Cihangir Semtinin Adı Nereden Geliyor?

Şehzade Cihangir, Osmanlı Padişahı Kanuni Sultan Süleyman Han’ın Haseki Hürrem Sultan’dan olan dördüncü oğludur. Şehzade Cihangir, eğitimini sarayda tamamlamış, haremi ve eşi hiç olmamıştır. Ayrıca kendisi hattat olup, Zarifi mahlasını kullanan da bir şair olmuştur. Fiziksel rahatsızlıkları bulunması sebebiyle sancak istememiştir. Az sayıda sefere katılmıştır. Kendi öz kardeşleri tarafından bile kambur olarak doğduğu ve taht…

Read More

Türklere Eskiden Saygı Duyarlardı

Türkler her zaman dosta güven düşmana korku vermiştir. Eskiden Türklerin saygınlığı çok yüksekti. Bir yabancı Türk gördüğünde saygı duyar, Türk’ün karşısında dizlerinin bağı çözülürdü. Türkler bir kelime ettiğinde herkes pür dikkat dinler ve Türk’ü takip ederlerdi. Eskiden Türkler bir ülkeye gittiğinde o ülkede krallar gibi karşılanırdı ancak günümüzde öyle değil. Türkiye Cumhuriyeti pasaportu ile bir…

Read More

İskelet Kelimesinin Kökeni Nereden Geliyor?

İskitler, Avrupa’nın doğusu Kırım ve Pontik Bozkırları ile Orta Asya’da, Tanrı Dağları ve Fergana Vadisi’ni de içine alan bölgelerde MÖ 8. YY ile MÖ 3. YY arasında yaşamış olan göçebe Türk halkıdır. İskitler için Grek kaynaklarında “Skythai”, Asur kaynaklarında “Aşguzai”, Pers kaynaklarında “Saka” ve Çin kaynaklarında “Sai” tabirleri kullanılmıştır. Ayrıca İskitler; Hunların, Hazarların, Avarların, Bolgarların…

Read More

Türkler Yecüc Mecüc mü?

Cübbeli Ahmet Hoca Yecüc-Mecüc Babası ile Türklerin babası aynı kişi dedi, yer yerinden oynadı. Gerçekten Türkler Yecüc Mecüc mü? Türklerin Ergenekondan dağın demir kısmını eriterek çıkması ve Cengiz Han, Hülagü Han, Timurlenk ve Attila gibi bir çok başbuğumuzun istilalarıyla dünyayı yakıp yıkmış olması, Türklerin Yecüc Mecüc oldukları yönünde önde gelen din adamlarınca söylendi. Dünyanın yok…

Read More

Cengiz Han ve Sultan Süleyman Askerleri Neden Aç Bırakırdı?

Cengiz Han, savaşta askerlerini yarı aç bırakırdı. Çünkü tok olan askerin savaşta verimli olamayacağına inanıyordu. Yarı yok olan askerler ise kurtlar gibi saldırgan olurdu. Kanuni Sultan Süleyman, askerlerin Oruç tutmasını yasaklardı. Sefere çıkıldığında yemek yemeyen ve çok yiyen asker cezalandırılır, askerler yarı aç bırakılırdı. Ayrıca Sultan Süleyman Anne tarafından Cengiz Han soyu ile akrabadır ve…

Read More

İstanbul Türk’ün Görkemidir

Evliya Çelebi son derece dikkatli bir seyyahtır. Seyahatname eserinin aslı on cilttir. İstanbul kütüphanelerinde beş ayrı yazma nüshası vardır. Dünya seyahat edebiyatında, bu kadar geniş bir sahayı ihtiva eden ikinci bir eser yoktur. Büyük Türk gezgini Evliya Çelebi İstanbul için şunları söylemiştir: “Sözün kısası Türk gümbürtüsü, Türk görkemi, Türk vel-velesi, Türk debdebesi ve Türk’ün zaferi…

Read More

Boyumu Yoksa İşlevi mi Önemli? Ya İkisi de Mükemmelse?

Tarihin bitişik sınırlara sahip olmuş en büyük İmparatorluğunun fatihi, zamanın bilinen dünyasını zapt etmiş, karşısına çıkan rakipleri imha etmiş, koskoca Harezmşah İmparatorluğunu limon gibi sıkmış, Çin Seddi’nin etrafından dolanarak Çin’i zapt etmiş Büyük Kumandan Cengiz Han. Cengiz İmparatorluğunda bakire bir kadın Fransa’dan Çin’e kadar tecavüze uğramadan ve mal ile can kaybı olmadan gidebilirdi. Çünkü Cengiz…

Read More

Atilla’nın Amcası Rua

Karaton’dan sonra 422 yılında, Hun hükümdar ailesine mensup dört kardeşten biri olan Rua, ülkeyi diğer kardeşleri Muncuk, Oktar ve Aybars ile birlikte yönetti. Rua, Bizans’ın Hun Ordusunu isyana kışkırtmak ve bağlı kavimleri Hunlardan ayırmak amacıyla, Hun topraklarına gönderdiği casusları bahane ederek Bizans üzerine bir sefer düzenledi. Hiç bir direniş gösteremeyen Bizans, ağır bir vergiye bağlandı….

Read More

Türk Başbuğu Mete Han

Asya Hun imparatorluğunun kurucusu olan Teoman, oğlu Metehan’ın kendisi yerine üvey annesi Yenşi’nin oğlunu tahta çıkarmak istedi.Törelerine göre Türk hatundan olan, has bir Türk’ün tahta geçmesi gerekiyordu. Metehan’ın Üvey Annesi Çinli idi. Yani Çinli kadından olan erkek çocuk tahta geçemezdi. Bu durumdan dolayı üvey annesi Metehan’ın babasını doldurdu ve Meteyi komşu kavim olan Yuezhi’lere rehin…

Read More

Türk Ocağına 5000 Altın Bağışlayan Padişah

Padişah V. Mehmet Reşat Han Türk Ocağı’na 5.000 altın bağışta bulunmuştur. Bu bağıştan sonra kendisine teşekkür ziyaretine gelen Türk Ocağı heyeti ile aralarında şöyle bir konuşma geçmiştir: Padişah Mehmet Reşat Han, Ocak heyetine sorar: – Milletimizin tarifini yapar mısınız? Heyette bulunanların, (Hamdullah Suphi, Yusuf Akçura, Sadri Maksudi , Necip Asım) bu soru karşısında şaşırdıklarını gören…

Read More

Osmanlı Tarihi: Almanya Seferi

Avusturya Kralı Ferdinand, Kanuni Sultan Süleyman’ın geri çekilmesini fırsat bilerek Budin’i yeniden kuşatmıştır. Bunun üzerine Kanuni 1532 yılında yeni bir sefere çıkmıştır. Osmanlı ordusu Almanya içlerine kadar ilerlemiştir. Almanya Seferi olarak bilinen bu seferin ardından Avusturya barış istemek zorunda kalmıştır. Taraflar arasında 1533 tarihinde İstanbul Antlaşması imzalanmıştır. Bu antlaşmayla Avusturya Kralı Ferdinand, Yanoş’un krallığını tanıyacak…

Read More

Sultan Süleyman Dönemi: Mohaç Meydan Muharebesi (1526)

Belgrad’ın alınmasından sonra Macar Kralı Layoş, Roma Germen İmparatoru Şarlken’in desteğiyle kaybettiği yerleri geri almak için Osmanlı topraklarına saldırmıştır. Fransa Kralı Fransuva, aynı günlerde Şarlken’e esir düşmüş ve Osmanlı Devleti’nden yardım istemiştir. Kanuni bu yardım talebi üzerine Macaristan Seferi’ne çıkmıştır. Osmanlı ordusu ile Macar ordusu Mohaç Ovası’nda karşı karşıya geldiler. Birkaç saat süren Mohaç Meydan…

Read More

Sultan Süleyman Dönemi: Belgrad’ın Fethi

Macaristan, Osmanlı Devleti’ne vergi ödemekle yükümlü bir devlet idi. Macar Kralı II. Layoş, Habsburg hanedanı ile akrabalık bağı kurmuştu. Kralın Habsburg hanedanlığına güvenerek vergisini ödememesi savaşı kaçınılmaz hâle getirmiştir. Bunun yanında Macar Kralı’nın Sultan Süleyman’ın tahta çıkmasını kutlamaması ve gönderilen elçileri öldürtmesi üzerine Belgrad’a sefere çıkıldı. Belgrad, Osmanlı Devleti’nin batıya genişlemesini engelliyordu. Kanuni 1521 yılında…

Read More

1. Süleyman’ın “Kanuni” Olarak Anılması

I. Süleyman’ın Kanuni olarak anılması kendi zamanının yazarlarına ait değildir. 17. yüzyılda bir Batı kaynağında kanun yapıcılığı sıfatıyla tarif edilmiştir. Bu sıfat 19. yüzyılda Osmanlı tarihçileri tarafından benimsenerek yaygınlık kazanmıştır. I. Süleyman’ın “Kanuni” olarak anılmasında gerçekleştirdiği reformlar, adalet prensibini ön plana çıkarması etkili olmuştur. Tarih kitaplarında adaletli olduğu yazar fakat yeri geldiğinde en yakınlarına bile…

Read More

I. Selim Dönemi’nde Osmanlı – Memlûk İlişkileri

Memlûkler, halifenin ve kutsal yerlerin koruyuculuğunu yaptıkları için İslam dünyasının lideri durumunda bulunuyordu. Yıldırım Bayezit döneminden itibaren başlayan gelişmeler Osmanlı-Memlûk ilişkilerinin bozulmasına neden olmuştur. İlişkilerdeki bozulmalar iki devlet arasında çekişmeye dönüşmüştür. Bu çekişmeler Fatih Dönemi’nde de devam etmiştir. İstanbul’un fethedilmesiyle birlikte Memlûkler, Osmanlı Devleti’ni kendilerine rakip olarak görmeye başlamışlardır. Fatih Sultan Mehmed’in Hicaz su yollarını…

Read More

Osmanlı’nın Anadolu ve İran Coğrafyasında Hâkimiyet

İstanbul’un Fethi’nden sonra Osmanlı Devleti sınırlarını genişletmiş, Karadeniz Türk gölü hâline gelmiştir. İstanbul’un Fethi ile Bizans İmparatorluğu yıkılmıştır. 1461 yılında Fatih Sultan Mehmed, Trabzon Rum İmparatorluğu’na son vermiştir. Fatih Sultan Mehmed İtalya seferinde hayatını kaybetmiştir. Bunun üzerine Osmanlı Devleti’nin başına II. Bayezit geçmiştir. II. Bayezit’in ilk yılları taht mücadelelerinin yaşandığı bir dönem olmuştur. Bunun yanında…

Read More

İstanbul’un Fethi’nin Önemi

İstanbul’un Fethi Osmanlı Devleti’nin Türk ve İslam dünyasındaki saygınlığını artırmıştır. Osmanlı Devleti’nin Asya ve Avrupa’daki toprakları birbirine bağlanmıştır. İstanbul’un fethedilmesi Osmanlıların Avrupa’da ilerlemesini sağlamıştır. Orta Çağ kapanmış, Yeni Çağ başlamıştır. Bizans İmparatorluğu (Doğu Roma İmparatorluğu) ortadan kalkmıştır. Yıkılamayacağı düşünülen büyük surların yıkılabileceği anlaşılmıştır. Avrupa’daki krallar etrafı surlar-la çevrili büyük şatolarda yaşayan derebeylerin hâkimiyetine son vermiştir….

Read More

İstanbul’un Fethi’nin Sonuçları ve Fatih’in Ele Geçirdiği Yerler

İstanbul’un alınmasının ardından şehirde imar faaliyetleri başlatılmıştır. İstanbul’un yıkılan surları onarılmış, şehrin çeşitli çevrelerinde cami, medrese, imaret, ham, hamam, daruşşifa gibi hayır kurumları yapılmaya başlanmıştır. Ayasofya ile birlikte başka bazı kilise ve manastırlar cami ve mescide çevrilerek Müslümanların dinî vecibelerini yerine getirmelerine olanak sağlanmıştır. II.Mehmed, fetihten sonra Fatih unvanını almıştır. İstanbul’un alınmasından sonra Türk Başbuğu…

Read More

Şair Sultanların Eserlerinden Örnekler

Osmanlı Devleti’ni yöneten sultanlar edebî çalışmalar yapmışlar, şiirler yazmışlardır. Yazdıkları şiirlerinde mahlas kullanmışlardır. Osmanlı sultanları daha şehzadeliklerinden itibaren şiir ve musikiye ilgi göstermişlerdir. Osmanlı sultanları devirlerinin ünlü şairleriyle dostluklar kurmuş ve şiir sohbetlerinde bulunmuşlardır. Güçlü bir dil ve edebiyat eğitimi alan Osmanlı sultanlarının bir çoğu şiir yazmış, bir kısmı da divan tertip edecek kadar şairlik…

Read More

Türk Bilim Adamı: Uluğ Beğ

Cengiz Han soyundan gelen Timurlu Hükümdarı Uluğ Bey, tahta geçer geçmez Semerkand’da ilmî faaliyetlerin yapılmasına hız vermiştir. Babası Timur’un oğlu Şahruh, annesi ise Türk kabile aristokrasisinin bir üyesi olan Ghiyasuddin Tarkhan’ın kızı olan Gawhar Shad adında soylu bir kadındı. Uluğ Bey, âlim bir hükümdar olarak görev yapmıştır. Hocası Kadızâde-i Rûmî’dir. Uluğ Bey, ilim adamlarını muhafaza…

Read More