Türk Tarihi: Osmanlı Denizciliğinde Kadırgadan Kalyona Geçiş

Osmanlı gemiciliğinin gelişimindeki birinci dönem, devletin kuruluşundan XVII. yüzyılın sonlarına kadar devam eden kürekli gemilerdir. İkinci dönem ise XIX. yüzyılın ortalarına kadar süren yelkenli gemiler dönemidir. Birinci dönemde kullanılan başlıca gemiler kadırgalar iken ikinci dönemde kalyonlar kullanılmıştır. Osmanlı denizcilik tarihinde kadırgaların hâkim olduğu birinci döneme, özellikle Osmanlı gemi teknolojisine, kendi bilgi ve becerilerini ilave eden…

Read More

Türk-Avrupa Tarihi: Kutsal İttifak Osmanlılara Karşı

Osmanlı Devleti, Köprülüler Dönemi’ndeki fetihlerle yeniden güç kazanmıştı. Köprülü Fazıl Ahmed Paşa’dan sonra sadrazam olan Merzifonlu Kara Mustafa Paşa da fetihleri devam ettirmek istedi. Merzifonlu; Avusturya, Lehistan, Venedik ve Rusya ile ayrı ayrı yapılan savaşlarda elde edilen başarılara güvenerek genişleme siyaseti gütmüştü (Harita 1.2). Orta Macaristan’da Protestan Macarların lideri konumundaki Tökeli İmre; Avusturya’ya karşı Osmanlı’dan…

Read More

XVII. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nin Dış Politikası

Osmanlı Devleti XVI. yüzyılın sonlarından itibaren ülkede ekonomik ve sosyal sıkıntılar yaşamış, devlet idaresinde zafiyetler ortaya çıkmıştır. Ancak Avrupa’da 1618-1648 yılları arasında devam eden Otuz Yıl Savaşları nedeniyle Avusturya, Osmanlı Devleti’nin bu zafiyetinden yararlanamamıştır. Avrupa’da yaşanan bu karışıklıklar, Osmanlı Devleti’nin Batı’da gücünü korumasını sağlamıştı. XVII. yüzyılın ilk yarısında Avusturya ile büyük bir sorun yaşamayan Osmanlı…

Read More

Türk Tarihi: Osmanlı-Safevi Savaşları (1578-1639)

Yavuz Sultan Selim’in 1514 Çaldıran Zaferi ile başlayan Osmanlı-Safevi mücadelesi, Kanuni Dönemi’nde Osmanlı Devleti’nin üstünlüğü ile devam etmiş ve 1555 Amasya Antlaşması ile iki devlet arasında barış süreci başlamıştır. Safevi Devleti, XVI. yüzyıl sonlarından itibaren Karadeniz kıyılarına çıkmak için tüm Kafkasya’yı ve Batı Türkistan’ı ele geçirmek isteyen bir politika gütmüştür. Osmanlı Devleti ise Kafkasya’yı ele…

Read More

Türklerin Üstünlüğünü Kaybettiği Antlaşma: Zitvatorok Antlaşması

Zitvatorok Antlaşması’nın önemli maddeleri şöyledir: • Türkler, Avusturya arşidükü için Caesar (Sezar) unvanını kullanacaktır. • Savaş sırasında taraflarca kazanılan topraklar kendilerinde kalacaktır. • Avusturya yıllık vergi ödemeyecek, imparator bir defaya mahsus olmak üzere 200.000 Altın gönderecektir. • Taraflarca esir almak ve kale işgal etmek yasaklanacak, eldeki esirler geri verilecektir. • Eğri, Kanije ve Estergon kaleleri…

Read More

Osmanlı Prestij Kaybettiği Savaş: Avusturya ile Uzun Savaşlar Dönemi

1591’den beri Osmanlı Devleti’ne ödemesi gereken vergiyi ödememesi ve sınır boylarında yaşanan saldırılar nedeniyle Avusturya’ya karşı sefere karar verilmiştir. Bölgede görevli olan Bosna beylerbeyinin, Hırvatistan topraklarına akınlar yaparken ölmesi, savaşı başlatan gelişme olmuştur. Böylece 1593’te başlayan ve Karadeniz’den Hırvat topraklarına kadar geniş bir cephede on dört yıl sürecek olan savaşlar başlamıştır. Osmanlı Devleti’nin Avusturya’ya savaş…

Read More

Geleceğin Sultanı Alparslan’ın Çocukken Yaşlı Adamı Oklayıp Öldürmesi

Alp Arslan henüz çocukken ormanda avlandığı zaman zayıf bir ihtiyara rastladı. Yaşlı adam topladığı dikenleri başının üstünde taşımaktan acizdi, adeta acı çekiyordu. Bitkinliği yüzünden okunan bu adamın haline acıyan Alp Arslan, Ey İhtiyar! bu düşkün ve yaşlı halinle içinde bulunduğun sıkıntıdan seni kurtarmamı ister misin? dedi. Yaşlı adam ise Alp Arslan’ın kendisine dikenleri taşıması için…

Read More

Osmanlıda Kıraathane-Kahvehane ve Bozahane Kültürü

Kahve ve kahvehane Türk insanının yaşamına 16. yüzyıldan itibaren girmiştir (Görsel 3.4). Kahvehaneler toplumsal paylaşımın gerçekleştiği ve geçmişin yâd edildiği kültürel mekânlardır. Kıraathane, kahvehaneden daha sonra ortaya çıkmış ve bu mekânların okuma salonu biçimine dönüşmüş şeklidir. Kıraathaneler halkın dostlarıyla görüşüp sohbet etmek için toplandıkları yerlerdir. Aynı zamanda şairler, meddahlar ve saz şairlerinin kültürel etkinlikte bulundukları…

Read More

Büyük Türk Denizcisi Oruç Reis’in Kolunu Kaybetmesi

Barbaros Hayrettin Paşa tarafından anlatılan ve ağabeyi Oruç Reis ile birlikte gerçekleştirdiği Becaye kuşatması: Fakat çok atak olan ağam Oruç beni dinlemedi. Taarruza karar verdi. Halbuki Becaye kalesinde çok İspanyol kafiri vardı. 6 kadırgadaki İspanyol, teknelerini boşaltıp, kaledeki yoldaşlarıyla birleştiler. Ağam, kaleye hücum etti. Sahile çıktık. Kaleden üzerimize yağmur gibi top gülleleri ve tüfek misketleri…

Read More

Kanuni Sultan Süleyman’ın Türk Annesi  Ayşe Hafsa Sultan

Osmanlı Hanedanı için en büyük tehlike her zaman devşirme yeniçeriler ve devşirme Valide Sultanlar olmuştur. Kanuni Sultan Süleyman Han’a kadar neredeyse hep Türk kadınlar ile evlilik yapılmış fakat sonraları bu anlayış bozulmuştur. Osmanlı Hanedanlığı da bundan sonra her alanda kayıplara başlamıştır. Kanuni Sultan Süleyman Han’ın annesi, Yavuz Sultan Süleyman Han’ın eşi Haseki Ayşe Hafsa Sultan…

Read More

Fedakar Türk Kadını Süyüm Bike

Türk tarihi, kahramanlık, yurtseverlik ve fedakarlıklarla dolu insanların çokluğu ile diğer milletlere örnek olabilecek üstünlüktedir. Bunlar arasında Kazan Türklerinin hazin, fakat kahramanlığı ile dillere destan olmuş hakkında uzun etütler yapılmış, eserler meydana getirilmiş bir siması vardır. Türkiye Türkçe’si ile “Sevim Prenses” demek olan Süyüm-Bikedir. Süyüm-Bike Nogay Hükümdarlarından Yusuf Beyin kızı idi. Güzelliği dillere destan olmuş,…

Read More

Osmanlı Devleti: Taşra Yönetimi

Osmanlı Devleti’nde payitaht İstanbul dışında kalan bütün ülke topraklarına taşra adı verilmektedir. Taşra teşkilatının teşekkülü tımar sisteminin etrafında şekillenmiştir. Tımar sistemi, ülke topraklarından elde edilen gelirlerin bir kısmının belirli hizmet karşılığında kişilere bırakılması esasına dayanmaktadır. Mülkiyeti devlete ait olan araziler dirlik adı verilen parçalara ayrılmıştır. Her bir parçası önceleri has ve tımar olarak ikiye ayrılırken…

Read More

Osmanlı Tarihi: Divân-ı Hümâyun:

Osmanlı Devleti’nde en yüksek idari ve siyasi merciidir. Her millet ve dinden insanın mahalli kadılıklarda halledemedikleri davalarını getirdikleri son karar yeridir. Sultan Orhan tarafından toplanmıştır. Hükümdar nerede bulunursa divan orada kurulmuştur. II. Mehmed’e kadar divana hükümdarlar başkanlık etmiştir. Fatih’ten sonra divan toplantılarına veziriazamlar başkanlık yapmıştır. Mühr-i hümâyun da kendisine verilmiştir. Padişah divan toplantılarını kafes arkasından…

Read More

Osmanlı’da Merkez Yönetim

Osmanlı Devleti’nde padişah payitaht adı verilen yönetim merkezinde oturmuş, devleti saray adı verilen yönetim merkezinden yönetmiştir. Saraylar aynı zamanda Osmanlı padişahlarının ikametgâhı olarak kullanılmıştır. Saray, devletin idare edildiği bir yer olmakla beraber devlet adamı yetiştirilmesinde de merkez olarak görülmektedir. Fatih, İstanbul’u fethettikten sonra İstanbul’da Topkapı Sarayı’nı yaptırmıştır (Görsel 2.1). Edirne’de bulunan saray halkı ve teşrifatı…

Read More

Annesi Yunan olan İtalyan Ressam, İzmir’de Türklere Yapılan Katliamı Böyle Resmetti

Annesi Yunan olan İtalyan Ressam Vittorio Pisani, Babası İzmir’deki İtalyan okuluna müdür olarak atanıp görev yaptığı için 1906 yılından beri ailesiyle birlikte İzmir’de yaşamaktaydı. Türkiye ile Yunanistan 1. Dünya Savaşında savaşmamasına rağmen ve Yunanistan bu savaşta taraf olmamasına rağmen 1. Dünya savaşı bittikten sonra Yunanistan Türkiye’yi işgal etti. Anadolu’daki Türk soykırımı bu işgalle başlamıştır. İzmir’e…

Read More

Sultan Vahdettin’i Sürgüne Götüren Süreç ve Ölümü

Kurtuluş Savaşı’nın kazanılmasından sonra Sadrazam Damat Ferit, 22 Ekim 1922’de İngiliz polislerinin koruması altında Orient Ekspresi ile Avrupa’ya kaçarak Fransa’nın Nice şehrine yerleşmiş ve İstanbul’un kurtarıldığı 6 Ekim 1922’de orada ölmüştür. Sadrazam Tevfik Paşa, 5 Kasım 1922’de görevinden çekilerek yönetimi İstanbul’da bulunan TBMM temsilcisi Refet Paşa’ya bırakmıştır. Damat Ferit’in ve işbirlikçilerin kaçarak İngilizlere sığınması, saltanatın…

Read More

Timur Yıldırım Hakkında Ne Düşünüyordu?

Türk-Moğol savaşçısı Timur, Rum diyarında sultanlık eden ve kendi gibi Türk olan Yıldırım Beyazıt hakkında ne düşünüyordu? Zeki Velidi Togan’ın “Timur’un Doğu Avrupa Politikası” adlı Almanca makalesine Avrupa ve Amerika’da son 50 yılda yazılan tarih araştırmalarında sürekli gönderme yapılagelmektedir. Ahmed Zeki Velidi bu makalesinde o güne kadar bilinmeyen Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki Sarı Abdullah Efendi’nin Münşa’ât (Süleymaniye…

Read More

Osmanlı Dönemi Coğrafi Keşifler

Avrupalılar 15. yüzyılın sonlarına doğru yeni deniz yolları ve kıtalar keşfetmiştir. Yeni keşiflerin yapılmasıyla birlikte bu coğrafyalara doğru yayılma eğilimi göstermiştir. Bu hareket coğrafi keşifler olarak adlandırılmaktadır. Avrupalı krallar, Asya ve Afrika ülkelerinin altın, gümüş gibi kıymetli madenlerini ele geçirerek nüfuzlarını güçlendirmek istiyorlardı. İpek, baharat, şeker gibi mallara da sahip olmayı arzuluyorlardı. Bu ticaret mallarını…

Read More

Osmanlı Dönemi: Afrika’daki Müslümanların Himaye Edilmesi

Türkler tarihleri boyunca Afrika’nın değişik yerlerine yayılmışlardır. Mısır, Türklerin Afrika’nın değişik yerlerine yayılmalarında merkez olarak görülmüştür. Türkler, Afrika kıtasının farklı istikametlerine yayılmaya başlamıştır. Bir taraftan Akdeniz’in güney sahillerini takip ederek kıtanın batısına doğru ilerleyerek Atlas Okyanusu sahillerine kadar ulaşmıştır. Diğer taraftan Kızıldeniz’in batı sahilinden güneye doğru giderek Hint Okyanusu sahilleri boyunca ilerlemiştir. Mısır’ın Memlûklerin elinden…

Read More

Balamir Han

Avrupa Hun İmparatorluğunun kurucusu, Çiçi Yabgu’nun dokuzuncu, Mete Han’ın on beşinci göbekten torunudur. 374 yılında 10 tümen asker (100.000 kişi) ile Doğu Gotlar’a saldırdı, devletlerini yıktı. Doğu ve Batı Gotları ortadan kaldırdı. Alanları, Sarmatları ve İskitleri buyruğu altına aldı. Ostrogotları, Vizigotları ağır yenilgiye uğrattı. Roma’nın baş belası olan Cermenler, Hunlardan korkup Batı Avrupa’ya kaçtılar.

Read More