Genel Vergi Hukuku Takas Nedir?

Genel Vergi Hukuku Takas Nedir? Takas, iki kişi arasındaki karşılıklı, birbirine benzer ve istenebilir borçların, ayrı ayrı ödenmeksizin, taraflardan birinin beyanıyla sona erdirilmesi olarak tanımlanabilir. Borçlar, borçların eşit olması durumunda tamamen, eşit olmamaları durumunda küçük olanı oranında sona ermektedir. Borçlar Kanununda yer alan takas ile ilgili düzenlemeye göre iki şahıs karşılıklı bir miktar meblağı veya benzer malları birbirine borçlu oldukları takdirde, her iki borç da muaccel ise iki taraftan her biri borcunu alacağı ile takas edebilmektedir. Düzenlemeden de anlaşılacağı üzere takas beyanında bulunabilmenin ilk koşulu iki kişinin karşılıklı olarak birbirine borçlu olmasıdır. İkinci koşul karşılıklı borçların özdeş olması, aynı nitelikte … Okumaya devam et Genel Vergi Hukuku Takas Nedir?

Tahsilat ve İhtilaflı İşler Daire Başkanlığı

Tahsilat ve İhtilaflı İşler Daire Başkanlığı Tahsilat ve İhtilaflı İşler Daire Başkanlığının görevleri şunlardır: a. Amme alacaklarının süresinde ve kanunlara uygun bir şekilde tahsili için gerekli tedbirleri almak ve uygulanmasını sağlamak. b. 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanması ve sorunların çözümü konusunda mükelleflere ve ilgili birimlere görüş bildirmek. c. İhtilaflı konuları analiz ederek mükelleflerle anlaşmazlıkları en aza indirecek tedbirler almak, ç. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun hükümlerine göre kamu alacaklarının taksitlendirme, tecil ve terkin işlemlerini yürütmek. d. Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun uygulanmasında kamu kurum ve kuruluşları arasında uygulama birliğini sağlamak. e. Terkini gereken vergiler … Okumaya devam et Tahsilat ve İhtilaflı İşler Daire Başkanlığı

Genel Vergi Hukuku: Mükellef Haklarının Gelişimi

Genel Vergi Hukuku: Mükellef Haklarının Gelişimi Mükellef haklarının gelişimi, devletin vergilendirme yetkisinin sınırlandırılmaya başladığı dönemden itibaren ele alınabilir. İngiltere’de 1215 yılında imzalanan Magna Carta Libertatum (Büyük Özgürlükler Fermanı), kralın ve dolayısıyla devletin vergilendirme yetkisinin ilk kez sınırlandırıldığı ve hukuk devleti fikrinin tarihi önderi konumuna sahip olan bir belgedir. Bu ferman ile “Temsilsiz vergi olmaz” ilkesi ve “makul oranda vergileme” anlayışının ilk adımları atıldığından mükellef haklarının da temelini oluşturduğu söylenebilir. Daha sonra, 1628’de kabul edilen “Haklar Dilekçesi” ve 1689’da ilan edilen “Haklar Demeci” ile parlamentonun onayı olmaksızın kralın vergi koyması yasaklanarak mükellef haklarının gelişimi gelenekselleşmeye başlamıştır. Amerika Birleşik Devletleri’nde ise 1776 … Okumaya devam et Genel Vergi Hukuku: Mükellef Haklarının Gelişimi

Genel Vergi Hukuku: Mükellef Haklarının Tanımı

Genel Vergi Hukuku: Mükellef Haklarının Tanımı Mükellef haklarının genel kabul görmüş bir tanımı olmamakla birlikte, mükellef hakları ile ilgili farklı tanımlar yapılabilir. Bir tanıma göre mükellef hakları; anayasa, uluslararası sözleşme, kanun veya mükellef hakları bildirgelerinde yer alan bir dizi haklar bloğunu ifade eder. Bu anlamda mükellef hakları, hukukun vergi mükellefine tanıdığı ve devletten vergilendirme yetkisi çerçevesinde vergi hukuku kurallarını yaratırken veya uygularken bir şey yapmasını veya yapmamasını talep edebileceği yetkilerdir. Bir diğer tanıma göre mükellef hakları, temel insan haklarından kaynaklanan ve anayasa, uluslararası anlaşma, kanun veya idari düzenlemelerle korunan, mükelleflerin vergileme işlemi sırasında ileri sürebilecekleri haklardır. Yani mükellef hakları, vergilendirme … Okumaya devam et Genel Vergi Hukuku: Mükellef Haklarının Tanımı

Vergi Sorumlusunun Vergi İdaresi Karşısındaki Konumu

Vergi Sorumlusunun Vergi İdaresi Karşısındaki Konumu Yukarıda açıklandığı üzere, vergi sorumluları, yükümlünün maddi ve/veya şekli vergi ödevlerini yerine getirmektedirler. Bu durum, vergi sorumlularının, yükümlülere tanınmış hata düzeltme ve takas talep etme gibi bazı hakları kullanıp kullanamayacağı tartışmasını da beraberinde getirmektedir. Bu başlık altında, vergi sorumlularının hata düzeltme ve takas talep etme haklarına sahip olup olmadıkları incelenmektedir. Vergi hatalarının düzeltilmesi, VUK m. 116 vd. tanımlanmış vergi uyuşmazlıklarının idari çözüm yollarından biridir. Yasadaki tanımına göre, vergi hatası, “vergiye müteallik hesaplarda veya vergilendirmede yapılan hatalar yüzünden haksız yere fazla veya eksik vergi istenmesi veya alınması”dır. Vergi hataları, vergi idaresinin hatayı kendiliğinden fark edip … Okumaya devam et Vergi Sorumlusunun Vergi İdaresi Karşısındaki Konumu

Vergi Sorumluluğu Kapsamına Girmeyen Durumlar

Vergi Sorumluluğu Kapsamına Girmeyen Durumlar Vergi sorumlusunu vergi yükümlüsünden ayıran temel ölçüt vergiyi doğuran olayın şahsında gerçekleşmemiş olmasıdır. Bu ayırıcı ölçüte rağmen vergi yükümlülüğü ile vergi sorumluluğu sıkça karıştırılabilmektedir. Bu karışıklığın en sık yaşandığı durumlar ise şunlardır: Yükümlünün Kendi Borcundan Sorumluluğu Vergi sorumluluğuyla karıştırılan durumlardan biri yükümlünün kendi borcundan doğan sorumluluğudur. Vergi yükümlüsü elbette maddi ödevi olan kendi vergi borcunu ödemek ve/veya şekli ödevlerini yerine getirmekten sorumludur. Ancak bu sorumluluk, yükümlünün kendi şahsında gerçekleşen ödevleri ifayla sınırlıdır. Hatta, vergi yükümlüsünün maddi ve/veya şekli ödevlerini ifa konusunda bir başkası vergi sorumlusu yapılsa dahi, vergi yükümlüsü sıfatı sürecektir. Yansıtılan Vergiler Vergi sistemi … Okumaya devam et Vergi Sorumluluğu Kapsamına Girmeyen Durumlar

Vergi Kesenlerin Sorumluluğu

Vergi Kesenlerin Sorumluluğu VUK m. 11’de vergi kanunlarının öngördüğü belli durumlarda, yaptıkları veya yapacakları ödemelerden vergi kesmeye mecbur olanlar vergi sorumlusu olarak kabul edilmiştir. Vergi kesenlerin sorumluluğu olarak adlandırılan bu duruma örnek olarak Gelir Vergisi Kanunu m. 94 verilebilir. Bu madde uyarınca kamu idare ve müesseseleri, iktisadi kamu müesseseleri, sair kurumlar, ticaret şirketleri, iş ortaklıkları, dernekler, vakıflar, dernek ve vakıfların iktisadi işletmeleri, kooperatifler, yatırım fonu yönetenler, gerçek gelirlerini beyan etmeye mecbur olan ticaret ve serbest meslek erbabı, zirai kazançlarını bilanço veya ziraî işletme hesabı esasına göre tespit eden çiftçiler belli ödemeleri nakden veya hesaben yaptıkları sırada, lehine ödeme yapılanın gelir … Okumaya devam et Vergi Kesenlerin Sorumluluğu

Genel Vergi Hukuku: Üçüncü Kişi Ödevliler

Genel Vergi Hukuku: Üçüncü Kişi Ödevliler Üstlendikleri ödevler, vergi sorumlusunun üstlendiği ödevlere benzemeyen vergi ödevlileri de vardır. Doktrinde, “üçüncü kişi ödevliler” olarak adlandırılan bu kişilere vergi ödevi ilişkisinde, vergi borcu ödeme ve şekli ödevlerin tamamen dışında, bilgi verme ve bildirimde bulunma, denetleme-kontrol gibi, niteliği itibariyle tamamen farklı ödevler yüklenmiştir. Hemen belirtmek gerekir ki “üçüncü kişi ödevli” kavramı Vergi Usul Kanunu’nda tanımlanmış bir kavram da değildir. Yukarıda da belirtildiği üzere, üçüncü kişi ödevliler, vergi borcu ilişkisinde değil, vergi ödevi ilişkisinde yükümlülükler üstlenmiş kimselerdir. Daha önce de değinildiği üzere, vergi mahremiyetini ihlal etmemeyi üstlenmiş vergi yargıçları, yükümlünün özel işlerini yapmamayı üstlenmiş vergi … Okumaya devam et Genel Vergi Hukuku: Üçüncü Kişi Ödevliler

Genel Vergi Hukuku: Vergi Sorumlusu

Genel Vergi Hukuku: Vergi Sorumlusu “Vergi sorumlusu”, vergiyi doğuran olay kendi kişiliğinde gerçekleşmemekle birlikte başkasının vergiye ilişkin maddi ve/veya şekli ödevlerini yerine getirmek zorunda olan kişidir. Vergi sorumlusunu vergi yükümlüsünden ayıran belirleyici ölçüt, “vergiyi doğuran olayın kişiliğinde gerçekleşip gerçekleşmediği”dir. Vergiyi doğuran olay, vergi sorumlusunun değil, başkasının kişiliğinde gerçekleşmektedir. Vergi sorumlusunun vergi ödevi ilişkisindeki görevi, vergi yükümlüsünün borcunu vergi idaresine ödemek ve bu ödevle doğrudan ya da dolaylı olarak ilgili şekli ödevleri yapmak, bazı durumlarda ise bu iki ödevden sadece birini yerine getirmektir. Vergi yükümlülüğünün yasayla belirlenmesi gerektiğine ilişkin anayasal düzenleme vergi sorumluluğu için de geçerlidir. Vergi yükümlülüğünde olduğu gibi vergi … Okumaya devam et Genel Vergi Hukuku: Vergi Sorumlusu

Genel Vergi Hukuku: Cumhurbaşkanlığı Kararları

Genel Vergi Hukuku: Cumhurbaşkanlığı Kararları Cumhurbaşkanlığın kararları, Cumhurbaşkanının yürütme yetkisinden kaynaklanan idari kararlarıdır. Vergileme konusunda vergi kanunları ile belirlenmiş olan alt ve üst sınırlar arasında kalmak kaydıyla vergilerin istisna, muafiyet indirim ve oranlarında değişiklik yapma yetkisi Cumhurbaşkanlığı Kararları ile düzenlenebilir. Bu kararlar idari işlem olması nedeniyle idari yargının denetimine tabidir. Görevli mahkeme ise Danıştay’dır (Danıştay Kanunu md 24/1-a). Okumaya devam et Genel Vergi Hukuku: Cumhurbaşkanlığı Kararları

Genel Vergi Hukuku: Anayasa Nedir?

Genel Vergi Hukuku: Anayasa Nedir? Pozitif anlamda anayasa, bir devleti oluşturan yasama, yürütme ve yargı gibi temel organları bunların birbirleriyle ilişkilerini ve insan haklarını düzenleyen en üst hukuki metindir. Modern anlamda anayasa ise bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin etkili bir şekilde korunabilmesi için devlet gücünün sınırlandırılmasını ifade eder. Bu açıdan modern anayasaların ortaya çıkışı ile vergilendirme yetkisi arasında yakın bir ilişki vardır. Vergilendirme yetkisi, devletin sınırlandırılan ilk yetkilerindendir. Bu yüzden bütün anayasalarda vergi hukukukun temel ilkelerinden biri olan kanunsuz vergi olmaz” ilkesine yer verildiğini görürüz. Birinci ünitede açıklandığı üzere 1982 Anayasasının “vergi ödevi” başlığını taşıyan 73. maddesinde vergi ve benzeri … Okumaya devam et Genel Vergi Hukuku: Anayasa Nedir?

İlginç Vergiler: İskambil Vergisi

İlginç Vergiler: İskambil Vergisi Televizyon ve playstation hayatımıza girmeden önce belki de insanların en büyük eğlencesi kart oyunlarıydı. 16. ve 17.yüzyıllar arasında İngiltere’de Kral 1.James, insanların bu ilgisini paraya çevirmek istemiş ve hemen vergilendirmiş. Oyun oynanan iskambil destesinin vergisinin ödendiğinin anlaşılabilmesi için, maça asının üzerine kraliyet arması basılıyormuş. Okumaya devam et İlginç Vergiler: İskambil Vergisi

Genel Vergi Hukuku: İdare Hukuku ile İlişkisi

Genel Vergi Hukuku: İdare Hukuku ile İlişkisi Vergi hukuku ile idare hukuku arasında geniş kapsamlı ve yoğun bir ilişki bulunmaktadır. Vergi hukukunun bir kısım kavramları, tümüyle idare hukukunun genel kavramları üstüne oturmaktadır. Türk Vergi Mevzuatında bu yaklaşıma dayanak oluşturacak hükümler yer almaktadır. Nitekim, Vergi Usul Kanunu tarh işlemini, “vergi alacağının kanunlarında gösterilen matrah ve nispetler üzerinden vergi dairesi tarafından hesaplanarak bu alacağı miktar itibariyle tespit eden idarî muameledir.” (VUK.m.20) biçiminde tanımlanmaktadır. Dolayısıyla idari işlem teorisi, idare hukuku alanından tümüyle vergi hukukuna yansımaktadır. Bu itibarla, idari işlemlerin unsurları, sakatlıkları, sakat işlemlerin geri alınması ya da kaldırılması (düzeltme), yargısal denetim gibi konularda … Okumaya devam et Genel Vergi Hukuku: İdare Hukuku ile İlişkisi

Vergi Hukuku Kavramı

Vergi Hukuku Kavramı Ülke ekonomileri, özel ve kamu kesimi olmak üzere, iki farklı kesimden oluşmaktadır. Özel kesimde, özel nitelikteki mallar, piyasa mekanizmasının belirlediği şartlar altında üretilmektedir. Kamu kesiminde ise kamu malı ve hizmetleri ile yarı-kamu malı ve hizmetlerinin üretimi, siyasî karar alma mekanizması içinde gerçekleşmektedir. Özel kesimde üretimin finansmanı ve dolayısıyla devamlılığı, kişilerin ve işletmelerin sahip oldukları ve ürettikleri mal ve hizmetleri bir fiyat karşılığında satmaları yoluyla sağlanmaktadır. Kamu kesiminde sunulan mal ve hizmetlerin, kural olarak, bir fiyatının bulunmaması kamu kesiminin finansmanı sorununu gündeme getirmektedir. Kamu hizmetlerinin temel ve genel bir kaynak olan vergi gelirleri ile yerine getirilmesi, devletlerin uzun … Okumaya devam et Vergi Hukuku Kavramı

İktisada Giriş: Vergi Yükü Dağılımı

İktisada Giriş: Vergi Yükü Dağılımı Uygulanan birim satış vergisinin üretici ve tüketici tarafından hangi miktarda yüklenileceğini arz ve talep eğrilerinin eğimleri, ya da daha net bir biçimde esneklikleri belirler. Şimdi esneklikleri farklı olan talep ve arz eğrileri için birim satış vergilerini açıklamayı sürdürelim. İlk olarak talebin fiyat esnekliğinin arzın fiyat esnekliğinden küçük olduğunu düşünelim. Bu arz eğrisine göre daha dik talep eğrisi anlamına gelmektedir. Grafik 5.9 bu durumu göstermektedir. Talep esnekliğinin arz esnekliğinden küçük olması durumunda uygulanacak 2 TL’lik verginin ne kadarını, kim ödeyecektir? Esneklik konusunu işlediğimiz dördüncü bölümdeki bilgilerimizden hareketle, • Talep esnekliğinin arz esnekliğinden daha küçük olması durumunda, … Okumaya devam et İktisada Giriş: Vergi Yükü Dağılımı

Küresel Kaynak Kullanımı

Küresel Kaynak Kullanımı Dünya üzerinde ticarette başarılı olan ülkelere bakıldığında bu ülkelerin rekabeti en etkin kullanan, küresel serbest piyasa ekonomisinden en çok kâr elde eden, küresel üretimde en etkili olan ve uluslararası ticarete en çok yönelmiş olan ülkeler olduğu görülmektedir. Küresel kaynak kullanımı da bu noktada ülkeler için önemli olmaktadır. Kaynak kullanımı (sourcing), satın alma ya da tedarik olarak da adlandırılmaktadır ve ürün, malzeme ve hizmetlerin kimden ve nereden tedarik edileceği konusunda kararların alındığı sürece verilen isimdir. Küresel kaynak kullanımı ise (global sourcing), mal ve hizmetlerin jeopolitik sınırlar arasında oluşturulan pazarlardan temin edilmesidir. Küresel kaynak kullanımının en önemli nedenleri arasında … Okumaya devam et Küresel Kaynak Kullanımı

Kurumsal Kaynak Planlaması (KKP)

Kurumsal Kaynak Planlaması (KKP) Nedir? Kurumsal Kaynak Planlaması işletmenin bütün fonksiyonlarının bütünleşik olarak çalışabilmelerine imkân veren, kritik kaynakların yönetilmesini ve analiz edilmesini sağlayan bilgi sistemidir. Küreselleşmenin doğal bir sonucu olarak değişik coğrafi bölgelerdeki iş faaliyetlerinin dağınık veri tabanları ve küresel entegrasyon yoluyla yönetilmesi önem kazanmış ve KKP olgunluk çağına girmiştir. KKP, firmalar arası global bilgi entegrasyonunu gerçekleştiren bütünsel bir yazılım stratejisidir. Müşteri talebinin sürekli nitelik ve nicelik olarak değiştiği ve bu değişimin tahmin edilmesinin ne kadar zor olduğu bilinen bir gerçektir. Faaliyetlerin bu değişime uygun hareket edebilecek hale getirebilmenin yolu KKP yaklaşımından geçmektedir. Hem stratejik planlama çalışmaları ile belirlenen amaç … Okumaya devam et Kurumsal Kaynak Planlaması (KKP)