Hasta Bina Sendromu

Hijyen ve Sanitasyon: Hasta Bina Sendromu

Çevre; insan bedeninin dışındaki her şeydir. İnsanlar dış ortamda çalışmak, bir yerlere gitmek, ulaşmak gibi değişik amaçlarla değişik ortamlarda bulunabilmelerine rağmen, en uzun süreli bulunduğu yerler kapalı ortamlardır. Kapalı ortamlara örnek olarak ev, konutlar, işyerleri, okullar, kapalı spor salonları, eğlence, dinlenme, yeme-içme yerleri, sağlık kurumları ve taşıtlar gibi yerler verilebilir.

Dış ortam hava kirliliği özellikle kışın ısınma kaynaklarından çıkan duman ve sanayi tesislerinden çıkan gazların koku ve buhar gazları, dumanları ile görünür olabilirler. İç ve kapalı ortam kirliliği çoğu zaman hissedilmez ve görünmez. Oysa binanın yapısı, boyalı yüzeyler, mobilyalar, perde, halı, kumaş gibi boyalı ürünler, zeminin yapısı ve kaplaması, ocak, soba gibi yanma ürünlerinin varlığı, sigara dumanı, su buharı, oda spreyleri, parfümler gibi birçok faktörden karbondioksit (CO2), karbon monoksit (CO), azot dioksit (NO2), ozon (O3), kükürt dioksit (SO2), formaldehit, uçucu organik bileşikler (UOB) gibi kimyasal nitelikli birçok madde iç ortam havasına değişik miktarlarda salınabilmektedir. Kapalı ortamlar mikroorganizmaların ve allerjenlerin yoğunlaşmasına da neden olabilmektedir. Bunlara ek olarak radon gibi radyoaktif maddeler bile bazı binalarda ciddi düzeylerde rastlanan bir etkendir. Ayrıca dışarıdan içeriye giren her türlü kimyasal, fiziksel ve biyolojik etkenler de iç ortamda yoğunlaşmanın artmasına neden olabilmektedir.

Son yıllarda, binalardaki iç ortam havasının sağlığı olumsuz yönde etkilediği saptanmıştır. Olumsuz iç ortam havasına bağlı olarak insanlarda görülen rahatsızlıklar şunlardır:

1- İç Ortam ile Doğrudan İlişkili Hastalıklar: Bina içerisindeki kaynağı belirli olan bir kirleticinin yol açtığı hastalıklardır. Örneğin alerjik alveolit, astım, lejiyonella ve radon kaynaklı akciğer kanseri gibi.

2- İç Ortamın Dolaylı Etkilediği Hastalıklar: Yüksek veya düşük sıcaklık, aşırı nem, yetersiz hava akımı, kötü koku, kuru hava gibi nedenlerden dolayı görülmesinde ve şiddetinde artma görülen rahatsızlıklar.

3- Hasta Bina Sendromu (HBS): Nedeni belli olmayan fakat iç ortamda bulunan hava kirleticileri ile ilişkili olan rahatsızlıklar.

HBS, o iç ortamda iken ortaya çıkan ve o ortamdan ayrılınca kaybolan ve o ortamdaki birçok kişiyi etkileyen semptomlar ve belirtiler dizisidir. Bu semptomlar iç ortama girildikten ilk 15-30 dakika ile birkaç saat içinde başlayıp, binadan ayrıldıktan 30 dk ile birkaç saat içinde düzelmektedir.

Dünya Sağlık Örgütü (DSÖ-WHO) 1982 yılında, HBS’de görülen semptomları 5 kategori altında listelemiştir:

1- Göz, burun ve boğaz mukozasında tahriş,

2. Baş ağrısı, baş dönmesi, ateş basması, bulantı, kusma, yorgunluk, unutkanlık, konsantrasyon eksikliği gibi nörolojik ve genel sağlık belirtileri,

3. Deride kızarıklık, ağrı, kaşıntı ve kuruluk,

4. Astım olmayan kişilerde astım benzeri semptomlar, göğüste sıkışma hissi, alerjik konjonktivit (göz yaşarması), saman nezlesi gibi burun akıntısı ve hapşırmalar,

5. Koku ve tat duyusunda değişimler, ağzın tad alma duyusunda azalma. HBS’ye bağlı semptomları azaltabilmek için hem kirletici emisyonlarının azaltılması hem de uygun iklimlendirme şartlarının sağlanması gereklidir.

a. Binalarda hem duvar, hem de pencerelerin enerji ve ses yalıtımları nedeniyle iç ortam havası ile dış ortam havası çok fazla değişememektedir. Bu nedenle dış ortam hava koşulları uygun olduğunda, dışarıdan vektör ve kemirgen girişi önlenerek, pencereler açılarak günde en az 1 saat iç ortam havalandırılmalıdır.

b. Toplu yaşanılan büyük iç ortamların havalandırılmasında iklimlendirme sistemleri havalandırmada önemlidir. Ancak bu sistemlerin sadece ortamdaki havayı alıp, temizleyip ısıtarak veya soğutarak tekrar aynı ortama verecek nitelikte düzenlenmemesi gerekir. Zamanla filtrelerde biriken kimyasal ve biyolojik etkenler tekrar ortama verilmiş olur. Bu nedenle büyük kapalı alanlarda iç ortamdan alınan havayı dış ortama atan, dış ortamdaki havayı temizleyerek iç ortama veren sistemler kullanılmalıdır.

c. İç ortamdaki halı, mobilya, ofis araçları, boya, vernik vb. kaynaklanan emisyonların, havaya karışan kirleticilerin azaltılması için düşük emisyonlu ürünler ruhsatlandırılmalı, üreticilerin, imalatçıların ve toplumun bu ürünleri kullanmaları sağlanmalıdır.

d. İç ortamlarda temizlik malzemeleri kullanılarak yapılan temizliklerde mutlaka havalandırma yapılmalıdır.

e. İç ortamda kokusu hoş olsa da içeriği nedeniyle oda spreylerinin kullanımı tercih edilmemelidir.

f. Toplu yaşanılan kapalı ortamlarda yasak olmasına rağmen, evlerde ve çok kalabalık olmayan kişisel işyerleri de dâhil olmak üzere kapalı ortamlarda tütün mamulleri asla kullanılmamalıdır.

g. Tüpgaz / LPG / LNG / doğalgaz gibi mutfakta kullanılan ocaklar kullanılırken çalışır nitelikteki aspiratörler ve havalandırma fanları kullanılmalıdır.

h. İç ortamın ısıtılmasında tüpgaz / LPG / LNG / doğalgaz ile çalışan ısıtıcılar, katalitik sobalar ile odun, kömür sobaları kullanılıyor ise ortam sık sık havalandırılmalı, mutlaka dış ortama açılan baca sistemi ile kullanılmalı, bacaların bakımları ve temizliği yapılmalıdır.

i. İç ortamlar kuru süpürme ile temizlenmemeli, nemli veya ıslak yöntemler kullanılmalı, bu şekilde tozlardan arındırılmalıdır.

j. Evlerde aktif yaşanılan alanların dışında (balkon, az kullanılan oda, pencereli kiler vb.) genel yaşam alanlarında çamaşır kurutulmamalıdır. Hava ve ev koşullarına bağlı olarak aktif yaşanılan alanlarda, odalarda çamaşır kurutulması gerekiyorsa, özellikle çamaşırların ıslak, nemli olduğu ilk anlarda en az 1 saat pencereler veya varsa iklimlendirme araçları veya sistemleri açılarak havalandırma yapılmalıdır. Çamaşır kurutma makinesi kullanılıyorsa bile çamaşırla makineden çıkartıldığında ortam havalandırılmalıdır.

k. Toplu kapalı yaşam alanlarında dijital baskı atölyeleri, kuru temizleme işyerleri olmamalı, bu iş yerleri havalanmanın iyi olduğu yerlerde ve iyi havalandırma sistemleri kurularak çalıştırılmalıdır.

l. HBS’nin kontrolünde mimarlar, mühendisler (inşaat, çevre, makine, elektrik vb.) ve sağlık personeli (hekim, hemşire, çevre sağlık teknisyenleri) işbirliği hâlinde çalışmalıdır.

Bir Cevap Yazın