Eski Türk Kadınlarının Evlilik Şartları

Bamsı Beyrek’in babası Pay Püre Han der: “Oğuz’da kimin kızını alıvereyim” dedi. Beyrek der: “Baba bana bir kız alı ver ki ben yerimden kalkmadan o kalkmalı, ben kara koç atıma binmeden o binmeli, ben hasmıma varmadan o bana baş getirmeli, böyle kız alıver baba bana” dedi.

Babası Pay Püre Han der: “Oğul sen kız istemiyorsun, kendine bir hempa istiyormuşsun, oğul galiba senin istediğin kız Pay Piçen’in kızı Banu Çiçek’tir.” dedi.

Beyrek der: “Evet ya , evet ak sakallı aziz baba benim de istediğim odur.” dedi.

Bamsi Beyrek, Pay Piçen Bey’in kızı Banu Çiçek’le evlenmek ister. Ama Banu Çiçek, kendisiyle evlenecek yiğidin kendisinden daha iyi at binmesi, daha iyi ok atması ve güreşte kendisini yenmesi gerektiği şartlarını koşar.

“At teptiler. Beyrek’in atı kızın atını geçti. Ok attılar. Beyrek kızın okunu geride bıraktı. Kız der: Bire yiğit benim atımı kimsenin geçtiği yok, okumu kimsenin geride bıraktığı yok, şimdi gel seninle güreş tutalım, dedi…

Hikayenin tamamını okumak için Kam Püre’nin Oğlu Bamsı Beyrek Destanı diye araştırabilirsiniz. Burada hikayenin kısa bir kısmını paylaşmamızın nedeni eskiden Türk kadınları evleneceği yiğide böyle şartlar koşardı. Bir kadından daha iyi ok atamayan, güreş tutmayan, dayanıklı olmayan bir erkeği kimse koynuna eş diye almazdı. Ancak Türkler arasında Arap kültürünün iyice yayılma başlamasıyla kadınlar savaşçılık özelliklerini kaybetmiştir.

Bir Cevap Yazın