Osmanlı Tarihi: Yeniçeri İsyanları

Yeniçeri İsyanlarının çoğu İstanbul’da gerçekleşmiştir. Devlet adamları arasında iktidar mücadeleleri ve ekonomik sıkıntılar bu isyanların temel sebepleridir. Ekonomik sebepler çoğu zaman iktidar mücadelelerinin bahanesi olmuştur. Mevki sahibi olmak ve rakiplerini ortadan kaldırmak isteyenler, yeniçerileri çeşitli vaatlerle yanlarına çekmek istemiştir. Yeniçerilerin ilk isyanları Fatih zamanına kadar uzansa da XV ve XVI. yüzyıllarda genellikle dirayetli padişahlar tahta…

Read More

Suhte Ayaklanmaları

Osmanlı Devleti’nde medrese öğrencileri için Farsça’da “yanmış tutuşmuş” anlamına gelen Suhte tabiri kullanılmış, bu tabir zamanla softa şeklini almıştır. XVI. yüzyılda Sivas’ın batısında kalan Anadolu topraklarında Suhte Ayaklanmaları görülmüştür. Bu isyanların genel sebebi, klasik medrese eğitiminin bozulmasıdır. Klasik medrese geleneğinin bozulmasında; ulema çocuklarının hak etmeden ayrıcalık kazanması, ilmiyede yükselmenin rüşvet ve iltimasla olması, medreselere kapasitesinin…

Read More

Celâli ve Suhte İsyanları

Yavuz Sultan Selim Dönemi’nde Bozoklu Şeyh Celâl adında bir kişi mehdilik iddiasıyla Tokat civarında isyan başlatmıştır. Bundan sonraki isyanlar, halk arasında onun adına nispetle Celâli İsyanları olarak anılmaya başlanmıştır. Bozoklu Şeyh Celâl İsyanı, Osmanlı idaresinden memnun olmayan zümrelerin ve Şii eğilimli Türkmen grupların, Safevilerin de tahrikiyle devlete başkaldırması şeklinde ortaya çıkmıştır. XVI. yüzyılın sonlarından itibaren…

Read More

Osmanlı Tarihi: Âyanların Yönetime Karşı Yükselişi

Osmanlı Devleti kuruluştan itibaren merkeziyetçi bir siyaset takip etmiş ve mutlak otoritenin padişaha ait olduğu bir sistem kurmuştur. Osmanlı’nın merkeziyetçi ve mutlakiyetçi devlet yapısı, birbirini dengeleyen ve denetleyen grupların ittifakına dayanmıştır. Bölgelerindeki nüfuz sahibi aileler, uç beylerinin soyundan gelen kimseler, sipahiler ve yeniçeriler gibi gruplar bu ittifakı sağlamıştır. Osmanlı Devleti, bu grupların güçlenerek Avrupa’da olduğu…

Read More

Soykırım Yaparak Özgürleştirmek

Özgürlük ve demokrasi adına hareket eden komünistler, dünyada milyonlarca insanın ölümüne sebep olmuştur. Irkçılar, dinciler, kapitalistler bile bu kadar çok insan öldürmemiştir. Sadece Çin’de 100 milyona yakın insanın ölümüne sebep oldu komünistler. MAO Zedong, Pol Pot, Stalin en kanlı komünist liderlerdendir. Rakiplerini ve kendilerine karşı gelenlere toplu soykırım yapmaktan asla çekinmemişlerdir. Bunu yaparlerken de özgürlük,…

Read More

Gerçek Komünizmi Görünce Afallayan Komünistler

Komünizm tek tip insan yaratır. Herkes birdir. Herkes eşit derecede fakirdir. Herkesin evi birbirine benzer. Herkes aynı tip arabalara biner hatta yedikleri yemek bile aynıdır. Komünizm tüm insanları işçi olarak görür. Komünistler karıncalar gibidir. Hepsi tekbir yerden emir alır. Komünist ülkelerin hepsinde diktatörlük hakimdir. Tek adam rejimi olmayan, tek parti olmayan bir tane komünist devlet…

Read More

Osmanlı Devleti’nde Ekonomik Tedbirler

Osmanlı Devleti, Klasik Dönem’de toprağa dayalı bir ekonomik sistem uygulamıştır. Klasik Dönem’de fethedilen araziler mirî arazi şekline getirilmiş ve tahriri yapıldıktan sonra kanunnamelerle koyulacak vergiler tespit edilmiştir. Osmanlı vergi sistemi, temelde örfî ve şeri olmak üzere iki kısma ayrılmıştır. Öşür, haraç ve cizye gibi şeri vergiler; ayni veya nakdî olarak tahsil edilmiştir. Örfî vergiler ise…

Read More

Türkiye’deki Ünlü İsimler Neden Komünizm Hayranıdır

Çünkü halkların kardeşliği gibi söylemlerle insanların gönüllerine oynarlar. Halkın yanındayız derler, halkın adamıyız derler ve böylece prim yaparlar. Zaten halkın geneli okumayı sevmediği için komünizmi de iyi bir şey zanneder. Ünlüler halkçılığı öven twitleri kendi lüks villalarından atarlar. Eşitlik, adalet derler fakat kendileri en lüks konutlarda oturur, en iyi telefonları kullanır, program veya konser başına…

Read More

Serbest Piyasa Karşılıklı Çıkar İlişkisine Dayanır

Serbest piyasa sisteminin en büyük fazileti onun insanların hangi renk olduklarını, dinlerinin ne olduğunu umursamaması; yalnızca senin satın almak istediğin bir şey üretip üretmediklerini umursamasıdır. O, birbirinden nefret eden, başka şartlarda birbiri ile aynı ortamda dahi bulunmak istemeyecek insanların, birbiri ile ilgilenmesini ve birbirine yardım etmesini sağlaması açısından keşfedebildiğimiz en etkin sistemdir. Milton Friedman

Read More

İşçilerin Gerçek Sınıf Bilincine Erişmesi

Eğer işçiler, somut ve güncel politik olaylar ve olgular temelinde diğer toplumsal sınıfların her birini entelektüel, moral ve politik yaşamlarının bütün tezahürleri içinde gözlemlemeyi öğrenmezlerse; nüfusun bütün sınıf, katman ve gruplarının yaşam ve faaliyetlerinin bütün yönlerinin materyalist tahlil ve materyalist değerlendirmesini pratikte uygulamayı öğrenmezlerse, işçi kitlelerinin bilinci gerçek bir sınıf bilinci olmaz. (…) çünkü işçi…

Read More

Kapitülasyonlar ve Osmanlı Hukuku

Kapitülasyonlar, Osmanlı topraklarında suç işleyen Avrupalıların, Osmanlı mahkemelerinde yargılanmasını engelliyordu. Yabancılar, işyerlerinde kanunsuz faaliyetlerde bulunsa da Osmanlı güvenlik güçleri, kapitülasyonlar yüzünden buralara müdahâle edemiyordu. İstanbul’da elçiliklerin çevresinde her milletten insanın bir arada yaşadığı kozmopolit mahalleler oluşmuştu. Osmanlı tebaası olan gayrimüslimler de Avrupalı devletlerin elçilerinden tercümanlık beratı gibi belgeler elde ederek imtiyaz sahibi oluyordu. Erhan Afyoncu,…

Read More

Kapitülasyonlar Tek Taraflı Mıdır?

Osmanlı İmparatorluğu gerek ülkesinin maddi menfaati gerekse de siyasi çıkarları için çeşitli ülkelere kapitülasyon adı verilen, ticari imtiyazlar vermişti. Ancak bu ahidnameler iki taraf arasında yapılmış bir antlaşma statüsünde olmayıp tek taraflıydı. Kapitülasyonlar, XVIII. yüzyıla kadar Osmanlı padişahının yabancılara bir inayetiydi. Padişah istediğinde imtiyazı geri alabilir, sultan öldüğünde imtiyazın hükümleri ortadan kalkardı. Bu yüzden her…

Read More

Osmanlı’da Kapitülasyonların Sürekli Hâle Getirilmesi

Osmanlı Devleti, XIV. yüzyıldan itibaren yabancı ülkelere ayrıcalıklar tanımış ve Fransızlara ilk kez gerçek kapitülasyon 1569 yılında verilmiştir. Fransızlara verilen bu kapitülasyonlar, III. Murad, III. Mehmed, I. Ahmed ve IV. Mehmed dönemlerinde yenilenmiştir. İngiliz, İspanyol, Portekizli, Katalan ve Sicilyalı tüccarlar da Osmanlı topraklarında Fransız bayrağı altında ticaret yapmıştır. Kapitülasyon, genellikle Müslüman ülkelerde Hristiyanların haklarını belirleyen…

Read More

 Erdal Eren’in İdam Öncesi Savunması

Her türlü demokratik hakkın hakim sınıflar ve sıkı yönetim tarafından ayaklar altına alındığı şu dönemde, biz devrimcilerin alçakça katledilen yoldaşlara son saygı görevini yasalarda çiğneyerek yapması meşrudur. Meşru olmayan şey sıkıyönetimin ta kendisidir. Biz devrimciler sizlerin şartlandırılmış düşüncelerinizdeki gibi terörist veya anarşist değiliz. Biz devrimcilerin Türkiye halkının her türlü baskı ve sömürüden kurtulması dışında hiçbir…

Read More

Marksistler Özgürlüğün Düşmanıdırlar

Marksizm yolu ile hürriyet ve eşitliğe erişmenin mümkün olduğu kanaatinin tamamen yıkılması, Rusya’yı da, Almanya ile aynı yolu tutarak, tamamıyla menfi, totaliter ve gayrı iktisadi bir hürriyetsizlik ve eşitsizlik nizamına doğru gitmeye mecbur etmiştir. Bu, komünizm ile faşizmin, özleri itibariyle aynı olduklarını göstermez. Faşizm, komünizmin sâdece bir hayâlden ibaret olduğu anlaşıldıktan sonra varılan bir safhadır….

Read More

Marksizmi İleriye Taşıyacak Olanlar Bolşeviklerdir!

ki grup Marksist var. Her ikisi de Marksizm bayrağı altında çalışıyor ve kendisini “gerçek” Marksist kabul ediyor. Fakat bunların birbirine benzemediğini söylemek lazım. Hatta aralarında gerçek bir uçurum var, çalışma yöntemleri de birbirlerine tamamıyla karşıt. İlk grup, genelde Marksizmi görünüşte benimsiyor ve Marksist olduğunu davul zurna ile duyuruyor, bunu geçit törenleri ile ilân ediyor. Marksizmin…

Read More

Lenin: Marks Hayalci Değildir!

Yeni toplumu kafadan uydurmak, yoktan var etmek anlamında Marx’ta ütopizmden eser yoktur. Hayır, o eski toplumun bağrından yeni toplumun doğuşunu, bir doğa tarihi süreci gibi inceler, birincisinden ikincisine geçiş biçimlerini inceler. Proleter kitle hareketinin gerçek deneyimine bağlı kalır ve ondan pratik dersler çıkarmaya çakşır. O, Komün’den “öğrenir”, tıpkı tüm büyük devrimci düşünürlerin, (Plehanov’un “silahlara sarılınmamalıydı”sı…

Read More

Komünist Kafası İle Devlet Yönetmek

Asya’da yeni, devasa bir kanal inşa edilmektedir. Milton Friedman bu kanalı görmeye gitmiştir. Büyük ölçekte toprak ve kayanın gerekli iş makineleri yerine küçük küreklerle taşınmasına ilişkin garipliğe dikkat çektiğinde kendisine “Anlamıyorsunuz, bu bir iş yaratma programı.” cevabı verilmiştir. Friedman’ın cevabı: “Ben kanal yapmaya çalıştığınızı sanıyordum. İş yaratmaya çalışıyorsanız, onlara neden kürek yerine kaşık vermediniz” olmuştur….

Read More

Nazizmin ve Komünizm En Büyük Ortak Düşmanı Özgürlüktür

O hâlde, bu görüşlerin(Nazizmin), başlangıçta küçük bir reaksiyoner azınlıkça benimsenirken, zamanla Alman halkının büyük çoğunluğunun hatta tüm gençliğin desteğini kazanmasını sağlayan şey neydi? Bunların başarılı olmasını sağlayan şey sâdece yenilgi, çekilen acılar ve nasyonalizm dalgası değildir. Hâlâ bazılarının inanmak istedikleri gibi sosyalizme karşı bir kapitalist tepkinin bu başarıda rol oynadığını sanmak da yanlıştır. Aksine, bu…

Read More

Büyük Buhran Kapitalizmin Eseri mi?

Büyük Buhran, özel girişim sisteminin(kapitalizm) doğasında var olan istikrarsızlığın bir belirtisi olmaktan çok uzaktır, tersine, birkaç kişinin ülkenin para sistemi üzerinse güç sahibi olmasıyla birlikte yapılan hataların ne denli zarar verici olduğunu göstermektedir. İşsizliğin ciddi boyutlara ulaştığı diğer dönemler gibi, Büyük Buhran’a da kapitalizmin yapısal iktidarsızlığı değil, devletin müdahaleleri yol açmıştır. Milton Friedman, Capitalism and…

Read More