Tımar Sisteminin Bozulmasının Nedenleri?

• Tımarların, sipahiler dışında kimselere verilmesi,• Tımarların saray görevlilerinin eline geçerek özel mülk veya vakfa dönüştürülmesi ve rüşvet karşılığı verilmesi,• Dirliklerin parayla alınıp satılır hâle gelmesi,• Sipahilerin gösterişli yaşama arzusu ve çok para kazanma hırsı,• Nüfusun hızlı artması,• Enflasyon artışı ve paranın değer kaybetmesi,• Geleneksel silahlarla savaşan sipahilerin, ateşli silah eğitimine ayak uyduramaması,• Uzun süren…

Read More

Yeniçeri Sayısı Ne Kadardı?

Yeniçerilerin Sayısındaki Artış Yeniçeri ordusu, Avrupa’da ilk daimî ordu özelliğindedir. Yeniçeriler (Görsel 2.19); Osmanlıların savaş meydanlarında ve kale kuşatmalarında üstünlük kurmasını sağlamıştır. 1593-1606 Avusturya savaşlarında yeniçeriler, düşmanın tüfekli piyade askeri karşısında başarısız olmuştur. Bunun üzerine Osmanlı Devleti, yeniçerilerin sayısını önce 30.000’e daha sonrada 50.000’e çıkarmıştır. Bu dönemde devşirme sistemi, Yeniçeri Ocağı’nın asker ihtiyacını karşılamada yetersiz…

Read More

Osmanlı’da Askerî ve Ekonomik Dönüşüm

Avrupa’nın ordu sisteminde ve savaş yöntemlerinde ateşli silahlara dayalı değişiklikler yapması, “Askerî Devrim” olarak adlandırılmıştır. Avrupa’da feodal sistemin çökmesiyle birlikte orduların yapısı da değişmiştir. Monarşik devletler, feodal lordların kullandığı şövalyeler yerine çok sayıda ücretli, mızraklı piyade kullanmaya başlamıştır. Avrupa’nın 1598-1648 yılları arasında sürekli savaş durumunda olması, Askerî Devrim’in gelişimine önemli katkı sağlamıştır. Ateşli silahların savaşlarda…

Read More

Türk Akçesinin Değer Kaybetmesi ve Enflasyon

Akçenin değer kaybı; ulufeli askerlerin, özellikle kapıkullarının, memnuniyetsizliğine ve sık sık ayaklanmalarına neden olmuştur. Akçenin sürekli değer kaybetmesiyle enflasyon girdabına giren Osmanlı Devleti, akçenin ayarları üzerinde oynayarak bu girdaptan kurtulmaya çalışmış ancak fiyatlardaki büyük değişmeler devleti ekonomik krize sokmuştur. Akçedeki ayarlamalardan sonra standart Osmanlı akçesiyle aynı miktarda malın satın alınamaması sadece ulufeli askerlerin değil şehir…

Read More

Avrupa Tarihi: Avrupa’da Değişim Çağı

Batı, üç esas üzerinde temellerini oluşturarak bugününü inşa etmeye başlamıştır. Bunlar; Hristiyanlık, Feodalite ve Rönesans’tır. Marc Bloch (Mark Bloh) XVI. yüzyılın başlarına kadar Avrupa’da siyasi, sosyal ve ekonomik alanda en yetkili kurum Roma Katolik Kilisesi ve bu kiliseyi temsil eden Papalık’tır. Batı Roma İmparatorluğu’nun çöküşünden sonra otorite boşluğundaki Avrupalılar, Hristiyanlığı temsil eden kiliseye sıkı sıkı…

Read More

Köprülü Mehmed Paşa Kısa Bilgi

Köprülü Mehmed Paşa (Görsel 1.40), 1656’da sadrazam olurken görevi kabul etmek için bazı şartlar ileri sürmüş ve pazarlık yapmıştı. Bu, Osmanlı tarihinde daha önce benzeri görülmemiş bir durumdu. Köprülü, daha önceki sadrazamların, askerin ve sarayın müdahalesinden dolayı iş yapamadığını biliyordu. Seleflerinden daha geniş yetkilere sahip olmadan devlette devam eden düzensizliği ortadan kaldıramaz ve Çanakkale Boğazı’nı…

Read More

Türk Tarihinde Kara Bir Leke: Küçük Kaynarca Antlaşması (1774)

1774’te imzalanan Küçük Kaynarca Antlaşması, Osmanlı Devleti’nin imzaladığı en ağır antlaşmalardan biri olmuştur. 28 maddeden oluşan antlaşma, öncelikli olarak Kırım’ın Osmanlı Devleti’yle olan bağlılığına son vermiş, Kırım’ı müstakil bir hanlık hâline getirmiş ve böylece Kırım, Osmanlı Devleti’nin himayesinden çıkmıştır. Osmanlı Devleti ise Yeniçeri Ocağının yozlaştığı dönemde askerî boşluğu dolduran Kırım’ın askerî kuvvetlerinden mahrum kalmıştır. Bununla…

Read More

Osmanlı’nın Doğu’da Mücadelesi ve Safevilerin Sonu

1639 yılında Osmanlılarla Safeviler arasında imzalanan Kasr-ı Şirin Antlaşması iki devlet arasında uzun bir barış dönemi başlatmış ve ticaret yollarının yeniden canlanmasını sağlamıştır. Sultan III. Ahmed’in Safevilerle siyasi ve ticari ilişkileri geliştirmek istediği dönemde İran’daki Afgan Ayaklanmaları, siyasi bunalımları ortaya çıkarmıştır. Bu nedenle hem Osmanlı Devleti hem de Rusya, dikkatini Kafkasya ve Batı İran’a çevirmiştir….

Read More

Osmanlının Fetihlerden Savunma Moduna Geçmesi

Osmanlı Devleti, Sultan II. Mustafa Dönemi’nde büyük toprak kayıplarına neden olan 1699 Karlofça ve 1700 İstanbul Antlaşmalarını imzaladı. Sultan III. Ahmed Dönemi’nde devletin dış siyasetini Karlofça Antlaşması’nın etkileri belirledi. Bu nedenle XVIII. yüzyılın başlarından itibaren Osmanlı Devleti, Karlofça Antlaşması’yla kaybedilen toprakları geri almaya çalıştı. İstanbul Antlaşması’yla elde ettiği yerleri yeterli görmeyen Rusya, Avrupalı devletlerden Osmanlı…

Read More

Türklerin Denizlerdeki Egemenliği Zayıflaması

XVI. yüzyılda Akdeniz’e hâkim olan Osmanlı deniz gücü, Fas’a kadar nüfuz sahasını genişletmiştir. Osmanlı, sınırları Atlas Okyanusu’na dayanmasına rağmen etkili bir okyanus siyaseti izlememiştir. 1645 Girit Seferi’ne kadar büyük çapta bir sefer için Akdeniz’e çıkmayan Osmanlılar, sadece sahilleri korumak amacıyla denizlere açılmıştır. Osmanlı Devleti’nin denizlerdeki hâkimiyetini kadırga güçleriyle sürdüremeyeceği XVI. yüzyıl sonlarından itibaren ortaya çıkmıştır….

Read More

Karlofça Antlaşması Sonrası Dış Siyaset

Osmanlı Devleti, Karlofça Antlaşması’ndan sonra Avrupalılar için tehlike olmaktan çıkmaya başlamıştır. Bu antlaşmadan sonra Osmanlı Devleti daha önceki dönemlerde önem vermediği İngiltere, Hollanda ve Fransa gibi Avrupalı devletlerin siyasetlerinin etkisinde kalmaya başlamış ve denge siyaseti izlemek zorunda kalmıştır. XVII. yüzyıldan sonra Protestanlar arasında da Haçlı zihniyeti zayıflamış ve İngiltere, İsveç, Hollanda gibi devletler; Osmanlılarla iyi…

Read More

XVII. Yüzyılda Osmanlı Devleti’nin Dış Politikası

Osmanlı Devleti XVI. yüzyılın sonlarından itibaren ülkede ekonomik ve sosyal sıkıntılar yaşamış, devlet idaresinde zafiyetler ortaya çıkmıştır. Ancak Avrupa’da 1618-1648 yılları arasında devam eden Otuz Yıl Savaşları nedeniyle Avusturya, Osmanlı Devleti’nin bu zafiyetinden yararlanamamıştır. Avrupa’da yaşanan bu karışıklıklar, Osmanlı Devleti’nin Batı’da gücünü korumasını sağlamıştı. XVII. yüzyılın ilk yarısında Avusturya ile büyük bir sorun yaşamayan Osmanlı…

Read More

Türklerin Üstünlüğünü Kaybettiği Antlaşma: Zitvatorok Antlaşması

Zitvatorok Antlaşması’nın önemli maddeleri şöyledir: • Türkler, Avusturya arşidükü için Caesar (Sezar) unvanını kullanacaktır. • Savaş sırasında taraflarca kazanılan topraklar kendilerinde kalacaktır. • Avusturya yıllık vergi ödemeyecek, imparator bir defaya mahsus olmak üzere 200.000 Altın gönderecektir. • Taraflarca esir almak ve kale işgal etmek yasaklanacak, eldeki esirler geri verilecektir. • Eğri, Kanije ve Estergon kaleleri…

Read More

Osmanlı Prestij Kaybettiği Savaş: Avusturya ile Uzun Savaşlar Dönemi

1591’den beri Osmanlı Devleti’ne ödemesi gereken vergiyi ödememesi ve sınır boylarında yaşanan saldırılar nedeniyle Avusturya’ya karşı sefere karar verilmiştir. Bölgede görevli olan Bosna beylerbeyinin, Hırvatistan topraklarına akınlar yaparken ölmesi, savaşı başlatan gelişme olmuştur. Böylece 1593’te başlayan ve Karadeniz’den Hırvat topraklarına kadar geniş bir cephede on dört yıl sürecek olan savaşlar başlamıştır. Osmanlı Devleti’nin Avusturya’ya savaş…

Read More

Habsburg İmparatorluğu İle Osmanlı’nın Karşı Karşıya Gelmesi

962 yılında kurulan Kutsal Roma Germen İmparatorluğu tahtına 1516’da Şarlken geçmiş ve Avrupa’da Habsburg Hanedanı hüküm sürmeye başlamıştır. Avusturya ise bu hanedana bağlı olarak Türklere karşı mücadele eden bir arşidüklük olarak ortaya çıkmış, 1804-1867 arasında Avusturya İmparatorluğu, 1867-1918 arasında da Avusturya-Macaristan İmparatorluğu olarak adlandırılmıştır. Osmanlı Devleti’nin yayılması, Avrupa’daki siyasi ortamı etkilemiş ve Osmanlılar, bölgede bir…

Read More

Osmanlı’da Vakıf Sistemi

Osmanlı Devleti’nde şehirler genellikle cami etrafında toplanmış medrese, imaret, misafirhane, hastane, han, hamam, kervansaray, tekke, zaviye, mektep gibi dinî, kültürel ve sosyal tesisler çevresinde kurulmuştur. Şehirlerin kurulmasında evler, dükkanlar, fırın, değirmen, pazar yerleri gibi iktisadi ve içtimai ihtiyaçların karşılanacağı binaların imarı gerçekleşmiştir. Camiler ibadet yeri olmanın yanında müslümanların işlerini gördükleri ve herhangi bir devlet emrinin…

Read More

Osmanlı’da Ticaret Mekanları

Osmanlı Devleti’nin ekonomik sistemi içerisinde ticaret mekânları önemli bir yere sahiptir. Osmanlı vakıf sistemi sayesinde başta İstanbul olmak üzere hemen hemen bütün şehirlerde ticaret merkezleri oluşturmuştur. Bu ticaret merkezleri sayesinde tebaanın ihtiyacı olan ürünlere ulaşmaları kolaylaştırılmıştır. Osmanlı Devleti’nde İstanbul önemli bir ticaret merkezidir. Burada bedestenler, hanlar, kervansaraylar ve çarşılar sokaklar boyunca sıralanmış dükkanlar bulunmaktaydı. Liman:…

Read More

Narh Uygulaması Nedir?

Narh, devlet başkanının veya yetki verdiği memurların pazarlara, esnafa mallarını belli bir fiyata satmalarını emretmesi ve belirlenen fiyattan aşağı veya yukarı bir fiyata satış yapılmasının yasaklanması demektir. Osmanlı Devleti halkın refah ve huzurunu sağlamak amacıyla tüketici ve üreticiyi koruyacak tedbirler almıştır. Bu çerçevede üretimden tüketime kadar her aşamayı denetim altında tutmayı amaç edinmişlerdir. Narh sistemi…

Read More

Osmanlı’da Ticaret

Osmanlı Devleti’nde şehirlerdeki tüccarlar önemli bir sınıfı oluşturmuştur. Mahalli üretim ve ticaret, esnaf tarafından yapılmıştır. Osmanlı’da ticaret temel geçim kaynakları arasında yer almaktadır. Daha çok şehirlerde halkın bir araya geldiği mekânlarda ticari faaliyetler yürütülmüştür. Osmanlı Devleti ticarete önem vermiştir. Tüccarlar tarımla uğraşanlar ve zanaatkarlara göre daha serbest faaliyet yapmışlardır. Toplumda tüccar sayesinde refahın arttığına, ucuzluğun…

Read More

Osmanlı’da Çifthane Sistemi

Osmanlı toplum yapısı yönetenler ve yönetilenler biçiminde iki sınıfa ayrılmıştır. Reayanın yaşadığı kasaba ve şehirler imaret sitelerinin yanyana gelmesiyle teşekkül etmiştir. Esnaf ve tüccar Lonca Teşkilatına, köylüler ise çifthane sistemine göre teşkilatlanmıştır. Osmanlı Devleti’nde nüfusun çoğunluğu kırsal kesimde yaşadığı için ekonominin temeli tarımsal üretime dayalıdır (Görsel 3.7). Bundan dolayı Osmanlı nüfusunun büyük bir bölümü köylerde…

Read More