Aktif Nüfus, Aracı, Arz Nedir?

Aktif nüfus: Nüfusun çalışma istek ve yeteneği bulunan 15- 64 yaş arası kesimidir. Aracı: Üretici ve tüketici arasında faaliyet gösteren ve malın tüketiciye ulaşmasını sağlayan kurum ve kimseleri ifade eder. Arz: Üreticilerin ellerinde bulundurdukları iktisadi mal ve hizmetleri belirli bir piyasada, belirli bir zamanda, belirli bir fiyata satmaya hazır ve razı olmalarıdır. Arz esnekliği: Bir iktisadi mal veya hizmetin fiyatlarında meydana gelen değişmeler karşısında üreticiler tarafından arz edilen miktardaki duyarlılığı ortaya koyan kavramdır. Okumaya devam et Aktif Nüfus, Aracı, Arz Nedir?

Hayvancılık Ekonomisi Ünite 8 Soru-Cevap

Hayvancılık Ekonomisi Ünite 8 Soru-Cevap Sınavda Çıkan Sorular Test Soruları Sınavda çıkacak olan soruların cevapları Doğru Cevaplar Kalın Punto ve Altı Çizili Olarak Verilmiştir 1- Aşağıdakilerden hangisi hayvancılık sektörünün üstlendiği ekonomik fonksiyonlardan biri değildir? a. Sanayiye hammadde sağlanmasıb. Ulusal beslenme ihtiyacının karşılanmasıc. Kırsal alanda işsizliğin önlenmesi ve yeni istihdam imkânlarının yaratılmasıd. Bölgeler ve sektörler arası dengeli kalkınma ile kalkınmanın istikrar içinde başarılmasıe. İthalatın artırılması 2- Aşağıdakilerden hangisi Türkiye’de hayvancılık sektöründe 1950-1960 yılları arası dönemde kurulan Kamu İktisadi Teşebbüslerinden (KİT) biri değildir? a. Et ve Balık Kurumub. Yapağı, Tiftik Anonim Şirketic. Yem Sanayi Anonim Şirketid. Süt Endüstrisi Kurumue. Hiçbiri 3- Aşağıdakilerden … Okumaya devam et Hayvancılık Ekonomisi Ünite 8 Soru-Cevap

Türkiye’de Uygulanan Hayvancılık Politikası Değerlendirme

Türkiye’de Uygulanan Hayvancılık Politikalarının Sonuçları itibariyle Değerlendirilmesi Cumhuriyetin ilanından bu yana Türkiye’nin kırsal ekonomik kalkınma ile birlikte hedefi hep sanayileşmek olmuştur. Gelişmekte olan birçok ülkede de hedef sanayileşmektir. Ancak tarımı ve hayvancılığı ihmal etmeden bir bütünlük ilkesi içerisinde sanayileşmeyi hedef almak ekonomik gelişmeyi daha da hızlandıracaktır. Başka bir deyişle tarım ve hayvancılık sektörlerinde alınacak akılcı politika tedbirleri ile sağlanacak rasyonelleşme aynı zamanda sanayileşmeye ve genel ekonomik kalkınmaya bir dinamizm kazandıracaktır. Avrupa Birliği’ne üye Almanya, Fransa, İngiltere, Hollanda gibi gelişmiş ülkeler, sanayileşme sürecinden geçerken tarım ve hayvancılığı ihmal etmemiş ve hatta bu sektörlerden sağladıkları sermaye birikimini sanayileşmeye aktararak bugünkü sanayi ülkesi … Okumaya devam et Türkiye’de Uygulanan Hayvancılık Politikası Değerlendirme

Hayvan Varlığı ve Irk Kompozisyonu

Hayvan Varlığı ve Irk Kompozisyonu Türkiye’de 1980-2009 yılları arası türlere göre hayvan varlığı ve değişimi Tablo 8.2’de sunulmuştur. Tabloda görüldüğü üzere, Türkiye’de 1980-2009 yılları arasındaki dönemde, sığır, manda, koyun ve keçi varlığında önemli düşüşler meydana gelmiştir. Bu dönemde sığır varlığında %32,5; manda varlığında %91,5; koyun varlığında %55,3 ve keçi varlığında %73,1 oranında azalışlar meydana gelmiştir. Türkiye’de 1990-2009 yılları arasındaki dönemde ırklara göre sığır sayıları ve toplam sığır varlığı içindeki payları Tablo 8.3’de verilmiştir. Türkiye’de 1990-2009 yılları arasındaki dönemde, kültür ırkı ve kültür melezi sığır varlığının arttığı, yerli ırk sığır sayısının ise azaldığı görülmektedir. Ülkemizde 1990 yılına göre 2009 yılında, kültür … Okumaya devam et Hayvan Varlığı ve Irk Kompozisyonu

Türkiye’de Hayvancılık Sektöründe Mevcut Durum

Türkiye’de Hayvancılık Sektöründe Mevcut Durum Türkiye’de 2009 yılı itibariyle nüfusun yaklaşık %24,7’si tarım ve hayvancılık sektöründe istihdam edilmekte iken, Gayri Safi Milli Hâsıla (GSMH) içerisinde tarım ve hayvancılığın payı %8,2 oranındadır. Bu değerler tarım ve hayvancılık sektörünün, Türkiye ekonomisinde halen çok önemli bir yere sahip olduğunu açıkça göstermektedir. Hayvancılık sektöründe mevcut durum ve potansiyelin ortaya konması amacıyla genellikle 1990-2009 yılları arası süreçteki veriler, eğilim ve gerçekleşmeler incelenmiştir Okumaya devam et Türkiye’de Hayvancılık Sektöründe Mevcut Durum

Türkiye’de Hayvancılık: 1960-1980 Yılları Arası Dönem

Türkiye’de Hayvancılık: 1960-1980 Yılları Arası Dönem Türkiye’de 1963 yılında, kalkınmanın 5 yıllık plan dönemleri halinde sürdürülmesini öngören bir süreç başlamıştır. Bu kapsamda 1961 yılında kalkınma ile ilgili tüm önlemleri demokratik prensipler içerisinde yürütecek, bölgeler arası dengeli kalkınmanın koşullarını yerine getirecek ve özetle ülkenin sosyal ve ekonomik sorunlarını belirleyerek bunların çözümü için orta ve uzun vadeli planlar hazırlayacak olan Devlet Planlama Teşkilatı (DPT) kurulmuştur. Türkiye’de daha hızlı bir kalkınmayı sağlamak amacıyla yapılacak yatırımları disiplin altına almayı hedefleyen beş yıllık kalkınma planları hayvancılıkta potansiyelin harekete geçirilmesinde başarılı sonuçlar vermemiştir. 1960-1980 yılları arası dönemi kapsayan I., II. ve III. Beş Yıllık Kalkınma Planı … Okumaya devam et Türkiye’de Hayvancılık: 1960-1980 Yılları Arası Dönem

Türkiye’de Hayvancılık: 1950-1960 Yılları Arası Dönem

Türkiye’de Hayvancılık: 1950-1960 Yılları Arası Dönem Türkiye’de 1950 yılı, siyasi ve ekonomik alanda yeni bir dönemin başladığı yıl olarak değerlendirilmektedir. Bu dönemde hayvancılık sektörünü etkileyecek olan önemli gelişmelerin başında, hayvancılığa dayalı EBK ile Yapağı ve Tiftik, Yem Sanayi AŞ’nin kurulması gelmektedir. Türkiye tarımında traktörün kullanımı 1936 yılında başlamakla birlikte, traktör kullanımının yaygınlaşması II. Dünya Savaşı sonrasında gerçekleşmiştir. Ülkemizde 1946-1950 yılları arasında etkili olan Marshall yardımı, tarımda makineleşme için gerekli olanakları sağlamış, özellikle traktör ithalatını hızlandırmıştır. Sadece 1950-1955 yılları arasındaki 5 yıllık dönemde traktör sayısı 16 binden 40 bine ulaşmıştır. Böylece toplam ekilebilir tarımsal üretim alanı, 1950 yılında 1927 yılına göre … Okumaya devam et Türkiye’de Hayvancılık: 1950-1960 Yılları Arası Dönem

Türkiye’de Hayvancılık: 1923-1950 Yılları Arası Dönem

Türkiye’de Hayvancılık: 1923-1950 Yılları Arası Dönem Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk kurulduğu dönemde nüfusun yaklaşık %80’i köy ve kasabalarda yaşamakta ve ülkenin sanayisi geri kalmış, ticaret, ulaşım ve bankacılık sektörleri ise yabancı sermayenin tekelinde bulunmaktaydı. Kurtuluş mücadelesini veren Mustafa Kemal Atatürk, siyasi bağımsızlığın ancak ekonomik bağımsızlığın kazanılması ile mümkün olduğunu görmüş, bu amaçla; Cumhuriyeti ilan etmeden 17 Şubat 1923’de bağımsız ekonomiye geçiş için alınacak iktisadi tedbirleri belirlemek üzere I. İktisat Kongresi’ni toplamıştır. I. İktisat Kongresi Türkiye Cumhuriyeti’nin çağdaş dünya ile bütünleşebilmesi için ulusal tarih ve ekonomi açısından çok önemli olan yeniden yapılanma kararlarını içermektedir. Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk yıllarında yaşanan savaşlar ve salgın … Okumaya devam et Türkiye’de Hayvancılık: 1923-1950 Yılları Arası Dönem

Kırsal Kalkınmada Hayvancılığın Yeri ve Önemi

Kırsal Kalkınmada Hayvancılığın Yeri ve Önemi Gelişmiş ülkeler, içinde bulunduğumuz yüzyılda tarımsal ve hayvansal üretimi akılcı ekonomik politikalarla destekleyip, ulusal üretimde istikrarı sağlamakta, aynı zamanda önemli bir ihracatçı (dış satım) ülke konumuna ulaşmış bulunmaktadırlar. Zaman içerisinde tarımsal ve hayvansal besin maddelerinin üretimi, gelişmiş ülkelerin az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelere karşı politik ve ekonomik bir silahı halini almaktadır. Türkiye, dünyada bu değişme ve gelişmelerin ışığı altında hem ulusal beslenmesini, kalkınmasını istikrar içinde güvence altına alabilmek, hem de ekonomik kaynaklarını rasyonel bir biçimde değerlendirmek için çağın gereği ekonomik politika tedbirlerini de süratle almak durumundadır. Kırsal ekonomik kalkınmada başarıya ulaşmak, alınacak akılcı … Okumaya devam et Kırsal Kalkınmada Hayvancılığın Yeri ve Önemi

Kasaba ve Küçük Şehirlerde Kasaplık Hayvan ve Pazarlaması

Kasaba ve Küçük Şehirlerde Kasaplık Hayvan ve Pazarlaması Bu pazarlama modelinde genellikle kasap iki görevi birden yüklenmiş bulunmaktadır. Tüccar ve perakendeci kasabın bazen bir üçüncü görevi besicilik şeklinde yaptığına da rastlanılmaktadır. Burada tüccar perakendeci kasap, kasaplık hayvanı bizzat üreticiden aldığı gibi pazardan da hayvan tedarik edebilmektedir. Belediye mezbahasında hayvanları kestirdikten sonra yine kendi dükkânında tüketime arz etmektedir. Şekil 7.2’de bu pazarlama kanalları görülmektedir. Okumaya devam et Kasaba ve Küçük Şehirlerde Kasaplık Hayvan ve Pazarlaması

Pazarlama Faaliyetlerinde Reklam

Hayvancılık Ekonomisi: Pazarlama Faaliyetlerinde Reklam Bir iktisadi malın varlığının ve özelliklerinin tüketiciye tam ve doğru olarak etkin bir biçimde iletilmesine reklam adı verilmektedir. Bir başka deyişle reklam, satışları artırmak ana amacıyla tüketicilere mal, hizmet ve piyasa konusunda bilgi sunmak ve mala karşı ilgi uyandırmak için başvurulan bir pazarlama tekniğidir. Reklam bir çeşit haberleşmedir. Başka bir deyişle iktisadi malın hangisinin tüketiciye azami faydayı sağlayacağının anlatımıdır. Pazarlama faaliyetlerinden günümüzde kullanılan çok sayıda reklam aracı bulunmaktadır. En ilkel ve basitinden en gelişmişine kadar başlıca reklam araçları; “seyyar satıcılar, radyo, televizyon, internet, ışıklı reklam panoları, prospektüsler, mektup, küçük eşantiyonlar, resim, katalog vb.” olarak sıralanabilmektedir. … Okumaya devam et Pazarlama Faaliyetlerinde Reklam

Hayvancılık Ekonomisi: Pazarlama Kavramı

Hayvancılık Ekonomisi: Pazarlama Kavramı Pazarlama dilimizde İngilizce “marketing” sözcüğünün karşılığı olarak yerleşmiştir. Ancak marketing; Türkçemizdeki pazarlama sözcüğünden çok daha geniş bir anlam ifade etmektedir. Pazarlama dar anlamda alış-veriş yapmak demektir. Oysa marketing çok çeşitli teknik ve ekonomik aşamaları kapsamakta ve fonksiyonları ifade etmektedir. Pazarlamanın esasları ve tanımı, iktisatçılar, yöneticiler, teknisyenler ve araştırmacılar tarafından birbirlerinden farklı biçimlerde yapılmaktadır. İktisatçılara göre bazı pazarlama tanımları şu şekilde verilebilir. Pazarlama; yiyecek maddelerinin, hammaddelerin ve onlardan elde edilen ürünlerin üreticiden son tüketiciye kadar geçirdiği tüm işlemleri ve bu işlemlerin üretici, aracı ve tüketici üzerindeki etkilerini inceleyen bir bilim dalıdır. Diğer tanımlamalar pazarlamayı; “zaman, mekân ve … Okumaya devam et Hayvancılık Ekonomisi: Pazarlama Kavramı

Hayvancılık Ekonomisi Ünite 6 Soru Cevap

Hayvancılık Ekonomisi Ünite 6 Soru Cevap Sınavda Çıkan Sorular ve Cevapları Doğru Cevaplar Kalın Punto ve Altı Çizili Olarak Verilmiştir 1- Bir işletmede işgücünün devamlılığı sayesinde aşağıdakilerden hangisi gerçekleşir? a. İşletmede maliyetler artar.b. İşletmeye bağlılık azalır.c. İşletmede üretim kalitesi yükselir.d. İşletmede üretimde verimlilik azalır.e. İşletmede kârlılık azalır. 2- Bir A işletmesinde bir yılda işten çıkan yada çıkarılanların sayısı 35, ortalama çalışan işgücü sayısı 700 ise işgücü devir hızı aşağıdakilerden hangisidir? a. %3b. %5c. %8d. %10e. %15 3- Aşağıdakilerden hangisi mülakat tekniklerinden biri değildir? a. İhbar stokb. İhbar ve demirbaş stokc. Emniyet stokd. Optimum stoke. Ortalama stok 4-İşletmelerde asgari stok seviyesi … Okumaya devam et Hayvancılık Ekonomisi Ünite 6 Soru Cevap

Hayvancılık İşletmelerinde Kuruluş ve İşletme Döneminde Finansman

Hayvancılık İşletmelerinde Kuruluş ve İşletme Döneminde Finansman İşletmelerin finansmanı gerek kuruluş döneminde gerekse işletmenin faaliyete geçtiği dönemde “kaynaklar ve kullanım tablosu” veya “fonların akım tablosu” adı verilen bir araçla yürütülmektedir. Aynı zamanda, gerek kaynaklar gerekse kullanım tablosuna finansman programı adı verilmektedir. Bir işletmenin kuruluş aşamasındaki kaynaklar ve kullanım tablosu ile işletme dönemi kaynak ve kullanımlar tablosu birbirinden farklıdır. Ancak bu iki tabloyu birleştiren yeni tablolar geliştirilmiştir. Sermaye, para ve kredinin teknik bir ifadesidir. İşletmenin gereksinim duyduğu sermayeye yatırım sermayesi, bu sermayenin kullanılmasına da, yatırım finansmanı adı verilmektedir. Bir işletmenin sermaye ihtiyacının tamamının veya bir kısmının öz kaynaklara dayandırılması veya dayandırılmaması, … Okumaya devam et Hayvancılık İşletmelerinde Kuruluş ve İşletme Döneminde Finansman

İşletmede İstihdam ve İşgücünde Devamlılık

Hayvancılık Ekonomisi: İşletmede İstihdam ve İşgücünde Devamlılık İşletmelerde istihdam edilen personelin uzun yıllar aynı işletmede çalışarak hizmet vermesi önemli yararlar sağlamaktadır. İşletmede işgücünün devamlılığının sağlanması sayesinde; işletmede üretim kalitesi yükselmekte, üretimde verimlilik düzeyi yükselmekte, maliyetler düşmekte ve işgücünün işletmeye bağlılığı artmaktadır. İşletmelerde işgücünde devamlılığı sağlamanın belirli koşulları bulunmaktadır. Piyasa ekonomilerinde bu koşul zorla değil, taraflar arası mukavele ile sağlanmaktadır. Bu koşullar mali (parasal) koşullar, çalışılan işyerindeki fiziki çalışma koşulları ile sosyal ve moral koşullar olmak üzere üç başlık altında incelenebilir. Okumaya devam et İşletmede İstihdam ve İşgücünde Devamlılık

Hayvancılık Ekonomisi Soru Cevap Ünite 5

Hayvancılık Ekonomisi Sınavda Çıkan Sorular Ve Cevapları Doğru Cevaplar Kalın Punto ve Altı Çizili Olarak Verilmiştir 1- Çağdaş kuruluş yeri seçimini ortaya koyan iktisatçı aşağıdakilerden hangisidir? a. Ricardob. Thunenc. Weberd. Isarde. Hoover 2- I. Kaynak israfının önüne geçmek II. Kaynak kullanımında etkinliği sağlamak III. Düşük maliyetle çalışıp daha fazla kâr elde etmek Yukarıdakilerden hangileri işletmelerde kuruluş yeri seçiminin optimum koşullarda yapılması gerekliliğinin nedenlerindendir? a. Yalnız I b. Yalnız II c. Yalnız III d. I ve III e. I, II ve III 3- Optimum bir kuruluş yeri seçiminin yapılmaması halinde aşağıdakilerden hangisi meydana gelir? a. İşletmenin üretim maliyeti yükselir, ürün kalite … Okumaya devam et Hayvancılık Ekonomisi Soru Cevap Ünite 5

Tam Rekabet Piyasasında Fiyat Mekanizması

Tam Rekabet Piyasasında Fiyat Mekanizması Klasik iktisatçılara göre rekabet, piyasa faaliyetlerinin, resmi veya özel kuruluşlarca fiilen denetim ve kontrol altında tutulmadığı durumlarda gerçekleşir. Günümüz iktisatçılarından Jean Marshall’a göre bir piyasada tam rekabetin olabilmesi için gerek arzın gerekse talebin tam anlamıyla akıcı karakterde olması gerekmektedir. Oysa günümüzde böyle bir akıcılığa engel olan sosyal, hukuki ve ekonomik engeller mevcuttur. Bir piyasada tam rekabet koşullarının gerçekleşebilmesi için alınan ve satılan mallar arasında kalite farklılığı olmamalı, arz ve talep o kadar küçük (atomize) olmalı ki başlangıçta teşekkül eden fiyatı etkileyememeli, üretici ve tüketicinin piyasa ve iktisadi mallar hakkında eksiksiz bilgisi olmalıdır. Tam rekabet piyasası … Okumaya devam et Tam Rekabet Piyasasında Fiyat Mekanizması

Arz Esnekliği ve Hayvansal Ürünlerde Arz

Bir iktisadi mal veya hizmetin fiyatında meydana gelen değişmeler karşısında arz edilen miktar değişikliği arz esnekliği ile açıklanır. Bir malın arz edilen miktarını etkileyen çeşitli değişkenler vardır. Bu değişkenlerden sadece fiyatın değişmeleri karşısında arzın duyarlılığını ortaya koyan kavrama arz esnekliği denir. Burada değişimler mutlak değer olarak değil oransal olarak değerlendirilir. Bu tanım gereği arz esnekliği katsayısı’nın (Ae) hesaplanmasında kullanılacak formül aşağıda gösterilmiştir Arz esnekliği katsayısı, arz eğrisinin eğimi gibi normal olarak pozitiftir. Yani fiyatlar düşünce, arz miktarı da azalmakta fiyatlar yükselince arz edilen miktar da artmaktadır. Arz esnekliği katsayısı 0 (sıfır) ile sonsuz (∞) arasında çeşitli değerler alabilir. Örneğin; yumurta … Okumaya devam et Arz Esnekliği ve Hayvansal Ürünlerde Arz

Arz Fonksiyonu ve Arz Eğrisi

Arz Fonksiyonu ve Arz Eğrisi Arzı, belirli bir dönemde satışa arz edilen mal ve hizmet miktarı olarak tanımlamak mümkündür. Burada önemli olan, üreticilerin malı piyasaya satışını yapma isteğiyle getirmiş olmalarıdır. Arzın özelliği, genel bir eğilim olarak malın fiyatı yükseldikçe, piyasaya sunulan miktarının da artmasıdır. Aksi durumda ise fiyatlar düştükçe bu maldan piyasaya arz edilen miktarın azalmasıdır. Yani bir malın fiyatı ile arz miktarı arasında aynı yönlü bir ilişki bulunmaktadır. Belirli bir fiyattan arz, bir malı elinde bulunduranların söz konusu fiyattan satmak isteyecekleri miktarı ifade etmektedir. Örneğin; belirli bir piyasada bütün piliç etinin kg fiyatı 5 TL iken, arz miktarı 750 … Okumaya devam et Arz Fonksiyonu ve Arz Eğrisi

İstihdam Düzeyi – Milli Gelir İlişkisi

İstihdam Düzeyi – Milli Gelir İlişkisi Bir ulusal ekonomide istihdam düzeyi ile milli gelir arasında doğrudan yakın bir ilişki vardır. İstihdam düzeyi arttıkça reel milli gelir de artmaktadır. İstihdam düzeyi ya da aynı anlama gelen iş hacmi, bir ülkede belli bir dönemde, (genel olarak bir yıllık dönemde) çalışılan basit iş saati toplamıdır. Burada birim olarak basit iş saati, vasıfsız işçilerin birer saatlik emeklerini ifade eder. Kalifiye işçilerin emekleri, tespit edilecek katsayılarla çarpılıp basit iş saatine çevrilerek hesaplanır. Ancak istihdam düzeyindeki değişmeler reel milli gelire daima aynı oranda yansımazlar. Tam istihdam seviyesine yaklaşılırken istihdam düzeyindeki artış reel milli gelire daha düşük … Okumaya devam et İstihdam Düzeyi – Milli Gelir İlişkisi