Türkiye’de Hayvancılık: 1950-1960 Yılları Arası Dönem

Türkiye’de Hayvancılık: 1950-1960 Yılları Arası Dönem

Türkiye’de 1950 yılı, siyasi ve ekonomik alanda yeni bir dönemin başladığı yıl olarak değerlendirilmektedir. Bu dönemde hayvancılık sektörünü etkileyecek olan önemli gelişmelerin başında, hayvancılığa dayalı EBK ile Yapağı ve Tiftik, Yem Sanayi AŞ’nin kurulması gelmektedir. Türkiye tarımında traktörün kullanımı 1936 yılında başlamakla birlikte, traktör kullanımının yaygınlaşması II. Dünya Savaşı sonrasında gerçekleşmiştir. Ülkemizde 1946-1950 yılları arasında etkili olan Marshall yardımı, tarımda makineleşme için gerekli olanakları sağlamış, özellikle traktör ithalatını hızlandırmıştır. Sadece 1950-1955 yılları arasındaki 5 yıllık dönemde traktör sayısı 16 binden 40 bine ulaşmıştır. Böylece toplam ekilebilir tarımsal üretim alanı, 1950 yılında 1927 yılına göre %119 oranında artarak, 14,5 milyon hektara, 1960 yılında ise %251 oranında artarak 23,3 milyon hektara çıkmıştır.

Bu yıllarda toplam bitkisel üretimde belirgin artışlar sağlanmıştır. Ancak tarımda teknoloji kullanımı yanlış anlaşılmış ve sağlanan bu üretim artışı, verimlilik artışından değil, hayvancılığın temel girdisi ve ülkenin en önemli doğal kaynaklarından olan çayır ve meraların yok edilerek tarım alanlarına dönüştürülmesi ile elde edilmiştir. Bu durumun bir göstergesi, bazı tarımsal ürünlerin toplam üretim miktarındaki artış, dekar başına olan verim artışından çok fazla gerçekleşmiştir. Örneğin Türkiye’de buğday ekim alanı 1950-1960 yılları arasında %76 oranında artarken, dekar başına alınan ortalama buğday miktarı yani verimlilik %23 oranında artış göstermiştir. Yine aynı dönemde tarımsal üretimde sağlanan gelişme, nüfus artış hızının gerisinde kalmıştır. Meraların tahrip edilerek tarımsal üretime açılması toplam tarımsal üretimi sınırlı ölçüde artırmakla birlikte, kırsal ekonomik ve ekolojik yapıda önemli bozulmaları da beraberinde getirmiştir. Bununla birlikte hayvancılık sektörü için en ucuz kaba yem kaynağı olan çayır ve mera alanları 1935 yılında 44,3 milyon hektar iken, 1950 yılına kadar %14,7 oranında azalarak 37,8 milyon hektara gerilemiştir. 1960 yılına gelindiğinde ise azalış oranı %35,4’e çıkmış toplam çayır ve mera alanı ise 28,6 milyon hektara düşmüştür.

Türkiye’de 1950-1960 yılları arası dönemde hayvancılık sektörü açısından önemli gelişmeler arasında, devletin öncülüğünde kurularak hizmete giren hayvancılığa dayalı sanayi işletmeleri yer almaktadır. Bunlardan EBK 28 Ağustos 1952 tarihinde K/871 sayılı Bakanlar Kurulu Kararnamesi ile kurulmuş ve 1 Ocak 1953 tarihinde faaliyete geçmiştir. EBK’nun, devlet elinde hayvancılıkta üretimin rasyonelleşmesini sağlayacak bir araç olması yanında ulusal et endüstrisini kurma ve bu konudaki girişimlere öncülük etmek amacı da bulunmaktadır. Yem Sanayi AŞ ise 1956 yılında kurulmuş olup, amacı; hayvancılık sektörü için en önemli girdi unsurlarından olan karma yem üretmek, yem maddeleri üretimini teşvik etmektir. Bu dönemde kurulan bir başka Kamu İktisadi Teşebbüsü (KİT) ise Yapağı Tiftik AŞ, 1955 yılında kurulmuştur. Kurumun kuruluş amacı, ülkede yapağı ve tiftik pazarlamasında üretici çıkarlarını korumak, üreticiden doğrudan alımlar yapmak ve ince elyaflı yapağının ülkede üretimini teşvik etmektir. Hayvan ıslah çalışmalarına 1950-1960 yılları arası dönemde sığırcılıkta damızlık hayvan ithalatı ile devam edilmiştir. Koyunculukta ıslah çalışmaları çerçevesinde yürütülen merinoslaştırma faaliyeti ise özellikle II. Dünya Savaşı sırasındaki sıkıntılı dönemde gereken titizlikte yürütülememiş ve buna bağlı olarak da ıslah konusunda başarılı olunamamıştır.

Aynı dönemde kooperatifçiliğe gereken önem gösterilmemiştir. Ancak 1961 yılı Anayasası’nda kooperatifçilik özel bir madde ile yer almış ve 1963 yılından itibaren beş yıllık kalkınma planlarında kooperatifçiliğin geliştirilmesi için gerekli tedbirler belirlenmiştir. Atatürk sonrasında planlı kalkınma dönemlerine kadar geçen süreç genel olarak değerlendirildiğinde, 1950-1960 arası ekonomide ve siyasette liberalleşme politikaları daha çok bitkisel üretime ağırlık vermiş, hayvancılıkta ise aksine yükselen fiyatları baskılamak için uygulanan narh (tavan fiyat belirlenerek uygulanan narh) politikaları, hayvansal üretimde sektörün potansiyeli ölçüsünde gelişmesine engel olmuştur. Bu olumsuzluklara rağmen, 1950-1960 yılları arasında sütte %4,1; ette %6,5 ve yapağıda %4,6 oranında yıllık ortalama üretim artışı sağlanabilmiştir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s