlara karşı bir savunma duvarı görevi de görecekti.

Yalnız tek bir sorun vardı. Burası Flavius Julius Valens Augustus yönetimindeki Roma İmparatorluğu’na aitti. Akın öyle kuvvetliydi ki kısa sürede Roma İmparatorluğu sınırlarındaki Gotların sayısı yüz binleri bulmuştu.

Gotların önderi Fritigern, Roma İmparatorluğu’ndan kendilerini İmparatorluk tebaası olarak kabul etmelerini istedi. Roma İmparatorluğu bunu kabul etti ama ağır şartlarla. İmparatorluk Gotlardan bulundukları toprakları işlemelerini ve gerektiğinde İmparatorluğa asker sağlamalarını istiyordu. Roma İmparatorluğu o dönemler heybetinin zirvesinde olduğundan her an yeni askerlere ihtiyaç duyuyordu. Bunun karşılığında da hem Gotlara yardım dağıtılıacak hem de onların bu topraklarda kalmalarına izin verilecekti. Anlaşma gereği dev bir Got akımı başladı ve kısa sürede sayıları 200.000’i buldu. Akın sırasında can havliyle botlara binen Gotlardan bazıları aşırı yüklemeden botların batması sonucu can verdiler. En sonunda sağ salim nehri geçmeyi başaranlar yeni hayatlarına başlayacaklardı.

İlk başta Romalıların Gotlara karşı tutumu sağduyuluydu fakat bir süre sonra Romalılar arasında ahlaksızlık başladı. Gotlara yardım götüren Romalılar bunları kendi çıkarlarına kullanmaya başladılar ve Gotları açlığa mahkum bıraktılar. Sefalete bürünen Gotlar kendi imkanlarıyla Romalılardan köpek eti satın almak zorunda bırakıldılar. En sonunda da artık Romalı olmak değil Romayı yok etmeye karar verdiler.

Bugün Edirne topraklarında bulunan Adrianopolis’de 100.000 kişilik Gotlar, 40.000 kişilik Romalılara karşı ayaklandı. 29 Tem İmparator Valens de Gotları küçümseyerek Batı Roma imparatoru Gratian’ın yardımını beklemeden Gotlara karşı savaşa girdi. Sonuç ise hezimetti. Gotlar 30.000 Roma askerini katlettiler.

Bu noktadan sonra Roma İmparatorluğu’nun düşüşü başladı. 3 Ağustos 378’de yaşanan bu savaşın ardından Aziz Ambrose “tüm insanlığın sonu, dünyanın sonu” demiştir.

Ey Türk-Oğuz Beyleri, milleti, işitin. Yukarıda gök basmasa, aşağıda yer delinmese, senin ilini, töreni kim bozabilir. Ey Türk milleti, titre, kendine dön.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s