Genel Vergi Hukuku Sorumluluğa Hakim Olan İlkeler

Genel Vergi Hukuku: Sorumluluğa Hakim Olan İlkeler

Yukarıda kapsamı belirlenen vergi sorumluluğunun tabi olduğu hukuki rejim, aşağıda yer verilen vergi sorumluluğuna hâkim belli ilkelerin ortaya çıkması sonucunu doğurmuştur.

Sorumluluğun Bağımlılığı İlkesi

Vergi hukukunda sorumluluğun bağımlılığı ilkesinden kasıt, sorumluluğun vergiyi doğuran olayın gerçekleşmesi ile doğması ve vergi borcunun ifası ile ortadan kalkması, son bulmasıdır. Vergi yasalarımızda bu ilkeyi belirleyen genel bir hüküm bulunmamakla birlikte, bu ilke sorumluluğun anlamından çıkarılmaktadır. Zira, vergi hukuku ilişkisinde, bazı kimselerin, başkasının vergi borcuna ilişkin birtakım maddi veya şekli ödevler üstlenmesi, başkasının vergi borcunun varlığına bağlı olmaktadır.

Vergi sorumluluğu, vergi borcunun ödenmesi ile ortadan kalkabileceği gibi ödeme dışında takas, terkin, zamanaşımı gibi vergi borcunu ortadan kaldıran diğer nedenlerle de ortadan kalkar. Sorumluluğun bağımlılığı ilkesi açısından vurgulanması gereken bir diğer nokta, yükümlülük açısından geçerli zaman sınırlamalarının sorumlular için de geçerli olacağıdır. Bu özellik, VUK m. 8/3’de yer alan yükümlülük tabirinin sorumluları da kapsadığına ilişkin hükümden doğmaktadır. Dolayısıyla, yükümlüler için borcu ortadan kaldıran bir neden olan zamanaşımının dolması, sorumlunun da maddi veya şekli ödevlerinin ortadan kalkması sonucunu doğurur.

Sorumluluğun bağımlılığı ilkesinin bir diğer sonucu da vergi sorumlusunun sorumlu olacağı miktarın, vergi yükümlüsünün vergi borcu miktarı ile aynı olmasıdır. Vergi sorumlusu, asıl vergi borcundan yüksek bir miktarla sorumlu tutulamaz.

Sorumluluğun Fer’iliği İlkesi

Vergi hukukunda sorumluluğun fer’iliği ilkesi ile vurgulanmak istenen, vergi borcunu ödeme ödevi açısından, vergi sorumlusunun, vergi yükümlüsünden sonra geldiği hususudur. Başka bir ifadeyle vergi borcu öncelikle asıl borçludan talep edilmeli ve asıl borçludan alınamazsa veya alınamayacağı anlaşılırsa vergi sorumlusuna başvurulmalıdır. Bu açıdan yaklaşıldığında, vergi hukuku ilişkisinde, bir kimsenin başkasının vergi borcundan doğan sorumluluğu (dar anlamıyla sorumluluk), bir kimsenin kendi vergi borcundan doğan sorumluluğuna göre (geniş anlamıyla sorumluluk) ikincil nitelikli olmalıdır. Vergi yasalarımızda öngörülen bazı sorumluluk türlerinde bu ilke açıkça belirtilmektedir. Söz gelimi, VUK’ta düzenlenen sorumluluk türlerinden biri olan kanuni temsilcilerin sorumluluğunda (m. 10), kanuni temsilcilerin ödevlerini yerine getirmemeleri dolayısıyla, mükelleflerin veya vergi sorumlularının malvarlığından tamamen veya kısmen alınamayan vergi ve buna bağlı alacakların kanuni ödevleri yerine getirmeyenlerden alınacağı açıkça hükme bağlanmıştır. Görüldüğü üzere, yasa koyucu, kanuni temsilcilerin sorumluluğunda, vergi borcunun öncelikle vergi yükümlüsü nezdinde takip edilmesini ve bu takibin kısmen veya tamamen sonuçsuz kalması durumunda vergi sorumlusundan istenebileceğini öngörmektedir. Dolayısıyla, burada maddi ödev açısından sorumluluk ikincildir. Bununla birlikte, vergi yasalarımızda sorumluluğun fer’iliği ilkesinin istisnasını oluşturan hükümler de bulunmaktadır. Vergi kesenlerin sorumluluğu bu duruma örnek oluşturur. Zira GVK m.107 ve KVK m. 27’de yer alan “Tarhiyatın Muhatabı” başlıklı düzenlemeler incelendiğinde, vergi kesintisi yapmakla sorumlu tutulan kişilerin, maddi ödev açısından sorumluluklarının ikincil değil, birincil nitelikli olduğu görülmektedir. Başka bir ifadeyle, söz konusu düzenlemeler uyarınca, vergi borcu, önce sorumludan istenecek, sorumludan alınmadığı takdirde asıl borçluya başvurulacaktır.

Sorumluluğun Sınırsızlığı İlkesi

Yukarıda değinildiği üzere, özel hukukta alacaklının borçlunun malvarlığına el koyabilme iktidarı olarak açıklanan “…ile sorumluluk”, sınırlı sorumluluk ve sınırsız sorumluluk olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. Sınırsız sorumlulukta, borçlu, bütün malvarlığı ile sorumlu iken sınırlı sorumlulukta belirli mallar ile ya da malvarlığının belirli bir kategorisi ile sorumludur. Vergi hukukunda, vergi yükümlülüğünde olduğu gibi, vergi sorumluları da vergi borcunun ödenmesinden bütün malvarlıkları ile sorumludurlar. Bu durumda, vergi sorumluları, başkasının vergi borcundan sınırsız sorumludurlar. Sorumluluğun sınırsız sorumluluk olması ilkesinin bir istisnası, 6183 sayılı Kanun’un 35’inci maddesinde yer almaktadır, anılan hüküm uyarınca, limited şirket ortakları, şirketten tahsil imkânı bulunmayan kamu alacaklarından hisseleri oranında sorumludurlar. Dolayısıyla, limited şirket ortakları, şirketteki hisseleri oranında sorumlu oldukları için sınırsız değil, sınırlı sorumlu olmaktadırlar. Sınırlı sorumluluk: Borçlunun belirli mallar ya da malvarlığının belirli bir kategorisi ile sorumlu olması hâlidir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s