Osmanlı’da Toprak Mülkiyeti

Osmanlı Devleti’nde topraklar ülkeyi Allah adına yöneten padişaha aittir. Devletin toprak üzerinde mülkiyeti bulunmaktadır. Osmanlı toprakları mülk ve mülk olmayan topraklar olarak ikiye ayrılmıştır. Mülk toprakların mülkiyeti şahıslara aittir. Şahıslar gerektiğinde mülk topraklarını satabilir, başkasına devredebilir, miras bırakabilirdi. Mülk araziler öşri ve haraci topraklar olmak üzere ikiye ayrılmıştır. Müslümanlara ait olan arazilere öşri topraklar denilmektedir….

Read More

Osmanlıda Tarımsal Üretim

Osmanlı Devleti’nde ekonominin temeli tarıma dayalıdır. Tarımsal faaliyetler reaya adı verilen kesim tarafından yapılmıştır. Reaya, vergi vermekle yükümlü köy, kasaba, konargöçer ve şehirlilerden oluşan sosyal yapıdır. Devlet tarımsal üretimi artırmak için köyler kurmuş, konargöçerlerin yerleşik hayata geçmelerini teşvik etmiştir. Osmanlı’da tarımsal faaliyetler ile ilgili sağlıklı bilgilere tahrir defterlerinden ulaşılabilmektedir. Tahrir defterlerinde bölgede yaşayan insanların medeni…

Read More

Osmanlı Dönemi Kıyafetlerdeki Çeşitlilik

Klasik Çağ’da Osmanlı şehir ve mahallelerinde çok kültürlü sosyal bir yapı vardır. Müslümanlarla gayrimüslimler arasındaki kıyafet konusunda çeşitlilik bulunmaktadır. Erkek ve kadınların kıyafetleri arasında da çeşitlilik vardır. Kadınların giysileri ferace, yaşmak ve her zaman olmamak koşuluyla peçeden oluşmaktadır (Görsel 3.5). Ferace sokağa çıkarken giyilen dış giyim çeşididir. Yaşmak kadınların sokakta giydikleri feracenin üstünden sarkıtılarak kullanılan…

Read More

Osmanlıda Kıraathane-Kahvehane ve Bozahane Kültürü

Kahve ve kahvehane Türk insanının yaşamına 16. yüzyıldan itibaren girmiştir (Görsel 3.4). Kahvehaneler toplumsal paylaşımın gerçekleştiği ve geçmişin yâd edildiği kültürel mekânlardır. Kıraathane, kahvehaneden daha sonra ortaya çıkmış ve bu mekânların okuma salonu biçimine dönüşmüş şeklidir. Kıraathaneler halkın dostlarıyla görüşüp sohbet etmek için toplandıkları yerlerdir. Aynı zamanda şairler, meddahlar ve saz şairlerinin kültürel etkinlikte bulundukları…

Read More

Osmanlıda Yemek Kültürü

Osmanlı şehir ve mahallelerinde, en küçük aileden, saraydakine kadar tüm mufaklarda kendine özgü bir yemek kültürü oluşmuştur(Görsel 3.3). Yemekler gümüş sini üzerinde servis edilmiştir. Yere oturarak yemek yeme Osmanlı Devleti’nde âdettendi. Dana eti pek tercih edilmezken mevsimine göre kuzu eti tercih edilmiştir. Eğer zamanı değilse koyun eti tüketilmiştir. Kebap, külbastı, köfte vb. gibi et yemeklerinin…

Read More

Kanuni Sultan Süleyman’ın Türk Annesi  Ayşe Hafsa Sultan

Osmanlı Hanedanı için en büyük tehlike her zaman devşirme yeniçeriler ve devşirme Valide Sultanlar olmuştur. Kanuni Sultan Süleyman Han’a kadar neredeyse hep Türk kadınlar ile evlilik yapılmış fakat sonraları bu anlayış bozulmuştur. Osmanlı Hanedanlığı da bundan sonra her alanda kayıplara başlamıştır. Kanuni Sultan Süleyman Han’ın annesi, Yavuz Sultan Süleyman Han’ın eşi Haseki Ayşe Hafsa Sultan…

Read More

Osmanlı Değil Atamanlı! Osman Gazi’nin Gerçek Adı!

Bizans kaynaklarında “Osman” yerine “Ataman” geçer Osman Gazi’nin ismi. Ataman çok eski bir Türkçe isimdir. Bugün de Ataman isminde erkek çocuklar vardır. Dolayısıyla Bizans kaynaklarında Osmanlı Devleti hep ”Atamanlı Devleti” diye geçmektedir. Diyeceksiniz ki Bizanslılar bunu yalan yazmış olabilir. Olayları ve savaşları anlatırken kendi propagandalarını tabi ki de yaparlar. Fakat düşmanları olan Türkleri ve bizim…

Read More

Osmanlıda Panayır ve Şenlikler

Osmanlı Devleti toplum hayatı açısından panayırlar ve şenlikler önemli bir yere sahiptir. Osmanlı panayırlarında ülkenin çeşitli bölgelerinden gelenler hem ürünlerini satarlar hem de toplumsal kaynaşma, dayanışma ve bir arada bulunma kültürünü yaşatırlardı. Osmanlı Devleti’nde padişahın tahta çıkışları şenlik havasıyla geçmiştir. Bunun yanında sultanların evlilikleri ve şehzadelerin doğumları ile sünnet merasimleri şenlik havasında yapılmıştır. Yapılan şenlikler…

Read More

Osmanlıda Gayrimüslimlerde Toplumsal Değişim

Osmanlı Devleti fethettiği yerlerdeki gayrimüslim halka karşı ılımlı bir anlayışla yaklaşmıştır. Ortodokslar, Ermeniler ve Musevileri temel milletler olarak kabul etmiştir. Klasik Çağ’da Osmanlı toplumunun %58’ini Müslümanlar, %41’ini Hristiyanlar ve %1’ini de Museviler oluşturmuştur. Rumlar, Bulgarlar, Sırplar, Karadağlılar ve Romenler Ortodoks milletler arasında yer almıştır. İstanbul’un Fethi’nden sonra ülkedeki Ortodokslar Fener Rum Patrikhanesinin yönetimi altında toplanmışlardır….

Read More

Osmanlıda Şehzade Eğitimi

Şehzadelerin eğitimlerinin teorik kısmı sarayda başlamıştır. Dönemin önde gelen âlimleri şehzadeler için hoca olarak tutulurdu. Şehzadeler Arapça, Farsça öğrenirlerdi. Osmanlı şehzadeleri dönemin en ileri hocalarından eğitim almışlardır. Sarayın üçüncü avlusunda içoğlanlarla birlikte ata binme ve savaş talimleri yapma gibi eğitimler almışlardır. Şehzadeler saray içinde Şehzadegan Mektebi’nde eğitim almışlardır. Şehzadelere Kur’an-ı Kerim, hadis, tefsir gibi dinî…

Read More

Osmanlı’da Yönetim

Osmanlı Devleti’nden önceki bütün Türk devletlerinde devlet başkanı seçiminde belirli bir sistem oluşturulmamıştır. Bu durum taht kavgalarının yaşanmasını beraberinde getirmiştir. Osmanlı veraset anlayışında “ülke hanedanın ortak malıdır” anlayışı hâkim olmuştur. Bu anlayış Osman Bey ve Orhan Bey döneminde kabul görmüştür. Osman Bey, Ertuğrul Gazi’nin küçük oğlu olmasına rağmen ağabeylerinin itirazı olmadan beyliğin başına geçmişti. Kardeşleriyle…

Read More

Osmanlı Devleti: Taşra Yönetimi

Osmanlı Devleti’nde payitaht İstanbul dışında kalan bütün ülke topraklarına taşra adı verilmektedir. Taşra teşkilatının teşekkülü tımar sisteminin etrafında şekillenmiştir. Tımar sistemi, ülke topraklarından elde edilen gelirlerin bir kısmının belirli hizmet karşılığında kişilere bırakılması esasına dayanmaktadır. Mülkiyeti devlete ait olan araziler dirlik adı verilen parçalara ayrılmıştır. Her bir parçası önceleri has ve tımar olarak ikiye ayrılırken…

Read More

Osmanlı Tarihi: Divân-ı Hümâyun:

Osmanlı Devleti’nde en yüksek idari ve siyasi merciidir. Her millet ve dinden insanın mahalli kadılıklarda halledemedikleri davalarını getirdikleri son karar yeridir. Sultan Orhan tarafından toplanmıştır. Hükümdar nerede bulunursa divan orada kurulmuştur. II. Mehmed’e kadar divana hükümdarlar başkanlık etmiştir. Fatih’ten sonra divan toplantılarına veziriazamlar başkanlık yapmıştır. Mühr-i hümâyun da kendisine verilmiştir. Padişah divan toplantılarını kafes arkasından…

Read More

Harem ve Saray Halkı

Harem: Osmanlı Devleti’nde padişahın ailesi ve saray kadınlarının gündelik hayatlarını geçirdikleri yerdir (Görsel 2.3). Saraya alınan cariyeler harem ağalarının kontrolü altında kalfa denilen kadın hocalar tarafından eğitilmiştir. Cariyelere Kur’an-ı Kerim, hadis, tefsir, gibi dinî bilgiler yanında saray âdetleri öğretilmiştir. Cariyelerin el sanatları, musiki, şiir, resim gibi alanlarda yetişmelerine imkân sağlanmıştır. Saray Halkı: Osmanlı Devleti’nde sarayda…

Read More

Osmanlı Tarihi: Birun ve Enderun Nedir?

Birun: Topkapı Sarayı’nın dış bölümüdür. Sarayın ana giriş kapısı Babüsselam’dan girildikten sonraki geniş avlunun yer aldığı bölümdür. Burada Kubbealtı adı verilen Divân- ı Hümâyun ve devlet işlerinin yürütüldüğü daireler bulunmaktadır. Enderun: Topkapı Sarayı’nın iç bölümüdür (Görsel 2.2). Fatih Sultan Mehmed tarafından kurulmuştur. Bu kuruluşun amacı devletin merkez ve taşra yönetimi ile orduda görev alacak kişileri…

Read More

Osmanlı’da Merkez Yönetim

Osmanlı Devleti’nde padişah payitaht adı verilen yönetim merkezinde oturmuş, devleti saray adı verilen yönetim merkezinden yönetmiştir. Saraylar aynı zamanda Osmanlı padişahlarının ikametgâhı olarak kullanılmıştır. Saray, devletin idare edildiği bir yer olmakla beraber devlet adamı yetiştirilmesinde de merkez olarak görülmektedir. Fatih, İstanbul’u fethettikten sonra İstanbul’da Topkapı Sarayı’nı yaptırmıştır (Görsel 2.1). Edirne’de bulunan saray halkı ve teşrifatı…

Read More

Osmanlı İmparatorluğu: Hint Deniz Seferleri

Coğrafi Keşifler ile Vasco de Gama’nın, Afrika’nın güneyini dolaşarak Hindistan’a ulaşması yeni ticaret yollarının bulunmasını sağlamıştır. Portekizliler sömürgecilik faaliyetlerine başlayarak Hindistan’da koloniler kurmuşlardır. Bununla birlikte Basra Körfezi ve Kızıldeniz gibi önemli su yollarının girişlerini kontrol altına almışlardır. Portekizlilerin bu tutumundan dolayı Hindistan’da bulunan Gücerat Sultanı ve Baharat Yolu üzerinden mal taşıyan tüccarlar Osmanlılar ve Memlûklerden…

Read More

Timur Yıldırım Hakkında Ne Düşünüyordu?

Türk-Moğol savaşçısı Timur, Rum diyarında sultanlık eden ve kendi gibi Türk olan Yıldırım Beyazıt hakkında ne düşünüyordu? Zeki Velidi Togan’ın “Timur’un Doğu Avrupa Politikası” adlı Almanca makalesine Avrupa ve Amerika’da son 50 yılda yazılan tarih araştırmalarında sürekli gönderme yapılagelmektedir. Ahmed Zeki Velidi bu makalesinde o güne kadar bilinmeyen Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki Sarı Abdullah Efendi’nin Münşa’ât (Süleymaniye…

Read More

Osmanlı Dönemi Coğrafi Keşifler

Avrupalılar 15. yüzyılın sonlarına doğru yeni deniz yolları ve kıtalar keşfetmiştir. Yeni keşiflerin yapılmasıyla birlikte bu coğrafyalara doğru yayılma eğilimi göstermiştir. Bu hareket coğrafi keşifler olarak adlandırılmaktadır. Avrupalı krallar, Asya ve Afrika ülkelerinin altın, gümüş gibi kıymetli madenlerini ele geçirerek nüfuzlarını güçlendirmek istiyorlardı. İpek, baharat, şeker gibi mallara da sahip olmayı arzuluyorlardı. Bu ticaret mallarını…

Read More

Kıta Gücü Olarak Osmanlı

Osmanlı Devleti kurulduğu dönemde deniz gücüne sahip değildi. Sınırların genişlemesiyle birlikte topraklarını korumak ve denizlerde fetihler yapabilmek amacıyla donanmanın varlığına ihtiyaç duyuldu. Karesioğulları Beyliği’nin alınmasıyla birlikte Osmanlı Devleti donanmaya sahip oldu. Donanmanın geliştirilmesi için tersaneler yaptırıldı. Osmanlı Devleti öncelikli olarak bir kıta gücü olarak ortaya çıkmıştır. Dönemin diğer büyük kıta güçleri arasında İspanya yer almaktadır….

Read More