Başlıca Finansman Kaynakları

Hayvancılık Ekonomisi: Başlıca Finansman Kaynakları

Fon: Finansmanın en geniş anlamda bir aracıdır. Fon sözcüğünün paradan daha geniş bir anlamı vardır. Para denilince daha çok nakit veya banka hesaplarındaki vadesiz mevduat akla gelmektedir. Fon ise kredi, karşılıklar, amortismanlar (yıpranma payları) gibi gerektiğinde para olarak işletmenin eline geçebilecek ve para gibi görev yapabilecek unsurları da içine almaktadır. Örneğin; bir işletmenin banka nezdinde bir kredisi varsa ve işçilik ücretlerini ödemek üzere kasasında nakit kalmamışsa, bankadaki bu krediye başvurularak ödeme imkânı sağlanmış olunur. Bu şekilde bir finansman kaynağı ile bir fon yaratılmış olur. Diğer bir örnek ise işletmenin ihtiyacı olan ve ithal edilecek makineler için verilebilir. Bu kapsamda, işletme ihracatçı (dış satımcı) firma ile anlaşarak ve 5 yılda eşit taksitlerle ödemek koşuluyla elde edilen makineleri hemen üretime dâhil edebilir. Görüldüğü üzere para olmadığı halde işletmenin finansmanı satıcı kredileri adı verilen bir fon kaynağı ile sağlanmış olmaktadır.

Fonlar iki kaynaktan temin edilebilmektedir;

  1. Bizzat işletme sahibi veya sahipleri tarafından yaratılan fon kaynakları (dağıtılamamış işletme kârları, amortismanlar, karşılıklar, yedekler, ihtiyatlar vb.)
  2. Diğer işletmeler, aileler veya ulusların tasarrufları (krediler, tahviller, hisse senetleri vb.).

Sermaye: Bu terimin genel iktisatta, muhasebede, finansman biliminde ve işletme ekonomisinde değişik anlamları vardır. Bu nedenle sermaye sözcüğünü tam ve mükemmel bir biçimde tanımlamak oldukça zordur. Makro ekonomik açıdan sermaye bütün fiziki üretim araçlarını kapsamaktadır. Örneğin; makine, teçhizat, binalar birer sermayedir. İşletme iktisadı açısından, sermaye işletmenin amacına ve üretim çabalarına uygun olarak toplanmış maddi ve gayri maddi varlıkları ifade etmektedir. Muhasebe açısından ise sermaye pasif bir hesap olup, Sermaye = Aktifler Toplamı (Mevcutlar + Alacaklar) – Borçlar olarak belirtilmektedir.

İşletme finansmanına ait bazı sermaye tanımları aşağıda sunulmuştur:

• Öz Sermaye: İşletmenin kurulmasında, işletme sahibi veya sahipleri tarafından ortaya konulan sermayedir. Ortakların işletmeye getireceği sermaye, maddi olduğu kadar gayri maddi faktörleri de içerebilir.

• Nominal Sermaye: İşletme sözleşmesinde yer alan ve işletme sahiplerinin taahhüt ettikleri azami sermaye miktarıdır. Buna itibari sermaye adı da verilmektedir.

• Ödenmemiş Sermaye: Ortakların taahhüt ettikleri fakat çeşitli nedenlerle ödeyememiş oldukları veya çağrısı yapılmamış sermayedir.

• Yabancı Sermaye: Yabancı ortakların yurt dışından getirerek işletmeye koymayı taahhüt ettikleri sermayedir. Bunlar döviz, makine, teçhizat veya patent hakkı olabilir.

• Devamlı Sermaye: Bir işletmedeki devamlı sermaye öz kaynaklar ile uzun vadeli borçlardan meydana gelmektedir

Yedekler ve Karşılıklar: İşletmenin her yıl elde ettiği kârlardan dağıtılmayan kısmı teşkil eder. Her işletmenin gösterebileceği veya ayrılabileceği yedeklerin miktarı, Türk Ticaret Kanunları hükümlerine göre belirlenmektedir. Karşılıklar ise, işletmenin bir kısım alacaklarının tahsil edilememesi riskine karşılık işletmece ayrılan kaynaklardır. Bundan ayrı olarak makine, teçhizat, işletmenin bina ve ahırları için amortisman karşılıkları da ayrılmaktadır

Tahvil ve bonolar: İşletme dışında, işletme finansmanını sağlamak amacıyla yaratılan fon kaynağıdır. Batı ülkelerinde işletmelerin finansmanında yaygın olarak geniş kapsamlı kullanılan tahviller ülkemizde son dönemde işletme finansmanında daha da önem kazanmaya başlamıştır. Tahvil ve bonolar devletlerin ve kamu ya da özel sektör kuruluşlarının orta veya uzun vadeli fon sağlamak üzere çıkardıkları borç senetleridir. Tahvil-bono sahibi, belirli oranlarda faiz getirisi bulunan borç senedini çıkaran kuruluş veya şirketin alacaklısı konumundadır. Tahvil, en az 1 yıl vadeyle ödünç para bulmak amacıyla çıkarılan borç senedi olup, bono’larda ise vade bir yıldan daha kısa süreli olmaktadır. Yatırımcılar, tahvil ve bonolarda piyasaya ilk çıkarılışlarından önce veya sonra alım yapabilirler. Tahvil/Bono işlemi yapmak isteyen yatırımcılar, Sermaye Piyasası Kurulu tarafından yetki verilen bankalar ya da aracı kurumlar aracılığıyla işlem yapabilirler. Kredi: İşletmeye konulan sermayenin, çoğu durumlarda, gerek kuruluş aşamasında gerekse işletme döneminde işletme gereksinimini karşılayamadığı görülmektedir. İşletmenin gerek kuruluş gerekse faaliyet dönemindeki finansman açığı, kredilerle karşılanmaya çalışılmaktadır. Krediler nakdi (parasal) olduğu kadar ayni (mal) şeklinde de olabilmektedir. Genellikle kredi denilince akla, bankaların işletmeye sağladığı krediler gelmektedir. Bankalar halktan topladığı tasarrufları, krediler şeklinde işletmelere belirli bir faiz bedeli karşılığında satan veya veren kuruluşlardır. Bankalar aynı zamanda sermaye piyasasına dâhil olan kuruluşlardır. İşletmenin gerek kuruluş gerekse çalışma döneminde başvurdukları krediler, süreleri itibariyle üç başlıkta ele alınmaktadır.

a) Kısa Vadeli Krediler: Daha çok ticaret bankalarınca işletmelere verilen ve süreleri 1 yıldan az olan kredilerdir. Genellikle uygulamalarda bunların süreleri 90-120 gün arasında değişmektedir. Bu tür krediler, işletmenin döner sermayesinin finansman ihtiyacında başvurulan kredi çeşididir. Genellikle işletmenin yatırım finansmanı açığında kullanılmaz. Ancak çok zorunlu hallerde yatırım finansman açığının karşılanmasında da kısa vadeli kredi kullanılabilir. Bu tür kredilerin faiz hadleri yüksektir. Tarım ve hayvancılıkla ilgili bu tür krediler özel ticari bankalardan temin edilebildiği gibi, T.C. Ziraat Bankası’ndan da temin edilebilir. Hayvancılık işletmelerinin yem, işçilik, yakıt, ilaç vb. ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla aldıkları bu krediye çevirme kredisi adı da verilmektedir.

b) Orta Vadeli Krediler: Bu tür kredilerin geri ödeme süreleri genellikle 1-5 yıl arasında değişmektedir. İşletmelerin orta vadeli yatırım finansman ihtiyacının karşılanmasında kullanılmaktadır. Bu amaçla kurulmuş bankalar vardır. Örneğin, sanayi kesiminde işletmenin yatırım finansmanında kredi veren bankalar, Sınaî Yatırım Bankaları’dır. Türkiye’de tarım ve hayvancılık işletmelerinin yatırım kredileri ise çoğunlukla T.C. Ziraat Bankası tarafından sağlanmaktadır. Uygulanan faiz oranı kısa vadeli kredilere göre düşük, uzun vadeli kredilere göre ise bir miktar yüksektir. T.C. Ziraat Bankası tarafından verilen orta vadeli bu krediler, donatım kredisi olarakta adlandırılmaktadır.

c) Uzun vadeli krediler: Uzun vadeli krediler 5 yıldan daha uzun 10 yıla kadar süreli, işletmenin büyük ölçüde yatırım finansman ihtiyacının karşılanmasında kullanılan kredilerdir. Bu amaçla sektörler itibariyle işletmelerin uzun vadeli finansmanını sağlayan bankalar kurulmuştur. Sanayi sektöründe yatırım finansmanı ihtiyacını karşılayan başlıca bankalar Devlet Yatırım Bankası ve Türkiye Sınaî Kalkınma Bankasıdır. Tarım ve hayvancılık sektörlerinde ise T.C. Ziraat Bankası’dır. Faiz oranı diğer iki kredi çeşidine göre daha düşük olan uzun vadeli kredilerin genellikle ilk 1-5 yılı ödemesiz bir dönemdir. Bu dönemde sadece alınan paraya faiz ödenirken anapara taksitleri ödenmez. 1-5 yılı geçtikten sonra hem anapara hem borç faizleri birlikte ödenmeye başlanır. Bu tür kredilere sanayi sektöründe olduğu gibi yatırım kredileri adı verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Google fotoğrafı

Google hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap /  Değiştir )

Connecting to %s