Günlük Hayatta Özkütle

Özkütlenin ayırt edici bir özellik olduğunu öğrendik. Maddelerin özkütleleri belirli olduğuna göre bir cismin saf madde olup olmadığını özkütlesini hesaplayarak anlayabiliriz. Tahta parçasının su üzerinde yüzmesinin, demir paranın ise batmasının nedeni özkütlelerinin farklı olmasındandır. Gemilerin denizde yüzmesi deniz suyu ile geminin yapıldığı maddenin özkütlelerinin farklılığı sayesinde olur. Maddelerin özkütlelerinin farklı olması karışım hâlindeki maddeleri ayrıştırmakta kullanılır. Eskiden altın arayıcıları kum ile altın parçacıklarını özkütlelerinin farklı olması sayesinde ayrıştırmaktaydılar. Bu yöntemde; kum ve altın karışımının bulunduğu eğimli bir yüzeye su dökülür ve kumun suyla birlikte akması sağlanır. Böylece özkütlesi büyük olan altınının kumdan ayrışması sağlanmış olur. Günümüzde de kuyumculukta diğer maddelerle karışan altın parçacıkları aynı yöntemle ayrıştırılmaktadır. Demir tozları ile tahta parçalarını da su içerisine koyarak aynı yöntemle ayrıştırabiliriz.

Kan ve idrar tahlili yapılırken maddelerin özkütlelerinin farklı olmasından yararlanılır. Hastane laboratuvarlarında kan ve idrar tahlillerini santrifüj aletleri (Resim 2.7) ile yapılmaktadır. Hızla döndürülen sıvı örnekleri içindeki maddeler özkütlelerinin farklılığına göre ayrışır. Tıpkı su ve zeytinyağında olduğu gibi kan ve idrarı oluşturan sıvılar özkütlelerinin farklı olması nedeniyle üst üste sıralandığı görülür. Böylece gerekli ölçüm ve değerlendirmeler yapılır

Köylerimizde yoğurt ve sudan elde edilen bir karışım olan ayrandan tereyağının geleneksel usullerle üretilmesi özkütle farkı ile açıklanır (Resim 2.8). Yayık çalkalandıkça özkütlesi küçük olan yağ parçacıkları, ayranın üzerinde yer alır ve yağ parçacıkları yüzeyde birbirine yapışmış şekilde birikir ve toplanır. Böylece ayrandan tereyağ elde edilmiş olur ancak bazı sıvılar tanecikli yapıları ve tanecikler arasındaki boşlukları nedeniyle birbiri içinde karışır ve farklı bir özkütleye sahip olur. Su ve alkolü buna örnek verebiliriz. Alkolün üzerine su döktüğümüzde birbiri içinde çözünür ve yeni bir madde oluşur. Bu nedenle meydana gelen karışımın özkütlesi su ve alkolün özkütlesinden farklıdır. Benzer şekilde aynı kapta karıştırılan süt ve su da aynı şekilde bir karışım oluşturur.

Geleneksel sanatlarımızdan olan ebru sanatı sanat ve bilimin iç içe olduğu bir sanat dalıdır. Resim 2.9’da ebru sanatının bir örneği görülmektedir. Ebru yapımında da özkütle kavramı önemli bir rol oynamaktadır. Ebru sanatında kitre adı verilen madde suya katılarak suyun yoğunluğu artırılmakta ve su üzerine damlatılan boyaların dibe çökmesi engellenmektedir. Daha sonra ise fırça yardımıyla boyalardan desenler oluşturularak çalışılmaktadır. Özkütle kavramının günlük hayattaki diğer bir örneği de porselen eşya yapımıdır (Resim 2.10). Killi topraktan imal edilen porselen eşyanın istenilen kalitede olması için porselen hamurunun belli bir özkütlede olması gerekir. Bu değer yaklaşık olarak 2,5g/cm³ ‘tür. Porselen eşya üreticileri hazırladıkları porselen hamurunun özkütlesini bu değere göre ayarlarlar. Daha sonra hazırladıkları bu hamura istedikleri şekli vererek yüksek sıcaklıkta fırınlarlar. Porselenden üretilen eşyaların fırınlanması onları dayanıklı hâle getirir.

Bir Cevap Yazın