Türk Tarihinde Kara Bir Leke: Küçük Kaynarca Antlaşması (1774)

1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin imzaladığı en ağır antlaşmalardan biri olmuştur. 28 maddeden oluşan antlaşma, öncelikli olarak Kırım’ın Osmanlı Devleti’yle olan bağlılığına son vermiş, Kırım’ı müstakil bir hanlık hâline getirmiş ve böylece Kırım, Osmanlı Devleti’nin himayesinden çıkmıştır. Osmanlı Devleti ise Yeniçeri Ocağının yozlaştığı dönemde askerî boşluğu dolduran Kırım’ın askerî kuvvetlerinden mahrum kalmıştır. Bununla…

Read More

1768-1774 Türk-Rus Savaşı

XVIII. yüzyılda Osmanlı Devleti ile Rusya arasındaki mücadelelerde genelde Osmanlı Devleti barışın devamından yanayken Rusya, saldırgan bir politika izlemiştir. Bunda Rusya’nın emellerini gerçekleştirmek için XVIII. yüzyılda Osmanlıların içinde bulunduğu durumu fırsat olarak görmesi etkili olmuştur. Rus Çariçesi II. Katerina’nın komşu devletlere karşı takip ettiği saldırgan politika ve yayılmacı siyaset önce Balkanlarda kendini göstermiş ve Rusya,…

Read More

Osmanlı’nın Doğu’da Mücadelesi ve Safevilerin Sonu

1639 yılında Osmanlılarla Safeviler arasında imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması iki devlet arasında uzun bir barış dönemi başlatmış ve ticaret yollarının yeniden canlanmasını sağlamıştır. Sultan III. Ahmed’in Safevilerle siyasi ve ticari ilişkileri geliştirmek istediği dönemde İran’daki Afgan Ayaklanmaları, siyasi bunalımları ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle hem Osmanlı Devleti hem de Rusya, dikkatini Kafkasya ve Batı İran’a çevirmiştir….

Read More

Türk Düşmanı D’argenson Markisi’nin Türkiye’yi Bölme Projesi (1738)

Fransız siyaset adamı Markisi, 1736-1739 Osmanlı ve Avusturya- Rusya Savaşlarının devam ettiği yıllarda çağdaşlarıyla aynı duyguları paylaşıyordu. Türk Devleti’nin taksimi konusuna eğilenlerin kaleminden ilk kez çıkan cömert fikri şöyleydi: Avrupa’nın karşılaşacağı ilk büyük devrim muhtemelen Türk Devleti’nin ele geçirilmesi olacaktır. Türk yenilince herkesin kendi payına düşeni alması lazımdır veya daha iyisi, çok sayıda Hristiyan devlet…

Read More

Osmanlının Fetihlerden Savunma Moduna Geçmesi

Osmanlı Devleti, Sultan II. Mustafa Dönemi’nde büyük toprak kayıplarına neden olan 1699 Karlofça ve 1700 İstanbul Antlaşmalarını imzaladı. Sultan III. Ahmed Dönemi’nde devletin dış siyasetini Karlofça Antlaşması’nın etkileri belirledi. Bu nedenle XVIII. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı Devleti, Karlofça Antlaşması’yla kaybedilen toprakları geri almaya çalıştı. İstanbul Antlaşması’yla elde ettiği yerleri yeterli görmeyen Rusya, Avrupalı devletlerden Osmanlı…

Read More

Türklerin Denizlerdeki Egemenliği Zayıflaması

XVI. yüzyılda Akdeniz’e hâkim olan Osmanlı deniz gücü, Fas’a kadar nüfuz sahasını genişletmiştir. Osmanlı, sınırları Atlas Okyanusu’na dayanmasına rağmen etkili bir okyanus siyaseti izlememiştir. 1645 Girit Seferi’ne kadar büyük çapta bir sefer için Akdeniz’e çıkmayan Osmanlılar, sadece sahilleri korumak amacıyla denizlere açılmıştır. Osmanlı Devleti’nin denizlerdeki hâkimiyetini kadırga güçleriyle sürdüremeyeceği XVI. yüzyıl sonlarından itibaren ortaya çıkmıştır….

Read More

Türk Tarihi: Osmanlı Denizciliğinde Kadırgadan Kalyona Geçiş

Osmanlı gemiciliğinin gelişimindeki birinci dönem, devletin kuruluşundan XVII. yüzyılın sonlarına kadar devam eden kürekli gemilerdir. İkinci dönem ise XIX. yüzyılın ortalarına kadar süren yelkenli gemiler dönemidir. Birinci dönemde kullanılan başlıca gemiler kadırgalar iken ikinci dönemde kalyonlar kullanılmıştır. Osmanlı denizcilik tarihinde kadırgaların hâkim olduğu birinci döneme, özellikle Osmanlı gemi teknolojisine, kendi bilgi ve becerilerini ilave eden…

Read More

Avrupa Tarihi: Sömürgeciliğin Gelişi

İspanya, Portekiz, Hollanda, Fransa ve İngiltere gibi Avrupalı güçler, XVII. yüzyılın başından itibaren uyguladıkları stratejilerle denizlerde küresel ölçekli ticari ve askerî faaliyetlere girişti. Coğrafi Keşifler sonucunda Portekizliler ve İspanyollar yeni yerler ve deniz yolları keşfederek sömürgeler oluşturdu İspanya, Amerika kıtasındaki sömürgecilik faaliyetleriyle XVI. yüzyılın sonunda dünyanın en zengin ülkelerinden biri oldu. Ancak İspanya ve Portekiz’in…

Read More

Avrupa Tarihi: Modern Devlete Geçiş

Tarihin ilk dönemlerinden itibaren toplumun üzerinde siyasi otorite kurulduğu bilinmektedir. Bununla birlikte modern devlet anlayışı Avrupa’da Westphalia Antlaşması’ndan itibaren ortaya çıkmıştır. Modern devlet anlayışında kilisenin, devlet ve toplum üzerindeki etkisinin azaltılması esastır. Böylece merkezî otoritenin, ülkede tek hâkim güç olması sağlanmıştır. Modern devletlerde merkezî bir ordu bulunur ve merkezî otoritenin koyduğu hukuk kuralları her zaman…

Read More

Avrupa Tarihi: Otuz Yıl Savaşları (1618-1648)

Avrupa’da din alanında başlayan fakat arkasında bir takım siyasi, sosyal ve ekonomik gelişmelerin bulunduğu mücadelelerin sebebi iki temele dayanır. Bu sebeplerden ilki Habsburg Hanedanı’nın Avrupa’da tek hâkim güç olma isteğidir. Topraklarını evlilik veya veraset yoluyla günden güne artıran Habsburgların, Avrupa’daki genişleme siyaseti başta Fransa olmak üzere bölgedeki devlet ve prensliklerin başkaldırmasına neden olmuştur. İkinci sebep…

Read More