Katliamcı Haçlı Komutanı Godfrey de Bouillon

1. Haçlı seferin en önemli kişisi ve taktik dehası. Kudüs katliamının sorumlusu. 1097 Yılında baronlar seferine öncülük etti. Selçuklu başkenti İznik’e gelen yardımları kesmek için gemilerini karadan yürüttü ve İznik gölünü kesti. İznik’i ele geçirdikten sonra Eskişehir’de Dorileon savaşında 1. Kılıçarslan’ı ağır bir mağlubiyete uğrattı. Bu muharebeden sonra zırhlı şövalyelerle baş edemeyeceğini anlayan Kılıçarslan Haçlı ordusu ile savaşmaktan kaçındı.

Ekim 1097’de Antakya’ya ulaşan Godfrey iyi tahkim edilmiş şehri alamayacağını anlayınca içeriden bir Ermeni dönmeyle anlaşarak kalenin kapılarını açtırdı. Şehri ele geçiren Godfrey Humus ve Şam’dan desteğe gelen Atabeyleri tarafından Antakyaya sıkıştırıldı. Ancak Fatımi Araplarının ihanetine uğrayan Selçuklu atabeyleri kuşatmayı kaldırmak zorunda kaldı. Bu kuşatmada açlıktan atlarını keserek yiyen Haçlı ordusu iaşe bulmak için Hama ve Humusu yakıp yıktı. Katolikleri ortadokslar gibi zanneden Fatımi devleti Haçlı ordusunun Lübnan’dan güneye inmeyeceğini düşünerek Kudüs’ü ele geçirdi. Ancak Haçlı ordusu durmak niyetinde değildi. 1098 yılında Kudüs önlerine gelen Haçlı ordusu kuşatma silahı inşa etmek için ağaç bulamadı. Ancak zekasını konuşturan Godfrey Ceneviz donanmasının gemilerini sökerek iki kuşatma kulesi inşa etmeyi başardı. Öncü kuvvet olarak Kudüs’e saldırdı ve ele geçirmeyi başardı. Bundan sonra tarihin görmediği bir katliam yaşandı. Bu katliam birinci elden Haçlılar tarafından yazılan kaynaklardan öğrenildi. Kadın çocuk ve erkekler şehir sokaklarında kılıçtan geçirildi. Bir anlatıma göre merhametli olan Haçlılar müslüman ve yahudilerin kafasını keserek daha az merhametli olanlar ise diri diri yakarak ya da kollarını ve bacaklarını keserek katlediyorlardı. Bu korkunç manzara karşısında 10 bin kadar müslüman ve yahudi Süleyman mabedine sığındı. Atları kan deryasından ve kesik uzuvların yolları kapamasından dolayı ilerleyemeyen Haçlılar güçlükle de olsa Süleyman mabedine ulaştı. Buraya sığınan kadın ve çocukları kafalarını duvarlara vurmak ve diri diri yakmak yöntemiyle katleden Haçlılardan Raymond Aguilesin anlattığına göre tapınak diz boyu kan içinde kalmıştı ve yürümek oldukça zorlaşmıştı. Sinagoglar ateşe verilerek içindeki Yahudi ve Müslümanlar diri diri yakıldı. Yardım çığlıklarını bastırmak için Haçlılar dışarıda ilahiler söylüyordu. Bu katliamdan Ortadoks hristiyanlar dahi kaçamadı. Bir kilisede rahibelere tecavüz edildi ve papazlar işkence ile öldürüldü. 1 haftalık yağma sonunda şehirdeki kedi köpeklere varana dek herkes öldürülmüştü.

Haçlı tarihçi Gesta Francorumun yazdığına göre o kadar çok kişi öldürülmüştü ki 1 hafta sonunda cesetlerin kokusundan dolayı salgın hastalıklar başgöstermişti. Cesetleri Kudüs’ün dışına taşıyan Haçlılar insan bedenlerinden piramitler inşa etti. Tüm bu katliamlardan sonra Godfrey şehrin yeni hükümdarı seçildi ve uzunca bir süre sürecek ve Selahaddin Eyyubi tarafından bitirilecek olan Haçlı hakimiyeti orta doğuda başladı.

Bir Cevap Yazın