Kırsal Kalkınmada Hayvancılığın Yeri ve Önemi

Kırsal Kalkınmada Hayvancılığın Yeri ve Önemi Gelişmiş ülkeler, içinde bulunduğumuz yüzyılda tarımsal ve hayvansal üretimi akılcı ekonomik politikalarla destekleyip, ulusal üretimde istikrarı sağlamakta, aynı zamanda önemli bir ihracatçı (dış satım) ülke konumuna ulaşmış bulunmaktadırlar. Zaman içerisinde tarımsal ve hayvansal besin maddelerinin üretimi, gelişmiş ülkelerin az gelişmiş veya gelişmekte olan ülkelere karşı politik ve ekonomik bir silahı halini almaktadır. Türkiye, dünyada bu değişme ve gelişmelerin ışığı altında hem ulusal beslenmesini, kalkınmasını istikrar içinde güvence altına alabilmek, hem de ekonomik kaynaklarını rasyonel bir biçimde değerlendirmek için çağın gereği ekonomik politika tedbirlerini de süratle almak durumundadır. Kırsal ekonomik kalkınmada başarıya ulaşmak, alınacak akılcı … Okumaya devam et Kırsal Kalkınmada Hayvancılığın Yeri ve Önemi

Ekonomi Bilimine Giriş

Hayvancılık Ekonomisi: Ekonomi Bilimine Giriş İnsanlar eskiden beri tasarrufa, tutumluluğa, sahip olunan kaynakları dikkatli ve ölçülü kullanmaya yönelik davranışları belirtmek için Ekonomi ve İktisat sözcüklerini kullanmıştır. Bu terimler, söz konusu insan davranışlarını tanımlamaları yanında; bir ülkenin bütün mal ve hizmet üretim faaliyetlerini (Türkiye Ekonomisi, ABD Ekonomisi, Japon Ekonomisi gibi.), insan ihtiyaçlarını, bu ihtiyaçları karşılayacak araçlar ve kaynaklar ile bunlar arasındaki ilişkileri inceleyen bir bilim dalını tanımlamak amacıyla da kullanılmaktadır. Ekonomi sözcüğü kökenini Yunanca’daki oikos ve nomos sözcüklerinin birleşmesinden oluşan oikonomia sözcüğünden almaktadır. Ancak anlam açısından bu iki sözcük birbirini tam olarak karşılamamaktadır. Eski yunancada Oikonomia terimi ile ev ve çiftlik … Okumaya devam et Ekonomi Bilimine Giriş

Yetenekli İnsan: Homo Habilis

Homo habilis (Latince yetenekli insan), soyu tükenmiş hominid türlerinden biridir. Günümüzden yaklaşık 2.5 ila 1.65 milyon yıl önce Pleistosen’nin başlangıcında yaşamıştır. Cinsimizin bilinen en eski üyesi olmaya en yakın aday, kalıntıları 1964’te Tanzanya’da bulunan Homo habilis’tir. Bu türü Australopithecus cinsinin üyelerinden ayıran şey daha büyük vücut ve beyin ile birlikte daha küçük dişlere sahip olması gibi fiziksel özeliklerinin yanı sıra, basit aletleri yapmış ve kullanmış olmasıydı. Aynı alanda bulunan hayvan kalıntılarının üzerinde bulunan kesme ve doğrama izleri Homo habilis’in et yiyen ve alet kullanan bir tür olduğuna ve böylelikle Homo cinsine ait bu iki yeni davranışı gösterdiğine işaret ediyordu. H. … Okumaya devam et Yetenekli İnsan: Homo Habilis

Homo Sapiens Ne Demek?

Homo Sapiens Ne Demek? Homo sapiens , Homo Sapiens idàltu ve Homo Neanderthals alt türleriyle birlikte Homo sapiens (wise man) üst türüne ait olduğu düşünülen tür, modern insan. Homo sapiensin soyu tükenmemiş tek alt türü olduğu düşünülür. 1997’de keşfedilen yakın akrabası Homo sapiens idaltu, yaklaşık 160.000 yıl önce Afrika’da yaşamıştır. “Homo sapiens” (“insan”) terimi Latince “bilge” veya “zeki” anlamına gelen sapiens (wise) kelimesinden gelir. “Sapiens” ise “bilge olmak, bilmeye cesaret etmek” anlamına gelen “sapere” fiilinden gelir. “Sapient” ise aynı kelimeden türemiş bir sıfattır ve “büyük bir bilgelik gösteren, ona sahip olan” anlamına gelir Homo: İnsan, Sapiens Bilge-Zeki Homo Sapiens: Düşünen, … Okumaya devam et Homo Sapiens Ne Demek?

İnsanlığın Çöküşüne Geri Sayım

İnsanlığın Çöküşüne Geri Sayım Geçtiğimiz günlerde Nature dergisinde yayımlanan bir makale, insanlığı bekleyen çok ciddi bir tehlikeye işaret ederek ürkütücü bir gelecek çiziyor. Araştırmaya göre nüfus artışı ve ormanların yok edilmesi bazlı kaynak tüketimini merkeze alarak iki teorik fizikçi tarafından geliştirilen bir modelde, insanlığın önümüzdeki birkaç on yıl içerisinde geri dönülemez bir çöküş sürecine girme ihtimali %90 olarak hesaplanmış. Bu çöküş sonucunda ise, insanlık ya çok daha küçük bir popülasyona sahip olacak ya da tamamen tarihten silinecek. Ekibe göre bu çöküşten bizi %10 ihtimalle kurtaracak tek şey ise, beklenmedik büyüklüklerde teknolojik gelişmelere imza atmak olacak. Okumaya devam et İnsanlığın Çöküşüne Geri Sayım

Tarihi Bir Memeli Keşfi

Tarihi Bir Memeli Keşfi Nature dergisinde yayımlanan bir makalede bilim insanları, güney yarımkürede bulunmuş en eski memeli fosilini keşfettiklerini açıkladı. Dinozorlarla aynı dönemde yaşamış olan türle ilgili ilginç olan ise diğer tüm memelilerden farklı olan diş yapıları, burunlarının üstünde diğer memelilerde bulunmayan geniş bir delik olması ve ilginç bir eğime sahip bacak kemikleri. Adalatherium hui adlı türe ait fosil, antik Gondwana kıtasından 88 milyon yıl önce kopan ada ülkesi Madagaskar’da keşfedildi. Araştırmacılar türün, adaya özgü çevresel baskılar nedeniyle diğer memelilerden farklı bir evrimsel patika izlediğini düşünüyor. Okumaya devam et Tarihi Bir Memeli Keşfi

Savaştan Barış Doğar!

İnsan Irkı: Master Of Orion Evreni Slogan: Savaştan Barış Doğar! İnsanlar müthiş bir güç ve etkiye sahipken bile kendilerini her zaman Galaktik Senatonun ezilen halkı olarak görür. Onları kimin sevdiği umurlarında değilmiş gibi davranırlar, ama başkalarının fikirlerinden büyük ölçüde etkilenirler. Politika arenasında galaksiler arası saygı görmek isterler ama iç bölünmelerden dolayı sürekli asla rahat edemezler. Ancak, ırklarının günün birinde ortadan kaldırılabileceği korkusu, onları bir arada tutar. Halklarını korumak, İnsanlar için en güçlü motivasyon faktörüdür. İnsanların uzun bir süre acıyla kıvranan anavatanı Sol, İnsanların bile saymayı unuttuğu kadar çok kez yok olmanın eşiğine geldi. Sayısız savaşla ve ekolojik felaketle sarsılan ilk … Okumaya devam et Savaştan Barış Doğar!

Kime Göre İyilik?

Eflatun yani Platon, iyiye varmadıkça varacağımız her şey boşunadır der. Biz bu söze katılmıyoruz. Çünkü kime göre iyi? İyilik kavramı herkese göre değişir. Düz bir iyilik tanımı yoktur. Çünkü birine iyilik yaparken aynı zamanda kötülükte yapabilirsiniz. Örneğin yaralı bir ceylanı tedavi ederseniz, belki de onu yavrusuna götürecek olan bir aslanın rızkını almış olursunuz. Bu sayede de aslan yavruları açlıktan ölür. Bu konuda başka bir düşüncesi olan varsa yorum kısmında bunu söyleyebilir. Okumaya devam et Kime Göre İyilik?

300 Milyon İnsan Tehdit Altında!

Yükselen Deniz Seviyeleri 300 Milyon İnsanı Tehdit Ediyor  Ekim sonunda Nature Communications’ta yayımlanan bir araştırma daha önce sanılandan üç kat daha fazla insanın yükselen deniz seviyelerinden dolayı risk altında olduğunu ortaya koydu. Araştırmaya göre, karbon salımlarında önemli azaltmalar yapılmadığı ve kıyı koruma tedbirleri alınmadığı takdirde, toplam 300 milyon insanın yaşadığı kıyı kesimleri 2050’ye gelindiğinde yılda bir sel felaketine uğrayacak. Daha önce 80 milyon olarak tahmin edilen bu sayı, yeni araştırmada tüm dünyadaki kıyı bölgelerinin topografyasının ve yapay zekânın da dâhil edildiği daha gelişmiş teknik- lerle değerlendirilerek güncellendi. Okumaya devam et 300 Milyon İnsan Tehdit Altında!

Örümcek Ağlarını Kullanarak Biyoçeşitlilik Araştırması

Örümcek Ağlarını Kullanarak Biyoçeşitlilik Araştırması İlay Çelik Sezer Slovenya Bilim ve Sanat Akademisinden araştırmacılar ekosistem biyoçeşitliği araştırmaları kapsamında örnek toplamak amacıyla sıra dışı bir bilgi kaynağına başvurdu: örümcek ağları! Ekoloji araştırmacıları son yıllarda örnek toplamak için türlere ait bireyleri yakalamak yerine giderek daha az girişimsel ve daha hızlı bir yaklaşım olan çevresel DNA analizlerine yönelmeye başladı. Çevresel DNA, türlere ait bireylerin doğal yaşamlarındaki etkinlikler sırasında çevrede bıraktıkları genetik materyali ifade ediyor. Kendi kendine örümcek ağlarına takılan canlıların ağlardaki vücut kalıntıları da araştırmacılar için bu tür bir materyal sağlıyor. Matjaž Gregorič liderliğindeki araştırmacılar, bahçe örümceklerinin (Araneus diadematus) dairesel sarmallı ağları ile … Okumaya devam et Örümcek Ağlarını Kullanarak Biyoçeşitlilik Araştırması

Feromonların Gücü

Feromonların Gücü Güzel veya çirkin olsun, perdenin arkasında, bir kimsenin cinsel ve erotik potansiyelini artıran başka doğal gizemler de bulunmaktadır. Özellikle feromonlar bu durumun örneğidir. Bir bakıma, pek çok hayvan için topluluk içerisinde yaşamın feromonlar tarafından düzenlendiğini söyleyebiliriz. Feromonlar bir bireyin cinsel müsaitliğini veya sosyal hiyerarşideki yerini göstermeye hizmet eder; feromonlar herkesin bölgesini sınırlandırır, korkularını ifade eder ve adımlarını yönetir. Nasıl hormonlar farklı organların birbirleriyle haberleşebilmesi için salgılanıyorsa, aynı şekilde idrar, ter, dışkı veya derideki feromonlar da belli bir topluma ait bireyler arasındaki vücut dışı alanda iletişimi sağlamak için salgılanır. Bugün biliyoruz ki, feromonlar balıklarda, böceklerde, kemirgenlerde ve hatta bazı … Okumaya devam et Feromonların Gücü

İnsan Denen Mucize

İnsan Denen Mucize Hep bir sihrin peşinde koşarız. Yaşamımızı ve kendimizi bir anda değiştirecek, yeni bri hayatı bize sunacak sihirler peşinde koşarız her zaman. Bekleriz ki, elinde sihirli değneğiyle bir peri gelsin ve sihriyle bizi bambaşka bir hayata, bambaşka bir kişiliğe büründürsün. Bazen de hayatın piyangolarına endeksleriz kendimizi. Dostluk için, sevmek için, kazanmak için hep sihirli anlara muhtaç hissederiz kendimizi. Aslında aradığımız sihir yanı başımızdadır. Yanı başımızdan da yakındır. Çünkü o sihir biziz. Bütün sihirlerin ve mucizelerin en önemlisi insanın kendisidir. Aradığımız sihir bir gün en yakınınızda size gülümsediğinde şunu hiç unutmayın. Sihrin %90’ı insan, %10’u çevresel şartlardır. Doğru zamanda … Okumaya devam et İnsan Denen Mucize

İnsan Sesi Ayrımı

 İnsan Sesi Ayrımı Oslo Üniversitesi’nde yapılan bir araştırmaya göre, insan sesleri dikkat süreçlerinin limitlerinim açıldığı durumlarda dahi dikkatimizi çekmeyi başarıyor. Araştırmayı yürüten Merve Akça “Öyle görünüyor ki, insan seslerini milisaniyeler içinde diğer sesleren ayırıp, dikkatimizi ona yönetmeyi başarıyoruz. Ayrıca daha önceden müzik eğitimi almamış bireylerin dahi, dikkatlerini tıpkı profesyonel bir müzisyenin dikkatini müzik enstrümanına yönelttiği gibi yöneltebilme becerisine sahip olduğunu gözlemledik” diyor. Araştırmacılar, dikkatin sınırlarının zorlandığı “dikkat yanıp sönmesi” paradigması çerçevesinde insan seslerini ve müzik enstrümanı seslerini çevresel sesler arasında test ederek insan seslerine yönelik bilişsel bir seçilimim var olabileceğine dair kanıtlar tespit etti. Bu, insan sesinin bizler için evrimsel … Okumaya devam et İnsan Sesi Ayrımı

Samanyolu’nda Uzaylı Zeki Yaşam Formları Olabilir

“Samanyolu’nda uzaylı zeki yaşam formları olabilir.” Chelsea Gohd Yeni bir çalışmaya göre, Samanyolu’nda uzun mesafe iletişim yeteneğine sahip 30’dan fazla medeniyet olabilir. Nottingham Üniversitesi’nden bir grup araştırmacı, zeki yaşam formlarının sadece Dünya’ya özgü olmadığını, başka gezegenlerde de Dünya’ya benzer süreçler dahilinde ortaya çıkabileceğini düşünüyor. Galaksimizdeki zeki yaşam formlarının sayısını tahmin etmek isteyen ekip, “zeki” bir medeniyetin bağlı olacağı iki ana “Astrobiyolojik Kopernik Limiti” ni kullandı. Araştırmacılar bu sınırlardan birini belirlemek için ilk yaşam izlerinin yaklaşık 4,54 milyar yıl önce ortaya çıktığı Dünya’ya örnek olarak kullandı. Zeki yaşam formlarının 5 milyar yıldan az bir süre zarfında ortaya çıkabileceğini varsaydılar. İkinci sınır … Okumaya devam et Samanyolu’nda Uzaylı Zeki Yaşam Formları Olabilir

Dagor-nuin-Giliath

Yıldızlar Altındaki Savaş: Dagor-nuin-Giliath ya da İkinci savaş olarak da bilinir. Beleriand Savaşları’nın ikincisi. Ay’ın ilk yükselişinin kısa süre öncesinde başlayıp on gün boyunca sürdü. Melkor, kendilerini izleyen Noldor güçlerinin farkına varınca onları yok etmek için üzerlerine orklan gönderdi. Kanlı çarpışmalar Elflerin zaferiyle sonuçlandı ama Fëanor öldürüldü ve Maedhros balroglar tarafından yakalandı. Savaş, orkların Angband’a kaçışı ve güneşin ilk yükselişiyle birlikte Fingolfin’in yetişmesiyle sona erecekti. Okumaya devam et Dagor-nuin-Giliath

Schopenhauer: Bencillik

Bencillik, hayvanın kökeninde olduğu kadar, insanın kökeninde de yer alır ve hatta bu kökenin belki de en önemli parçasını oluşturur. Bu sebeple de insan davranışlarının hepsi, bencillik temeli üstüne kuruludur. Bu da şu demek oluyor ki, insan davranışlarının çoğu, bu davranışların kökeninde yatan bencillikle izah edilebilir. Bu bencillik, insanların hedeflerini belirleyecek kadar önemlidir. Bencillik, doğası itibariyle sınırsız güçte bir duygudur. İnsan, her ne koşulda olursa olsun varlığını korur; acılardan uzak durmak için her zaman çaba sarf eder. İnsanın tüm uğraşı, tadabileceği olası tüm hazlara ulaşıp onları tatmaktır. Bunu da bir kenara bırakalım, kendisine yeni haz kaynakları yaratabilmek için de olabildiğince … Okumaya devam et Schopenhauer: Bencillik