Orta Çağ’da Askerî Organizasyonlar Ve Toplumsal Yaşam

Coğrafi şartlara göre şekillenen yaşam koşulları dünyanın her yerinde aynı değildir. Yaşam şekilleri toplumların şekil ve güç verdiği devletlerin yapısına ve savunma konularına da doğrudan etki yapmıştır. Yerleşik bir hayatın sürdüğü Roma İmparatorluğu’nda sahra ordusu denilen büyük çağlı çoğunluğu piyadelerden oluşan askerî kuvvetleri vardı. İç kesimlerindeki askerî kuvvetler, bir nevi polis kuvveti olarak asayiş ve huzuru temin için hizmet vermiştir. Asyalı kavimlerin Avrupa’da görülmesiyle başlayan Kavimler Göçü sonrasında devlet engellenmesi imkânsız bu davetsiz misafirlere önce arazi gösterip çiftçilik yapmalarını istemiş sonradan çete şeklinde birleşmiş savaşçılar olarak vilayetlerinde garnizon komutanlığı kuvvetleri şeklinde istihdam etmiştir. Örneğin Bizans imparatorluğu, Germenlerden devşirilen seçkin vurucu … Okumaya devam et Orta Çağ’da Askerî Organizasyonlar Ve Toplumsal Yaşam

Viking Torunu İzlandalıların Türk Nefreti

Vikingler dünya tarihinde ufak bir yer kaplasa da herkesin bildiği bir kavimdir. Yaptıkları denizaşırı seferler, yağmaladıkları köyler ve şehirler ile köleleştirdikleri insanlarla hafızalara kazınmıştır. Vikingler kiliseleri yağmalar, çocuk, yaşlı, kadın demeden herkesi öldüren ve korku duyulan bir kavimdir. Vikingler çoğu millet tarafından barbarlıkla anılmış ve korku duyulmuştur. Vikinglerin geleceğini duyanlar yaşadıkları yeri terk edip kaçardı. İşte Vikingler böyle bir kavimdi ancak Vikingler Türkleri gördüklerinde ise süt dökmüş kediye döndüler… 1627 yılında Küçük Murat Reis önderliğindeki Türk korsanları İzlanda’ya ayak basarlar. İzlanda’da ise Viking asıllı Kuzeyliler yaşamaktadır. Adaya ayak basan korsanlar sadece Türklerden oluşmuyordu. Hollandalı, İngiliz, Cezayirli, Faslı, İtalyan asıllı gibi … Okumaya devam et Viking Torunu İzlandalıların Türk Nefreti

Türk Parası İle Burnunu Silen Filistinli

Türkiye’ye gelen Turistler bile Türklere hakaret etmek için ellerinden geleni yapıyor. Şimdiki meydana gelen olayın faili ise bir Arap turist. İsrail Pasaportu taşıyan Filistin asıllı Müslüman Arap Mohamad Nader Badarneh adlı kişi, yemek yediği restoranda burnunu Türk lirası ile silmesi olay oldu. Olay kısa sürede sosyal medyada yayıldı. Turist polis ekiplerince yakalanarak sınır dışı edildi. Türkiye’nin Filistin’e verdiği destek ortadayken Filistinlilerin bile Türkleri aşağılaması gerçekten hayret verici bir durum. Türkler dünyada en çok sevilmeyen milletlerin başında gelir. Müslümanı da sevmez, Hristiyanı da sevmez, Avrupalısı da sevmez. Türkün dostu olan kimse yoktur. Okumaya devam et Türk Parası İle Burnunu Silen Filistinli

Türklere Gelen Bizans Elçisinin Raporu

568 yılında Bizans İmparatoru 2. Justinos (justin) İstemi Yabguya,Zemarkhos (Zemarkos) adında bir elçi göndermiştir. Elçi, İstemi Yabgunun Tanrı dağlarındaki yazlık merkezi Ak-Dağ (Altın-dağ) da huzuruna çıkmıştır. Bizans elçisinin hatıraları; Göktürk hayatını, kudretini ve sanatını gözler önüne sermesi bakımından çok kıymetli bir belgedir. Bu rapora göre İstemi Yabgu, Bizans elçisini önce Ak-dağ veya Altın dağdaki muhteşem çadırına kabul atti. Kağan, gerektiğinde bir at tarafından çekilmeye hazır, iki tekerlekli bir taht üzerinde oturuyordu. Çadır, türlü renklerde ipek kumaşlarla süslenmiş bulunuyordu. Altın dağda kabul töreni için ayrı, oturmak için ayrı, yemek yemek için ayrı çadırlar vardı. Çadırların hepsinin de içi renk renk ipek … Okumaya devam et Türklere Gelen Bizans Elçisinin Raporu

Osmanlının Korkusuz Askerleri Deliler

Osmanlının Korkusuz Askerleri Deliler Osmanlıların korkusuz cengaverleri ve yiğit savaşçıları delilerin ilk ortaya çıkışları hakkında kesin bilgi mevcut değilse de XV. yüzyıl sonlarından itibaren ve esas olarak XVI. yüzyılda istihdam edildikleri bilinmektedir. Akıncılar gibi eyalet askeri statüsünde olan ve başlangıçta sadece Rumeli’de ve sınır beyliklerinde kullanılan deliler Türk asıllı olabildikleri gibi Slav, Boşnak, Arnavut, Hırvat ve Sırp gibi yerli halkların özellikle iri yarı, cesur gençlerinden de seçilebilen karma bir yapıya sahiptir. Deliler savaş sırasında hayvan kürkünden yapılma elbiseler ve postlar giyen, tüyler takan, garip sesler çıkaran, düşmana yalın kılıç dalan, gözü kara, korkusuz ve acımasız savaşçılardı. Deliler çoğu zaman düşmana … Okumaya devam et Osmanlının Korkusuz Askerleri Deliler

Türklerin Özünü Yansıtan Din: Gök Tengri İnancı

Antik Yunan Mitolojisi, Mısır Mitolojisi ve Budizm gibi mitolojilerde olduğu gibi İslam mitolojisinde de doğa üstü olaylar vardır. Örneğin; Muhammed Peygamberin Yunan Mitolojisindeki Pegasus’a benzeyen uçan bir ata binerek Allah’ın yanına gitmesi veya ayı ikiye bölmesi gibi. Geçmiş zamanlar da bilgi edinmek ve öğrenmek zordu. İnsanlar ise anlatılan her şeye kolaylıkla inanırdı. Ancak günümüzde bu tarz şeylere bilimsel temellere oturtarak açıklamak bir hayli zordur. Her inanç o toplumun kültürünü yansıtır. Antik Yunan inancı Yunan Kültürünü yayar, İslamiyet de Arap Kültürünü yayar. Kuranda da zaten En’âm Suresi – 92 . Ayet de “Biz bu kitabı mekke ve çevresine gönderdik” der. Biz … Okumaya devam et Türklerin Özünü Yansıtan Din: Gök Tengri İnancı

Türkler En Çok Macarları Sever…

Türkler En Çok Macarları Sever… Tekirdağ’da yazdığı mektuplarıyla Macar edebiyatında önemli bir yer edinen Mikes Keleman , 1725’te şöyle diyordu : “… Başka hiçbir memlekette sığıntıya bu kadar yardım edilmez. Hiçbir yerde buradaki gibi sakin ve rahat olamayız.Tanrı’ya şükür şimdiye kadar aramızda en küçük bir kırgınlık olmadı. Türklere nerede rastlasak bizi hep iyilikle karşıladılar , çünkü Türkler en çok Macarları severler.” Tarihte Türklük , Prof.Dr. Laszlo RASONYI Okumaya devam et Türkler En Çok Macarları Sever…

Yavuz Selim Türklere “Eşek Türk” Dedi Mi?

Aslı astarı olmayan bu iddiaya göre Çaldıran Savaşı öncesinde Yavuz’la Şah İsmail arasındaki yazışmalarda “Ben Sultan Beyazıt oğlu Sultan Selim, sen ki ey eşek Türk” şeklinde ifadeler geçmiş.Yavuz’un Şah İsmail’e gönderdiği ikisi Farsça ikisi Türkçe dört name mevcuttur. .Yavuzi Şah İsmail’e bu mektuplarda “İsmail Bahadır” veya “Emir İsmail” diye hitap etmiştir. Hiçbirinde “Türk veya Eşek Türk” diye hitap etmemiştir. Aksine Yavuz Sultan Selim Mısır’ı ele geçirdiğinde kendisini Türk hükümdarı olarak tanıtmıştır. Yavuz Sultan Selim’in Türklere hakaret ettiği hiç bir kayıtta yoktur. Zaten böyle bir şey mümkün olamaz çünkü Osmanlı Hanedanının kendisi Türk kökenlidir. Osmanlı’da Türk adı bazı devşirmeler veya şairler … Okumaya devam et Yavuz Selim Türklere “Eşek Türk” Dedi Mi?

El Cahiz Türkler Hakkında Ne Dedi?

Evrim Teorisinin İslam Dünyasındaki Temsilcilerinden biri olan Afro-Arap Asıllı Yazar El Cahiz’in Türkler hakkında düşünceleri; Hücum anında Türklerden bin süvari, bin düşman atlısına ok atsa onların hepsini yere sererler. Bu türlü hücuma hiçbir ordu dayanamaz. Türk, vahşi hayvana, kuşa, insana , avının üzerine pike yapan kuşlara ok atar. O, hayvanını hızla sürdüğü halde, önce arkaya, sağa ve sola , yukarıya ve aşağıya ok atar. Bir dağdan inerken veya bir çukur vadinin içine girerken atını haricinin düz yerinde sürdüğünden daha hızlı sürür. Türk’ün ikisi yüzünde, ikisi kafasının arkasında olmak üzere dört gözü vardır. Türk hücum ettiği zaman şahsı, silahı, hayvanı, hayvanın … Okumaya devam et El Cahiz Türkler Hakkında Ne Dedi?

Devleti Kurtaran Adam: Çelebi Mehmed

I. Mehmed veya Çelebi Mehmed, beşinci Osmanlı padişahı. Yabancı Tarihî kaynaklarda ismi, Mehmed isimli diğer padişahlarınki gibi, Muhammed şeklinde geçer. Babası I. Bayezid, annesi ise Devlet Hatun’dur. Annesinin kökeni hakkında Türk, Rum veya Sırp olduğu yönünde tartışmalar mevcuttur. Ancak o dönemlerde Osmanlıların özellikle beyliklerden kız aldığı da bilinmektedir. Timur darbesinden sonra devleti toparlayan Çelebi Mehmet, Rumeli’de Türk nüfuzunu kuvvetlendirdi. Ömrünün tamamını savaşlarda geçiren bu kahraman hükümdar katıldığı yirmi dört muharebede kırk yara almıştır. Kendisinden nakledilen şu söz hayat hikayesini çok güzel ifade etmektedir. “Çocuk yaşımda bunca belalar çektim, kimse çekmiş değildir.” Ne yazık ki devleti eski haşmetine kavuşturmak için gece … Okumaya devam et Devleti Kurtaran Adam: Çelebi Mehmed

İsrail’de Ermeni Bayraklı Araca Saldırı!

İsrail’de Ermeni Bayraklı Araca Saldırı! Azerbaycan ve Ermenistan arasında geçen savaşta, İsrail’de yaşayan bir Ermeni, aracına Ermenistan bayrağı koyduğu için saldırıya uğradı ve aracı parçalandı. Azerbaycan ve İsrail 1992’den beri diplomatik ilişkiler içerisindedir. Azerbaycan, Türkiye ile birlikte İsrail’le siyasi ve ekonomik ilişkiler geliştiren az sayıdaki müslüman ülkeden biridir. 2019 itibarıyla, iki ülke arasındaki ticaret yılda 5 milyar doları aşıyor. Azerbaycan’da yaklaşık 15.000 Dağ Yahudisi ve diğer Yahudiler yaşıyor. İsrail’de yaklaşık 80 bin Yahudi – Azerbaycanlı göçmen yaşıyor . ki ülke arasındaki askeri-teknik işbirliği de başarılı bir şekilde gelişiyor. 2004 yılında Türkiye’de üretilen İsrail silahlarının Azerbaycan’a temini için bir sözleşme imzalanmıştır … Okumaya devam et İsrail’de Ermeni Bayraklı Araca Saldırı!

Türkiye’nin Can Düşmanı Rusya!

Dünyada hiç kimsenin inkar edemeyeceği hakikattir ki; Rusya, Türkiye’nin can düşmanıdır ve İstanbul’u almak başlıca emelidir. Bu emelden Rusya’yı vazgeçirmek imkansızdır. Çarlık, Berlin antlaşması neticesinde İstanbul’a sahip olamayacağını anlayınca gözünü Hindistan’a dikti.İngiliz siyasetinin incelikleri sayesinde kendisine o yolun kapanmış olduğunu görünce Uzakdoğu’ya döndü. Port Arthur’a kadar uzattığı eli Japonlar tarafından kırılınca al kanlar içinde geri çekildi. Şimdi artık emellerinin ezeli kabesine dönmekten başka kurtuluş çaresi görmüyor ve bütün hırsı ile iki buçuk asırlık avına, zavallı Türkiye’ye son hücumunu yapmaya hazırlanıyor. Cemal Paşa Okumaya devam et Türkiye’nin Can Düşmanı Rusya!

Almanya’nın Türkiye ile Yakınlaşması

“Alman yayılmacı-nüfuz dalgasını harekete geçiren enerjiyi ortaya çıkaran ilk belirleyici olay Şansölye Bismarck’ın Ali Nizami Paşa ve Reşit Bey’den oluşan Türk heyetiyle Berlin’de 1881 yılında yaptığı görüşmedir. Bu görüşmede Bismarck özetle Osmanlı İmparatorluğu ile yakın bir ilişki kurmak istediğini dile getirmiştir. Bu anlamda 1881 yılını Alman yayılmacı dalganın ortaya çıktığı yıl olarak kabul edebiliriz. Birinci dalga 1898 yılına kadar Bismarck’ın stratejik aklıyla ilerlemiştir. 1890 yılında görevden el çektirilip 1898 yılında ölmüş olsa bile en nihayetinde Osmanlı’yı Almanya ile ittifak halinde savaşa sürükleyen yayılmacı nüfuz dalgalarını harekete geçiren enerjinin arkasındaki başat aktör Şansölye Bismarck ve onun stratejik kurgusuydu. Askeri danışmanlar ve … Okumaya devam et Almanya’nın Türkiye ile Yakınlaşması

Emir Faysal’ın Felix Frankurter’e Yazdığı Mektup

Milliyetçi Arap önder ve Mekke şerifinin oğlu olan Emir Faysal’ın Felix Frankurter’e yazdığı mektuptan alıntı; Biz, Araplarla Yahudilerin irk bakımından yeğen olduklarına inanıyoruz. Biz Araplar, bilhassa içimizde aydın olanlar, Siyonist hareketine derin bir sempati ile bakıyoruz. Biz, Yahudilere yurtlarına hoş geldiler diyoruz. Hareketinizin liderleri ve bilhassa Dr. Weizmann ile yakın münasebet içinde olmuştuk ve olmaya da devam ediyoruz. Dr. Weizmann davamıza çok yardım etti ve ümit ederim Araplar da yakında onun bu nazik davranışına mukabele etme durumunda olurlar. Her iki hareketimiz birbirini tamamlamaktadır. Yahudi hareketi milli bir harekettir ve emperyalist değildir. Bizim hareketimiz de millidir ve emperyalist değildir. Suriye’de her … Okumaya devam et Emir Faysal’ın Felix Frankurter’e Yazdığı Mektup