İşçilerin Gerçek Sınıf Bilincine Erişmesi

Eğer işçiler, somut ve güncel politik olaylar ve olgular temelinde diğer toplumsal sınıfların her birini entelektüel, moral ve politik yaşamlarının bütün tezahürleri içinde gözlemlemeyi öğrenmezlerse; nüfusun bütün sınıf, katman ve gruplarının yaşam ve faaliyetlerinin bütün yönlerinin materyalist tahlil ve materyalist değerlendirmesini pratikte uygulamayı öğrenmezlerse, işçi kitlelerinin bilinci gerçek bir sınıf bilinci olmaz. (…) çünkü işçi…

Read More

Kapitülasyonlar ve Osmanlı Hukuku

Kapitülasyonlar, Osmanlı topraklarında suç işleyen Avrupalıların, Osmanlı mahkemelerinde yargılanmasını engelliyordu. Yabancılar, işyerlerinde kanunsuz faaliyetlerde bulunsa da Osmanlı güvenlik güçleri, kapitülasyonlar yüzünden buralara müdahâle edemiyordu. İstanbul’da elçiliklerin çevresinde her milletten insanın bir arada yaşadığı kozmopolit mahalleler oluşmuştu. Osmanlı tebaası olan gayrimüslimler de Avrupalı devletlerin elçilerinden tercümanlık beratı gibi belgeler elde ederek imtiyaz sahibi oluyordu. Erhan Afyoncu,…

Read More

Kapitülasyonlar Tek Taraflı Mıdır?

Osmanlı İmparatorluğu gerek ülkesinin maddi menfaati gerekse de siyasi çıkarları için çeşitli ülkelere kapitülasyon adı verilen, ticari imtiyazlar vermişti. Ancak bu ahidnameler iki taraf arasında yapılmış bir antlaşma statüsünde olmayıp tek taraflıydı. Kapitülasyonlar, XVIII. yüzyıla kadar Osmanlı padişahının yabancılara bir inayetiydi. Padişah istediğinde imtiyazı geri alabilir, sultan öldüğünde imtiyazın hükümleri ortadan kalkardı. Bu yüzden her…

Read More

Osmanlı’da Kapitülasyonların Sürekli Hâle Getirilmesi

Osmanlı Devleti, XIV. yüzyıldan itibaren yabancı ülkelere ayrıcalıklar tanımış ve Fransızlara ilk kez gerçek kapitülasyon 1569 yılında verilmiştir. Fransızlara verilen bu kapitülasyonlar, III. Murad, III. Mehmed, I. Ahmed ve IV. Mehmed dönemlerinde yenilenmiştir. İngiliz, İspanyol, Portekizli, Katalan ve Sicilyalı tüccarlar da Osmanlı topraklarında Fransız bayrağı altında ticaret yapmıştır. Kapitülasyon, genellikle Müslüman ülkelerde Hristiyanların haklarını belirleyen…

Read More

 Erdal Eren’in İdam Öncesi Savunması

Her türlü demokratik hakkın hakim sınıflar ve sıkı yönetim tarafından ayaklar altına alındığı şu dönemde, biz devrimcilerin alçakça katledilen yoldaşlara son saygı görevini yasalarda çiğneyerek yapması meşrudur. Meşru olmayan şey sıkıyönetimin ta kendisidir. Biz devrimciler sizlerin şartlandırılmış düşüncelerinizdeki gibi terörist veya anarşist değiliz. Biz devrimcilerin Türkiye halkının her türlü baskı ve sömürüden kurtulması dışında hiçbir…

Read More

Marksistler Özgürlüğün Düşmanıdırlar

Marksizm yolu ile hürriyet ve eşitliğe erişmenin mümkün olduğu kanaatinin tamamen yıkılması, Rusya’yı da, Almanya ile aynı yolu tutarak, tamamıyla menfi, totaliter ve gayrı iktisadi bir hürriyetsizlik ve eşitsizlik nizamına doğru gitmeye mecbur etmiştir. Bu, komünizm ile faşizmin, özleri itibariyle aynı olduklarını göstermez. Faşizm, komünizmin sâdece bir hayâlden ibaret olduğu anlaşıldıktan sonra varılan bir safhadır….

Read More

Marksizmi İleriye Taşıyacak Olanlar Bolşeviklerdir!

ki grup Marksist var. Her ikisi de Marksizm bayrağı altında çalışıyor ve kendisini “gerçek” Marksist kabul ediyor. Fakat bunların birbirine benzemediğini söylemek lazım. Hatta aralarında gerçek bir uçurum var, çalışma yöntemleri de birbirlerine tamamıyla karşıt. İlk grup, genelde Marksizmi görünüşte benimsiyor ve Marksist olduğunu davul zurna ile duyuruyor, bunu geçit törenleri ile ilân ediyor. Marksizmin…

Read More

Lenin: Marks Hayalci Değildir!

Yeni toplumu kafadan uydurmak, yoktan var etmek anlamında Marx’ta ütopizmden eser yoktur. Hayır, o eski toplumun bağrından yeni toplumun doğuşunu, bir doğa tarihi süreci gibi inceler, birincisinden ikincisine geçiş biçimlerini inceler. Proleter kitle hareketinin gerçek deneyimine bağlı kalır ve ondan pratik dersler çıkarmaya çakşır. O, Komün’den “öğrenir”, tıpkı tüm büyük devrimci düşünürlerin, (Plehanov’un “silahlara sarılınmamalıydı”sı…

Read More

Komünist Kafası İle Devlet Yönetmek

Asya’da yeni, devasa bir kanal inşa edilmektedir. Milton Friedman bu kanalı görmeye gitmiştir. Büyük ölçekte toprak ve kayanın gerekli iş makineleri yerine küçük küreklerle taşınmasına ilişkin garipliğe dikkat çektiğinde kendisine “Anlamıyorsunuz, bu bir iş yaratma programı.” cevabı verilmiştir. Friedman’ın cevabı: “Ben kanal yapmaya çalıştığınızı sanıyordum. İş yaratmaya çalışıyorsanız, onlara neden kürek yerine kaşık vermediniz” olmuştur….

Read More

Nazizmin ve Komünizm En Büyük Ortak Düşmanı Özgürlüktür

O hâlde, bu görüşlerin(Nazizmin), başlangıçta küçük bir reaksiyoner azınlıkça benimsenirken, zamanla Alman halkının büyük çoğunluğunun hatta tüm gençliğin desteğini kazanmasını sağlayan şey neydi? Bunların başarılı olmasını sağlayan şey sâdece yenilgi, çekilen acılar ve nasyonalizm dalgası değildir. Hâlâ bazılarının inanmak istedikleri gibi sosyalizme karşı bir kapitalist tepkinin bu başarıda rol oynadığını sanmak da yanlıştır. Aksine, bu…

Read More

Büyük Buhran Kapitalizmin Eseri mi?

Büyük Buhran, özel girişim sisteminin(kapitalizm) doğasında var olan istikrarsızlığın bir belirtisi olmaktan çok uzaktır, tersine, birkaç kişinin ülkenin para sistemi üzerinse güç sahibi olmasıyla birlikte yapılan hataların ne denli zarar verici olduğunu göstermektedir. İşsizliğin ciddi boyutlara ulaştığı diğer dönemler gibi, Büyük Buhran’a da kapitalizmin yapısal iktidarsızlığı değil, devletin müdahaleleri yol açmıştır. Milton Friedman, Capitalism and…

Read More

Hayek: Uygarlığın Yaratılışı

Uygarlığı insanın yaratmış olduğu, bir anlamda elbette doğrudur. Uygarlık onun eylemlerinin ya da daha ziyade birkaç yüz neslin eylemlerinin mahsulüdür. Ama yine de bu, uygarlığın beşeri tasarım mahsulü olduğu, hatta insanın, uygarlığın işleyişinin veya devam eden mevcudiyetinin neye dayandığını bildiği anlamına gelmez. İnsanın, geçmişteki muazzam başarılarının bir kısmını, sosyal hayatı kontrol etme kudretinde olmamasına borçlu…

Read More

İnsan Kaderinin Efendisi Değildir

Biz hiçbir zaman iktisadi düzenimizi tertip etmedik. Bunu yapacak kadar akıllı değildik. Ona yalpalayarak geldik ve o da bizi önceden görülmeyen yüksekliklere taşıdı ve onu günün birinde tahrip etmemize yol açabilecek ihtiraslara sebebiyet verdi. İnsan kaderinin efendisi değildir ve hiçbir zaman da olmayacaktır: onun aklı daima, onu yeni şeyler öğrendiği bilinmeyene ve öngörülmeyene götürerek ilerlemektedir….

Read More

Kadınların Dış Üreme Organları

Kadın Üreme Organları, iç ve dış üreme organları olarak tanımlanır. Şimdiki konuda başlıkta da gördüğünüz gibi dış üreme organlarından bahsedilecektir. Dış Üreme Organları Büyük Dudaklar Küçük Dudaklar Bızır (Klitoris) Kızlık Zarı (Hymen) / Himen Hazne (vajin) girişinde, hazne açıklığını kısmen örten, şekli bireyden bireye değişiklik gösteren, ince ve esnek bir deri kıvrımıdır. Genellikle ilk veya…

Read More

Tımar Sisteminin Bozulmasının Nedenleri?

• Tımarların, sipahiler dışında kimselere verilmesi,• Tımarların saray görevlilerinin eline geçerek özel mülk veya vakfa dönüştürülmesi ve rüşvet karşılığı verilmesi,• Dirliklerin parayla alınıp satılır hâle gelmesi,• Sipahilerin gösterişli yaşama arzusu ve çok para kazanma hırsı,• Nüfusun hızlı artması,• Enflasyon artışı ve paranın değer kaybetmesi,• Geleneksel silahlarla savaşan sipahilerin, ateşli silah eğitimine ayak uyduramaması,• Uzun süren…

Read More

Yeniçeri Sayısı Ne Kadardı?

Yeniçerilerin Sayısındaki Artış Yeniçeri ordusu, Avrupa’da ilk daimî ordu özelliğindedir. Yeniçeriler (Görsel 2.19); Osmanlıların savaş meydanlarında ve kale kuşatmalarında üstünlük kurmasını sağlamıştır. 1593-1606 Avusturya savaşlarında yeniçeriler, düşmanın tüfekli piyade askeri karşısında başarısız olmuştur. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, yeniçerilerin sayısını önce 30.000’e daha sonrada 50.000’e çıkarmıştır. Bu dönemde devşirme sistemi, Yeniçeri Ocağı’nın asker ihtiyacını karşılamada yetersiz…

Read More

Öğrenim Süreci Bizi Zorlar

Planlı çalışma, yepyeni bilgiler, sınavlar, birçok insanla sağlıklı iletişim mecburiyeti, zamanı titizlikle kullanma gereği, öğrenmenin, anlamanın, kavramanın tabii güçlükleri ve daha pek çok yükümlülük yıllar süren öğrenim süreci içinde hepimizi zorlar. Kazancımızın çoğu işte bu zorlamadan doğar. Ülkemizde genellikle 15 yıl süren eksiksiz öğrenim hayatı (okulda) bu süreci tamamlayan herkese farklılık kazandırır. Öğrencilerin, iyi bir…

Read More

Güçlüklerin İçine Atılın!

Çalışmanız gerektiği halde çalışmaktan kaçındığınız sürece kendinizi hiç de iyi hissetmeyeceksiniz. Çalışma etrafında dönüp durduğunuzda yaşayacağınız sıkıntı, çalışma güçlüklerinden daha büyük olacaktır. ”Nasıl yapayım… Yapabilir miyim? Yapsam mı…?” tereddütlerine katlanmak zorunda kalacaksınız, buna bir de çalışmamış olmanın kayıplarını eklemeniz akıllıca bir iş midir? Öyleyse hangi sebeple olursa olsun çalışmaktan kaçmayın, çalışma güçlüklerinin içine atılın! Mutlaka…

Read More

Her Derste Başarılı Olmak İçin Öğretmenlerin Tavsiyeleri

1- Meraklı olun. Merak etmek, etkili insanların belirgin özelliklerinden biridir. Merak çok ve daha iyi öğrenmenin bir yoludur. 2- Ne kadar basit – kolay olursa olsun bütün ödevlerini titizlikle yapın. 3- Zorluklardan yılmayın, bezginlik göstermeyin. Anlamaya, öğrenmeye kararlı olduğunuz müddetçe size yardımcı olacak insanlarla karşılaşacaksınız. 4- Ders araç ve gereçlerine yakın durun. Bunları bizzat kullanın….

Read More